Kamu finansmanında riskli olanaklar

Hürriyet Haber
19.12.2001 - 00:00 | Son Güncelleme: 19.12.2001 - 00:01

En ciddi uygulanan istikrar programlarıyla dahi, kamu finansmanında kalıcı iyileştirmeler sağlanamamıştır. Kamu finansman açıklarının kendilerini gösterdikleri alanlar temizlenmiş gibi gösterilip pislikler başka bir halının altına süpürülmüştür. Önceleri işler düzelmiş gibi görünse de, sonuçta hiçbir şey değişmemiştir.Eskiden Hazine'nin klasik finansman kaynağı Merkez Bankası'ndan kullandığı kredilerdi. Bu yöntem oldukça şeffaftı. Çünkü, Merkez Bankası bilançosu yasa gereği her hafta Resmi Gazete'de yayınlanıyordu. ESKİ USULLERHazine, 1980'li yılların ortasından sonra piyasadan borçlanmaya başladıktan sonra da Merkez Bankası'ndan elini çekmedi. Harcamalarını artırarak kamu kesimi Merkez Bankası'na yük olmaya devam etti.Merkez Bankası'nı Hazine'nin finansman kaynağı olmaktan çıkaran ilk ciddi girişim iki kurum arasında 1989 yılının başında düzenlenen protokoldür. Daha sonra bu protokol delindi. 1994 krizi yaşandı. Merkez Bankası'nın kamu sektörü için bir finansman kaynağı olması yasa ile sınırlandırıldı.Devreden büyük ölçüde Merkez Bankası çıktı, ama kamu finansmanında fazla bir şey değişmedi. Aslında 1960'lı yılların başından beri var olan, fakat daha sonra popüler hale gelen 'görev zararları' devreye sokuldu. Kamu sektörü, Merkez Bankası'ndan ya da piyasadan borçlanamadığı parayı kamu bankalarından borçlanmaya başladı. Bu şekilde, borçlanma ihtiyacı azaltılmadı, artarak devam eden borçlanmalar kamuoyunun bilgisinden ve denetiminden gizlendi. Bir anlamda, daha da rahat edildi.Orada da deniz bitti. Geldiğimiz noktada, IMF'nin zorlamasıyla, [kamu sektörünün piyasa dışı borçlanma kaynakları kapatıldı], piyasa borçlanması hedef konarak kısıtlandı. Sanki, kamu sektörünün ellerli ve kolları bağlanmış gibi bir durum yaratıldı.YENİ OLANAKLARBütün bunlara rağmen, yaratıcı çözüm bulmakta uzmanlaşan kamu sektörünün yine kaçacak delikleri var. Deliklerin birinden IMF ile 10. gözden geçirmeye yönelik olarak hazırlanan niyet mektubunda söz ediyor. Hazine'nin iç borçlanmasında gerekirse kamu bankalarının yardımcı olabileceği söyleniyor. Yani, 'sıkışırsak, görev zararı yerine, doğrudan devlet iç borçlanma senedi satarak kamu bankalarından borçlanırız' deniyor.İkinci delik Borçlanma Yasası ile yaratılıyor. Hazine'nin çok kısa vadeli nakit ihtiyacı için kısa vadeli para piyasasından borçlanabilmesine izin veriliyor. Yani, 'sıkışırsak, bankaların elindeki çok kısa vadeli fonları dahi borçlanabiliriz' deniyor.Bu delikler tehlikeli deliklerdir. Var olmaları kullanılacak anlamına gelmez diye savunulsa da, yıllarca açıklarına çeki düzen verememiş bir kamu sektörü bu olanakları mutlaka kullanmaya yeltenecektir. Çünkü, kamu sektörünün harcama konusunda bir sıkıntısı yoktur. Harcadıktan sonra ödeme konusunda sıkıntıları vardır. Kamu sektörünün gerçekten ellerlinin ve kollarının bağlanması isteniyorsa, bir gün mali yükümlülüklerini yerine getiremeyebileceği olası olmalıdır. 'Kamu iflas etmez' anlayışıyla hazırlanan mekanizmalar mutlaka kötüye kullanılacaktır. Çünkü, geçmişte hep böyle olmuştur.
Etiketler:

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı