Gündem Haberleri

    Kamu parasıyla vakıf?

    Hürriyet Haber
    12.12.2001 - 00:00 | Son Güncelleme:

    HAKKINI yemeyelim... Osman Durmuş iyi şeyler yapmasa da bir yararı oldu... Şu ‘‘kamu kurumu bünyesindeki vakıflar’’ konusuna biraz daha yakından bakmaya bizi zorladı:Önce bir tespitte bulunalım:Bir vakfın kurulması için temel koşul, ‘‘bir mal varlığını (veya parayı) belli bir amacın gerçekleşmesini sağlamak için tahsis etmek’’tir.Demek ki, bir vakfın kurulabilmesi için önce, mal varlığı tahsis edecek en az bir gerçek veya tüzel kişiye ve o amacı gerçekleştirmeye yetecek düzeyde tahsis edilmiş mal varlığına ihtiyaç vardır. Kalan kısım, o amacı gerçekleştirecek mekanizmaların nasıl kurulacağını, nasıl işleyeceğini belirleyen Vakıf Senedi'nin düzenlenmesi ve uygulanmasıdır.İyi de... Vakfın kurulması için gerekli mal varlığı eğer vakfı kuran tarafından değil de örneğin kamu kaynaklarından sağlanırsa, yapılan iş vakıf kurumunun temel felsefesine ve yapısına uyar mı?İkincisi... Bir insan kendisine tanınmış kamu yetkisini bir vakfı korumak ve ona kamu kaynaklarını aktarmak için kullanabilir mi? Kullanırsa bu bir ‘‘suç’’ oluşturur mu?Suç oluşturur mu diye sormamızın nedeni, o vakfın kurulması ve amacını gerçekleştirmesi için kullanılacak paranın vakıf kurucularına değil, size bana yani kamuya ait olmasıdır. Çünkü kamuya ait paranın nereye ve nasıl harcanabileceği yasalarla belirlidir. Kamu parasını kimse, kendi özel amacı için kullanamaz. Osman Durmuş'un Sağlık Bakanlığı bürokratlarını kurucu yaparak kurduğu TÜRKSEV isimli vakıf bunun tipik örneğidir:Düşünün siz, bir vakfın hem kurucusu sıfatına sahipsiniz hem de cebinizden bir kuruş harcamıyorsunuz. Devletin vereceği bazı hizmetleri vakfa bırakıp halktan para (düpedüz haraç) topluyorsunuz. Üstelik hiçbir özveride bulunmadan ‘‘kurucusu’’ olduğunuz vakıfta -eğer Vakıf Senedi'ni öyle düzenledinizse- ömür boyu makam ve çalım sahibi oluyorsunuz. Dahası... Vakfın mal varlığını, size babanızdan kalmış gibi kullanıyorsunuz. Yani soran olursa bir kuruşunuz yok ama yaşamınıza bakınca Karun kadar varlıklısınız.Türkiye'de böyle, halkın (kamunun) parasıyla kurulmuş pek çok vakıf var. Bunların kaçı kuruluş senedinde yazılı amaçlara hizmet ediyor, kaçı kuranlara veya başındakilere saltanat sağlıyor belli değil. Çünkü ‘‘vakıf’’ denince akla derhal ‘‘iyilik’’ amaçlı bir yapı geliyor. Bir nevi kutsallık yahut dokunulmazlık oluşuyor. Kimse de altında ne var, pek karıştırmıyor veya kaşımıyor. Taa ki Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından kapatılan Milli Gençlik Vakfı gibi marifeti ayyuka çıkmış olsun.Gördüğünüz gibi bazı yanlışlara galiba alışıyor, sorgulamıyoruz. Bazen de gözümüzdeki sürmeyi çekip götürüyorlar, farkına bile varmıyoruz.
    Etiketler:

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı