Kamu-Sen: Türkiye'nin yüzde 17.8'i aç

ANKA
23.02.2006 - 09:48 | Son Güncelleme:

Türkiye Kamu-Sen, TÜİK’in 2002 yılı Hane Halkı Bütçe Anketi’nden yola çıkarak yaptığı araştırma sonucu, Türkiye’de fertlerin yüzde 17.8’inin açlık, yüzde 58.3’ünün ise yoksulluk sınırının altında yaşadığını ileri sürdü.

Türkiye’de birinci yüzde 20’lik dilimde bulunan hanehalkının 2002 yılı için aylık kullanılabilir fert geliri kişi başına 52 YTL olarak ölçülmüştü. Bu tutar gerek Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), gerekse Türkiye Kamu-Sen’in 2002 yılı için yaptığı yoksulluk araştırmasında 59 YTL olarak esas alınan kişi başına aylık zorunlu gıda harcaması tutarının altında kalıyor.

Türkiye Kamu-Sen’in TÜİK’in 2002 yılı Hanehalkı Bütçe Anketi’nden yola çıkarak ve 2002 yılı itibariyle ortalama dolar kurunu,Merkez Bankası’nın açıkladığı 1.5058 YTL’yi baz alarak yaptığı araştırmaya göre, Türkiye’de 12 milyon 173 bin 840 kişi 2002 yılı için açlık sınırı olan 59 YTL’nin (günlük 1.3 dolar) altında gelir elde ediyor. Türkiye Kamu Sen’in araştırmasına göre Türkiye’de fertlerin yaklaşık yüzde 17.8’i açlık sınırının altında yaşıyor. 39 milyon 866 bin 853 kişi; yani fertlerin yüzde 58.29’u ise yoksulluk sınırı olan günlük 2.62 doların altında gelir elde ediyor. Türkiye Kamu-Sen’in yoksulluk çalışmasına göre Türkiye’de fertlerin yüzde 17.8’i aç, yüzde 58.3’ü ise yoksul olarak yaşıyor.

TÜİK ise açlık ve yoksulluk oranını daha düşük belirlediği yoksulluk araştırmasında satınalma gücü paritesine göre dolar kurunu esas alıyor.Bu nedenle de TÜİK’in son yoksulluk araştırmasında Türkiye nüfusunun yüzde 1.29’unun açlık sınırının, yüzde 25.6’sının ise yoksulluk sınırının altında yaşadığı hesaplanmıştı.

"GELİR DAĞILIMINDAKİ ADALET SAĞLANMALI"

Kamu-Sen Genel Başkanı Bircan Akyıldız, ANKA’ya yaptığı açıklamada, verilerin toplumun en önemli yaralarından birine işaret ettiğini belirterek, gelir dağılımındaki adaletin sağlanmasını istedi. Akyıldız, "Bu Türkiye’nin çok ciddi bir sorunudur. Gelir dağılımındaki bir takım sıkıntıları aşmak gerekiyor" dedi. Kayıtdışı ekonominin ortadan kaldırılması gerektiğine dikkat çeken Akyıldız, "Kontrol sisteminin kurulması lazım. Bir borç yükümüz var. Bunun paylaşımı noktasında da ciddi sorunlarla karşı karşıyayız. Bunun ortadan kaldırılması için borcu özellikle GSMH’den alınan pay oranında herkesin üstlenmesi gerekiyor. Bu o kadar kolay değildir ama imkansız da değildir. Dikkatli bir program hazırlanması gerekir" diye konuştu.

"BAZ ALINACAK UNSURLAR ÖNEMLİ"

Yoksulluk ve açlık sınırına ilişkin olarak yapılacak değerlendirmelerde baz alınacak unsurların önemli olduğuna işaret eden Akyıldız, herkesin kendi doğrularıyla baktığı için açlık ve yoksulluk sınırına ilişkin farklı sonuçlar ortaya çıktığına işaret etti. Özellikle yoksulluk sınırıyla ilgili rakamların değerlendirme sırasında dikkatle incelenmesi gerektiğine işaret eden Akyıldız, Kamu-Sen’in yoksulluk sınırını hesaplarken kamu çalışanlarının ağırlıklı yaş ortalamalarına göre ihtiyaç duydukları kalori miktarını 2800 olarak aldıklarını, TÜİK’in ise yoksulluk harcaması hesaplamasında 2100 kaloriyi baz aldığını açıkladı. Akyıldız, TÜİK’in gıda harcamasını toplam harcamaların yüzde 43’ü olarak kabul ederek, gıda harcamasını yüzde 100’e tamamlayarak yoksulluk sınırını belirlediğini vurgularken, Kamu-Sen’in yoksulluk sınırı hesaplamasına ulaşım, kira, ısınma, giyinme, temizlik ve ev eşyası gibi kalemleri de dahil ettiğini belirtti.
Akyıldız, TÜİK’in satınalma gücü paritesini dikkate alarak bir değerlendirme yapmasını da eleştirdi.

Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı