"Onur Baştürk" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Onur Baştürk" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Onur Baştürk

Kamuoyunu aydınlatıyorum: Hande cidden eskiye mi döndü?

Hande Yener hakkında son zamanlarda çıkan haberler üç aşağı beş yukarı aynı: "Elektroniği bıraktı, popa dönüyor".

Aslında pop dedikleri "eller havaya" popu.

Yani Hande'nin o meşhur "Kırmızı" dönemi. "Eğerrr istiyorsan kalp sonunu kendi seçer" diye başlayan o meşhur hitin patladığı zamanlar.

Açıkçası tam da bu "eskisine döndü" haberlerinden sıkılmıştım ki, Hande ve albümünü yapan Sinan Akçıl'dan "Her şeyi bitirdik, gelip dinler misin?" teklifi geldi.

Kabul ettim, çünkü kamuoyunu Hande'nin rotasını bu kez nereye kırdığı hakkında aydınlatmak gerekiyordu.

Yüce bir görevdi yani, kaçırmak olmazdı.

KİLO MAGAZİNİ!

Sinan'ın Astoria'daki stüdyo evine girdiğimde iki yorgun ama mutlu insan vardı karşımda.

Meğer Hande ve Sinan gece boyu çalışmışlar, Amerika'ya şarkıları miks işlemleri için göndermişler, saat farkından dolayı bitap düşmüşler.

Bu arada Hande acayip zayıflamış. Beli bir adet Dita Von Teese beli olmuş.

O kadar yani, varla yok arası.

Sinan ise biraz göbeklenmiş... Neyse, kilo magazini buraya kadar.

Şimdi sıra "Sopa" albümündeki şarkılarda.

En son söyleyeceğimi en başta söyleyeyim:
Hande'nin "Apayrı" albümünü bilirsiniz. Elektronik suların dibine vurmadan önce çıkardığı, gayet kaliteli
düzenlemelerin olduğu bir geçiş albümüydü.

"Kelepçe"
vardı o albümde mesela, sonra "Kim Bilebilir Aşkı" filan...

İşte o albümün sound'unu düşünün. "Sopa" albümü o kıvamda, o tatta.

Kısacası Hande tam olarak eskiye dönmemiş, arada kalmış.

Ya da benim fikrimi sorarsanız (sormasanız da söylerim zaten):

Olması gerekeni bulmuş
. Yine yeniden...

Yenilerden sadece "Bodrum" şarkısını çok sevmedim. Ama yazın kulüplerde en çok çalanlardan biri olacak şüphesiz. Onun dışında "Sopa" ve "Yasak Aşk" direkt hit. "Bi Gideni mi Var" tekrar tekrar dinlenesi bir yaz akşamüstü baladı.

KLARNET KAVGASI

Şarkıları dinlerken öğrendim. Meğer Sinan ve Hande birbirlerini çok iyi tanımıyorlarmış.

Sinan'ın bir röportajında, "Hande'yle çalışmayı çok isterim" demesi üzerine olaylar gelişmiş. Hande "çalışalım o zaman" demiş ve üç aylık hızlı tempo sırasında tanımışlar birbirlerini. Zaman zaman kavga da etmişler!

Mesela Sinan "Sopa" şarkısının düzenlemesine klarnet koymuş ilk başta.

Hande klarneti duyunca delirmiş, nefret etmiş.
Ama bunu Sinan'a nasıl söyleyeceğini bilememiş.

En sonunda direkt mesaj atmaya karar vermiş, Sinan üzülse de kırılsa da, "Bu klarnet olmamış buraya" diye.

Sinan ilk başta "hayır" dese de, hak vermiş Hande'ye. Ve klarnet kalkmış "Sopa"dan...

SONUÇ?

"Sopa" albümünde tam dokuz yeni şarkı var. Hepsinin söz ve müziği Sinan Akçıl'a ait. Düzenlemeleri de o yapmış. "Bu kadar kısa sürede nasıl yaptın?" diye sordum Sinan'a. "Tamamen eve kapandım ve kimseyle görüşmedim" dedi.

Bence Sinan, Hande'nin ne istediğini iyi anlamış ve ona göre besteler çıkarmış ortaya. O yüzden ne kadar kısa sürede kotarılsa da, albümde belli bir bütünlük yaratılmış.

UNUTMADAN...

Sıkı okurlar Sinan Akçıl hakkında en son yazdığım yazıyı hatırlarlar.

Ziynet Sali
'ye yaptığı "Rüya"nın ilk bölümünün Monica Molina'nın "Ay Amor" şarkısına benzediğini yazmıştım.

Sinan o zaman "Evet doğru, esinlendim" demişti. Peki sonra ne oldu?

Olay M.Molina cephesine kadar gitti. Monica şarkıyı dinledi.

Hatta Ziynet'in yorumunu çok beğendiği söyleniyor.

Şimdi halen Sinan'ın şirketiyle Molina'nın şirketi arasında yazışmalar sürüyor.

En son karşı taraf bu esinlenme karşılığında para istemiş.

Fikri takipteyiz yani, unutmadık...

X