Kamu ve fon bankaları yine zarar etti

Hürriyet Haber
09.11.2001 - 00:00 | Son Güncelleme:

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun bankacılık sektörüne ilişkin son raporuna göre Ocak-Ağustos döneminde özel, yabancı, yatırım ve kalkınma bankaları kar ederken, kamu ve TMSF'deki bankalar zarar etti. Türkiye`de bankacılık sektöründe faaliyet gösteren banka sayısının, 2000 yılı sonu ile karşılaştırıldığında 7 Kasım tarihi itibarıyla, 79`dan 67`ye gerilediği bildirildi. Sektörde bulunan bankaların 3`ü kamu, 24`ü özel, 7`si Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) idaresi altında, 17`si yabancı, 16`sı ise kalkınma ve yatırım bankası statüsü altında faaliyet gösteriyor. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK), ``Bankacılık Sektörü Yeniden Yapılandırma Programı: Gelişme Raporu``nu yayınladı. Rapora göre, 2000 yıl sonunda 104,1 katrilyon lira olan bankacılık sektörünün toplam aktif büyüklüğü, 2001 yılı Ağustos ayı itibariyle reel olarak yüzde 2 oranında azalarak 157,7 katrilyon lira oldu. Dolar bazında bakıldığında, sektörün aktif büyüklüğü 2001 yılı Ağustos ayında geçen yıl sonuna göre yüzde 27 oranında küçülerek 112,6 milyar dolar seviyesine geriledi. MEVDUATLAR AZALDI Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDKK) raporuna göre, ABD Doları bazında Ocak-Ağustos döneminde Türk Lirası cinsinden mevduatlar yüzde 40, yabancı para cinsinden mevduatlar ise yüzde 2 oranında gerileme gösterdi. Rapora göre, 2001 yılı Ocak-Ağustos döneminde dolar bazında kamu ve yabancı bankalar grubunda yüzde 40, özel ve kalkınma-yatırım bankaları grubunda ise yüzde 25 civarında biraktif büyüklük daralması söz konusu oldu. Aynı dönemde Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) bankalarının aktif büyüklüğünde bu bankaların mali bünyelerinin iyileştirilmesi amacıyla verilen kamu kağıtlarının da etkisiyle dolar bazında yüzde 17 oranında bir artış kaydedildi. Kamu bankalarının aktif büyüklüğündeki reel daralmada, mevcut ekonomik konjonktürün etkisiyle bankacılık faaliyetlerinin gerilemesine ilave olarak, görev zararlarının tasfiyesi amacıyla Hazine tarafından verilen kağıtların Merkez Bankası`na kesin satışı yapılarak sağlanan kaynaklarla kısa vadeli borçların azaltılması ve böylece bilançonun küçültülmesi etkili oldu. ÖZEL BANKALARA MEVDUAT GEÇİŞİ VAR2001 yılında grupların toplam aktifler, krediler ve mevduat içindeki paylarında da belirgin bir değişim gözlendi. Ocak-Ağustos döneminde özellikle kamu ve TMSF bankalarından özel bankalar grubuna önemli oranda bir mevduat geçişi söz konusu oldu. Nitekim, Ağustos 2001 itibariyle geçen yıl sonuna göre toplam mevduatlar içinde kamu ve TMSF bankalarının payı sırasıyla 7,6 ve 2,5 puan azalırken, özel bankaların payında 8,5 puanlık bir artış kaydedildi. Bankacılık sektörü yoğunlaşma açısından incelendiğinde; aktif toplamı bakımından en büyük beş bankanın toplam sektör içindeki payı 2000 yılı sonunda yüzde 48 iken, Ağustos 2001`de yüzde 46`ya geriledi. Aynı dönemde ilk beş bankanın toplam mevduat ve krediler içindeki payı ise artış gösterdi. Bankacılık sektörünün temel fon kaynağı olan mevduat, 2001 yılının Ocak-Ağustos döneminde reel olarak yüzde 5,4 oranında artışla 96 katrilyon liraya ulaştı. TL MEVDUATTA AZALMA, DÖVİZDE ARTIŞAynı dönemde Türk Lirası mevduatlar reel olarak yüzde 19 azalırken, döviz kurundaki yüksek oranlı artışa bağlı olarak yabancı para cinsinden mevduatlar yüzde 32,3 oranında arttı. Dolar bazında değerlendirildiğinde aynı dönemde Türk Lirası cinsinden mevduatlar yüzde 40, yabancı para cinsinden mevduatlar ise yüzde 2 oranında gerileme gösterdi. Yaşanan finansal krizler sonrası ortaya çıkan belirsizlik ve güven sorunu, mevduatların Türk Lirası yerine döviz cinsinden tutulmasına ve vadenin daha da kısalmasına yol açtı. Türk Lirası mevduatın toplam mevduat içindeki payı 2000 yılı sonunda yüzde 52,4 iken, 2001 Ağustos döneminde yüzde 40,2`e geriledi. Kısa vadeli (vadesiz+1 ay vadeli+3 ay vadeli) Türk Lirası mevduatın toplam Türk Lirası mevduat içindeki payı 2000 yılı sonunda yüzde 89,2`den, 2001 yılının Ağustos ayında yüzde 90,6`ya yükseldi. Döviz Tevdiat Hesapları`nda (DTH) da benzer bir gelişme oldu ve 2000 yılı sonunda kısa vadeli DTH`ların toplam DTH`lara oranı yüzde 79,7 iken, 2001 yılı Ağustos ayı itibariyle bu oran yüzde 83,9`a çıktı. Ekonomik görünümdeki bozulmanın yanı sıra, global ekonomideki yavaşlama ve gelişmekte olan ekonomilerde yaşanan sorunlar bankaların diğer önemli bir kaynağı olan yurtdışı piyasalardan sağlanan fonların miktar ve maliyetini olumsuz yönde etkiledi. Nitekim, Ocak-Ağustos döneminde Türk bankacılık sektörünün yurtdışı bankalardan sağladığı fonlar dolar bazında yüzde 40 oranında geriledi. Bu gelişmede, bankaların geçen yıl aldıkları sendikasyon kredilerini bu yıl geri ödemeleri veya daha düşük oranda yenilemeleri etkili oldu. Aralık 2000 itibariyle 7,2 katrilyon lira olan bankacılık sektörünün özkaynakları, reel olarak yüzde 52,5 oranında artarak 2001 yılının Ağustos ayında 17 katrilyon liraya yükseldi. Özkaynaklardaki bu artışta TMSF kapsamındaki bankaların bilanço yapılarını güçlendirmek amacıyla Hazine tarafından verilen devlet iç borçlanma senetlerinin (DİBS) pasifteki karşılığının yedek akçeler hesabında izlenmesi ve kamu bankalarına yapılan sermaye desteği etkili oldu. AKTİF YAPISI2001 yılının Ocak-Ağustos döneminde bankacılık sektörünün aktif yapısında, menkul değerlere plasmanlar lehine önemli bir değişim gözlendi. Nitekim, toplam aktifler içinde, menkul değerler cüzdanı ve bağlı menkul değerler toplamının payı bir önceki yıl sonuna göre 16,2 puan artarak yüzde 33,9 olurken, kredilerin payı 4,6 puan azalarak yüzde 26`ya indi. Gruplar itibariyle incelendiğinde kredi portföyünün toplam aktifler içindeki payı, kamu ve TMSF bünyesindeki bankalarda belirgin bir biçimde azalırken, özel bankalar grubunda sınırlı bir düşüş gösterirken, yabancı bankalar grubunda ise arttı Menkul değerlere plasmanların toplam aktifler içindeki payı incelendiğinde, yabancı bankalar dışındaki tüm gruplarda artış söz konusu oldu. 2001 yılı Ocak-Ağustos döneminde kamu bankalarının menkul değerlere plasmanlarındaki artış görev zararı alacaklarının tasfiyesi amacıyla verilen DİBS`lerden, TMSF bankalarındaki artış ise bu bankaların mali yapılarını güçlendirmek amacıyla Hazine tarafından ihraç edilen DİBS`lerden kaynaklandı. Özel bankalar grubunda ise menkul değerlere plasmanın bileşiminde önemli bir değişim gözlenmiş ve bu dönemde toplam aktifler içinde menkul değerler cüzdanının payı gerilerken, bağlı menkul değerlerin payı artış gösterdi. Bu gelişmede, özel bankaların takas işlemi sonrası almış oldukları DİBS`lerin bağlı menkul değerler kaleminde yer alması ve değerleme esaslarının 2001 yılında yeniden düzenlenmesi etkili oldu. 2001 yılında reel faiz oranlarının önemli ölçüde artması, ekonomik aktivitenin genel olarak daralması ve şirketler kesiminin bilanço yapısındaki bozulma bankaların kredi plasmanlarının gerilemesine yol açtı. Nitekim, Ağustos ayı itibariyle bankacılık kesiminin kredi hacmi bir önceki yıl sonuna göre reel olarak yüzde 16,7 oranında azalmıştır.Buna paralel olarak, 2000 yıl sonunda yüzde 50,6 olan mevduat bankalarının kredi/mevduat oranı, 2001 yılı Ağustos ayı sonunda yüzde 39,3`e düşmüştür. Kredi portföyünün daralmasında bu dönemde kamu ve fon bankalarında takibe düşen alacakların önemli oranda yükselmesi de etkili olmuştur. Nitekim, brüt (Krediler+Takipteki Alacaklar) olarak değerlendirildiğinde Ocak-Ağustos döneminde kredi hacmindeki reel daralma yüzde 10,5 olmaktadır. Gruplar itibariyle incelendiğinde Ocak-Ağustos döneminde, kamu ve fon bankalarının kredi portföyü reel olarak önemli oranda gerilerken, özel bankalar grubunun kredi portföyündeki azalma daha sınırlı kalmış, yabancı ve kalkınma-yatırım bankalarının kredi hacmi ise reel olarak arttı.
Etiketler:

EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı