Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Kanaryalarımız İtalya yolcusu

    Hürriyet Haber
    16.01.1999 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Hollanda'da, geçtiğimiz yıl düzenlenen Dünya Kuş Yarışması'nda şampiyon bir Norwich çıkartan Zuhal Daştan'ın hedefi, İstiklal Marşı'nı bu yıl da İtalya'da çaldırmak.

    İlişkilerimizde bir süredir kriz yaşanan İtalya'ya 22 Ocak'ta, şampiyon kanaryacımız Zuhal Daştan 22 Norwich ve 2 Crest ile çıkarma yapıyor. Hedefi, bu yıl İtalya'nın Pescara kentinde, 24-28 Ocak tarihleri arasında düzenlenecek 47'nci Dünya Kuş Yarışması'nda şampiyon bir kanarya çıkartmak, tıpkı geçtiğimiz yıl Hollanda'da olduğu gibi, kanaryacılık konusunda çok iddialı olan İtalya'da da bayrağımızı göndere çektirip, İstiklal Marşı'nı çaldırmak.

    47'nci Dünya Kuş Yarışması'na Türkiye'den 14 kanaryasever, 65 kanarya ile katılıyor. Yarışmanın sonuçları 30 Ocak akşamı Prescara'da yapılacak törenle açıklanacak.

    Geçtiğimiz yıl Norwich dalında aldığı birincilik ile ilk kez şampiyonluk sevincini yaşayan altın madalyalı kanaryacımız Zuhal Daştan, tam bir yıl boyunca İtalya'daki yarışmaya hazırlandı. Sultançiftliği'nde popülasyonu bin 100'e ulaşan çiftliğinde yetiştirdiği şampiyon adayları onu utandırmadı. 9-10 Ocak tarihlerinde Antalya'da düzenlenen Türkiye 4'üncü Irk Kanaryaları Güzellik Yarışması'nın Norwich dalında ilk yedi dereceyi kimseye kaptırmadı. Daştan'ın 2 Crest'i de yarışmada birinci ve üçüncü oldular.

    Çatışma başladı

    Bülent OVACIK

    Levent'te zehirlenen köpeklerle ilgili yazıma aldığım tepkiler, üzücü bir gerçeği ortaya koydu.

    Köpekleri bu kez, belediye zehirlememiş.

    Zehirli yemler, köpeklerden korkan, onları çevrelerinde görmek istemeyen bir grup Levent sakini tarafından sokaklara bırakılmış.

    Vakit darlığı nedeniyle o grubun içinde aktif olarak yer alamadığı için hayıflanan Ali Erdem Ural, 'Haww' diye imzaladığı e-mail'inde, Levent'te üç kişinin köpekler tarafından ısırıldığını, boyunun 1.90 olması sayesinde 5 köpeğin saldırısından ısırılmadan kurtulduğunu, ironik bir üslupla dile getiriyor.

    Aynı semtte oturan 12 yaşındaki Ece Zerman da bir e-mail atmış. İki yıldır sokakta beslediği kedilerin artık ortalarda görünmediğini, her sabah okul servisini beklerken yanına gelmediklerini anlatıyor. Konaklar Mahallesi'ne atılan zehirli yemleri yemiş olmalarından endişeleniyor.

    'Çözüm öldürmek mi?' diye soruyor.

    Bu iki e-mail, ciddi bir fikir çatışmasının göstergesi.

    Sokaktaki hayvanların sayısı hızla artarken, insanlar, keskin bir çizgiyle ikiye ayrılıyor.

    Hayvanları sevenler ve sevmeyenler.

    Korkanlar ve korkmayanlar.

    Öldürülmesini isteyenler ve istemeyenler.

    Evinde besleyenler ve sokakta zehirleyenler.

    Bu noktaya, görevlerini ihmal eden belediyeler sayesinde geldik.

    Sokak hayvanlarının, büyük bir hızla üremesini yıllarca eli kolu bağlı seyreden, birkaç itlafla sorunu çözdüklerini sanan belediyeler sayesinde.

    Aşılama ve kısırlaştırma işini savsaklayıp, sokaktaki hayvanların sayısını kontrol altına almayı başaramayan, beceriksiz kamu yöneticileri, 5 yıllık dönemi, kötü bir mirasla devredecekler.

    Yeni yöneticiler aynı ciddiyetsizliği sergilerse, sokak hayvanlarının sayısı daha da artacak.

    Hiç şüpheniz olmasın bu kavga, bu fikir çatışması daha da büyüyecek.

    Çok daha tatsız sonuçlar doğuracak.

    O an gelip çattığında

    Evde beslenen, ailenin bir ferdi gibi kabul edilen hayvanların ölümüyle birlikte, çocukların içindeki o gamsız, güven dolu duygular da ölüverir. Ölümle belki de ilk kez evcil hayvanını kaybettiği zaman tanışan çocuklardan yardımınızı esirgemeyin.

    Gerçeği çocuğunuzdan saklamaya çalışmayın.

    Ne kadar üzüldüğünüzü gizlemek yerine, onun da görmesine izin verin. Duygularını açıklaması için fırsat yaratın.

    Küçük yaşlarda siz de bir hayvanınızı kaybettiyseniz, o an yaşadığınız duyguları, çocuğunuzla paylaşın. Asla aşırıya kaçmayın.

    Ölen kedi, köpek ya da kuşunuzdan bahsedin. Ama hep iyi yönleriyle.

    Onun ölümünden sorumlu olmadıklarını çocuklarınıza anlatmaya çalışın.

    Yeni bir hayvan alma fikrini ortaya atmakta acele etmeyin. Bırakın, önce ölüm acısını atlatsın.

    Sanal akvaryumcu

    Mağazanın bulunduğu Kalamış dar gelince Türkiye'ye ve dünyaya açılmak için İnternete giren Bilyap Aquaristic, Tetra ve EHEIM markalarını ürün yelpazesine kattı. http://shop.superonline.com/bilyap_aquaristic adresindeki sanal vitrine, 14 Ocak'tan itibaren komple akvaryum setleri de yerleştirildi. http://shop.superonline.com/satanlar/index_satanlar.html adresindeki sayfada bir süredir amatör balık ve bitki üreticileri ve bayilerin adresleri yayınlanıyor. Bilyap Aquaristic, www.bilyap.com.tr/balik/baliklar.htm adresinde ise akvaryum balıklarını tanıtmaya başladı. Yeni açılan bu sayfada, 8 balık türü hakkında geniş bilgi alabilirsiniz. Önümüzdeki günlerde, akvaryum bitkileri de bu sayfaya dahil edilecek. Bilyap Aquaristic'in ana sayfasına www.bilyap.com.tr adresinden ulaşabilirsiniz.

    Mama hediyeli dergi

    Türkiye'nin ilk pet dergisi Pet Magazine, eski sayılarını edinmek isteyen meraklılar için değişik bir kampanya düzenledi. Pet Magazine'in eski sayıları üçerli gruplar halinde ambalajlanarak tüm gazete bayilerine dağıtıldı. 750 bin lira değerindeki üç Pet Magazine dergisinin bulunduğu poşette, ISO 9001 belgeli bir kiloluk Techni-Cal köpek maması bulunuyor.

    İşte sadakat

    Burası Kartalkaya. Fotoğrafta koşan köpek, tele skiyle dağa tırmanan sahibini pist başına kadar, karların içinde yaklaşık iki kilometre koşarak takip etti. Ve onunla birlikte aşağıya indi. Sadakat duygusunun dışında, hiç bir güç bunu ona yaptıramazdı.

    Eğitimde üç temel noktaya dikkat

    İyi bir köpek eğitimi için üç temel itaat becerisi gerekir.

    1- Köpekte var olan doğal davranışlardan, bizim için problemsiz olanları korumak.

    2- Köpekte var olan doğal davranışlardan, istenmeyenleri ayıklayıp yok etmek.

    3- Yeni istenen davranış biçimlerini oluşturmak.

    Yavru bir köpeğin temel davranışlarını şekillendirebilmek için uygulamanız gereken iki yöntem vardır. Köpeğinizin ulaşmaya çalıştığı şeyler ile köpeğinizin uzaklaşmaya çalıştığı şeyleri korumak.

    Yavrunuzun davranışlarını değiştirmek için kullanacağınız birinci yöntem, yavrunuzun ulaşmaya çalışacağı şeyleri kullanmak; ki buna genelde olumlu destek denir. Yavrunuz okşanmaktan hoşlanıyorsa ve siz de okşanmayı koltuğa atlamak ile bağdaştırmıyorsanız, okşanan köpek koltuğa atlamayı öğrenecektir. Unutmayın ki, iyi davranışa olumlu destek vermek, aslında iki yöntemi birarada kullanmaktır. Tersi, yani olumlu desteği ortadan kaldırmak da bir eğitim yöntemidir. Köpeğinizin her koltuğa çıkışında odadan çıkarsanız, koltuğa atlama alışkanlığından vazgeçebilir.

    Köpeğinize bir davranışı azaltan ya da davranışı ortadan kaldıran bir şey sunarsanız buna ceza denir. Örneğin, çoğu yavru köpekler, yüzlerine su püskürtülmesinden hoşlanmaz. Eğer yavru köpeğin her ısırmasında yüzüne su atılırsa, ısırma ortadan kalkar. Su, ısırma davranışına karşı cezalandırma olur.

    Bu yöntem, Golden Retriever gibi su avı köpeklerinde kullanılırsa, bazen sonuç alınmayabilir. Çünkü bu cinsler, suyu çok severler. Su onları keyiflendirir.

    Cihan ÖZYAĞMUR / Köpek Eğitmen

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı