Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Kanadoğlu: Kim diyorsa ki yargı bağımsızdır yalan söylüyor

    Mustafa ERCAN/MERSİN, (DHA)
    24 Ocak 2011 - 22:42Son Güncelleme : 24 Ocak 2011 - 22:42

    YARGITAY Onursal Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, referandumla yapılan anayasa değişikliğinin yinede değişmesi gereken bir hale geldiğini söyleyerek, "Kim diyorsa ki, şimdi yargı bağımsızdır yalan söylüyor" dedi.

    Cumhuriyet Kadınları Derneği, Atatürkçü Düşünce Derneği ve Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nin Mersin şubelerinin yanı sıra çeşitli siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarınca ortaklaşa organize edilen ’Uğur Mumcu’dan Günümüze Adalet ve Demokrasi’ konulu paneli Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Toplantı Salonu’nda gerçekleşti. Yaklaşık 500 kişinin dinlemeye geldiği panele konuşmacı olarak katılan Sabih Kanadoğlu, referandumla birlikte yapılan anayasa değişikliğini değerlendirerek, sert bir dille eleştirdi. Kanadoğlu, Türkiye’nin yeni bir anayasaya ihtiyacı olduğunu belirterek, "Bu kesin, anayasa artık birbiri ile irtibatını kaybetmiş, çelişkiler içerisinde, Türkçe’si itibariyle de yine değişmesi gerekli bir anayasa haline inmiştir. Anayasa değişikliği biçimi ile de yapılabilir, belirli maddeler ile de veya 4 madde muhafaza edilmek kaydı ile kalan bütün maddeleri yeniden düzenlenebilir. Bu mutlaka da yapılmalıdır. Ama bu anayasa değişikliği gibi değil, yani siyasi iktidarın karar verip, ’Artık bir anayasa değişikliği yapmamız gerek’ diyerek kendi düşüncesini empoze etmek, dayatmak üzere tartışma kabul etmemek, düşünce almamak, tartışmamak, bütün devletin gücünü de kendi düşüncenin gerçekleşmesi için seferber ederseniz böyle bir anayasa değişikliğinin ne yapılması mümkündür ne de yapılsa dahi o yaptığınız anayasa veya değişikliğin siyasi iktidarın ömrü ile doğru orantılıdır. Çünkü o iktidar değiştiği zaman gelecek olan iktidar onu değiştirecektir" diye konuştu.

    Kanadoğlu, referandumla ortaya çıkan anayasanın bağımsızlığını yitirdiğini ifade ederek şunları söyledi: "Eğer şimdi bana soruyorsanız, net olarak ifade ediyorum. ilk yapılacak iş bu yutturulan hapla ortaya çıkan bağımsız olmayan yargının bu halinin düzeltilmesidir. Bu anayasa değişikliği ile ortaya çıkarılan Anayasa Mahkemesi’nin ve Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu’nun ilk yapılan işle değiştirilmesidir. Bunlar eskiden de kötüydü şimdi daha beter oldular. Yargı bağımsızlığı derken şunu net ifade edeyim, 82 Anayasası ile zaten yargı bağımsızlığı çok zedelenmiştir. Yargının bağımsız olduğunu 82’de de söylemek mümkün değildi, şimdi ise hiç değil. Kim diyorsa ki, şimdi yargı bağımsızdır yalan söylüyor. Bunun acıları daha da duyulacaktır. Onun için yine tekrar edeyim, halkımız önüne bir fırsatın geldiğinin bilincinde olsun. Yoksa bu gidiş iyi bir gidiş değil."

    Hükümetin gündeminde yeni ve kapsamlı bir ’Anayasa Değişiklik Paketi’ olduğuna işaret eden Kanadoğlu, burada yapılmak istenense Türkiye’nin başkanlık sistemine geçirilmesi olduğunu öne sürdü. Kanadoğlu, "Eğer tek kişi üzerinden bir Anayasa değişikliği olursa Türkiye’nin nereye ve ne şekilde gideceği ortadadır. Çünkü ’Başkanlık sistemi’ doğrudan doğruya bir sistem değil, aksine bir rejimdir. Ama bunun da iki koşulu vardır. Birincisi; bağımsız bir yargı ister, ikincisiyse; siyasi partilerde disiplin ister. Bu nedenle doğrudan doğruya yasamanın kimlerden oluşacağını karara bağlayan, kimlerin milletvekili seçileceğini, kimin hangi sırada yer alacağını bir siyasi partinin genel başkanı tayin ediyorsa yargı bağımsızlığı tamamen ortadan kalkmışsa ve böylesi bir ortamda ’Başkanlık sistemi’ hayata geçirilmek isteniyorsa, bunun Türkiye’yi nereye götüreceği bellidir. Bunun adı asla ama asla ’İleri demokrasi’ olamaz. Bu nedenle tüm yurtta çok iyi bilinmesi lazım. Vatandaşlar, gelecekte kendilerini bekleyen tehlikeleri dikkate alarak iradesini öyle sandığa yansıtmalıdır" dedi.

    Şeyh Fahd El Ahmed Uluslararası Hayır İşleri Ödülü Kurulu tarafından, Başbakan Tayyip Erdoğan’a, "Üstün Müslüman Şahsiyet Ödülü’nü de eleştiren Kanadoğlu sözlerini şöyle sürdürdü:"Üstün Müslüman Ödülü’nü ben bilmiyorum. Ama bende duydum. Tabi güzel bir ödül. Niye veriliyor? demek ki, üstün bir Müslüman düşüncesini, şahsiyetini yarattığı için alıyor. Keşke, çağdaş demokrat, çağdaş insanlık ödülünü alsın. Neden, çünkü Üstün Müslüman Şahsiyet, bireyler için ödülü ona Allah tarafından verilen bir ödüldür. Yoksa devlet adamının Üstün Müslüman Şahsiyet olmasını o devletin, demokrasisi ile hiç bir ilgisi yoktur. O halde Üstün Müslüman Şahsiyet ödülünü aldığı için sayın başbakanı kutlamak lazım."

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı