GeriKampüs Yeni nesil bir festival organize etmek: Hakan Özdemirci
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Yeni nesil bir festival organize etmek: Hakan Özdemirci

Yeni nesil bir festival organize etmek: Hakan Özdemirci

Yılın en eğlenceli festivallerinden Parkfest 27-28 Temmuz’da Uniq İstanbul ve Volkswagen Arena’da gerçekleşecek. Bu bahaneyle geçtiğimiz üç sene boyunca yerli ve yabancı birçok sanatçıyı ağırlayan festivalin bu seneki organizatörü, Radyo Eksen’in kurucularından Hakan Özdemirci ile keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. 

Öncelikle sizi sizden dinleyim. Hakan Özdemirci kimdir, neler yapar?

 

Selam, uzun bir süredir hayatımın büyük bir bölümünü işgal eden müzik ile ilişkili işler yapıyorum. Özel radyoların yeni yayına başladığı 1993 yılında iş hayatına başladım.13 yıl boyunca radyoculuğun yanında birçok organizasyonda çalışıp,2006’da kendi şirketimi kurmaya karar verdim. İşin başında kurumsal etkinlikler, saha ve içerik yönetimi yapan bir ekip olarak sonrasında konser ve festivaller düzenlemeye başladık. İlk ve en sevdiğimiz projemiz “escape to music”. Bir şekilde müziğin hayatımızda kaçış noktası olduğunu düşünüyorum. Bu sebepten o gün bugün müzik bir şekilde hem işime hem özel hayatıma yön vermeye devam ediyor.

 

Alternatif grupları radyodan dinleme imkânı sunan Radyo Eksen’in kurucu ekibindesiniz aynı zamanda. Yıllardır değişmeyen ve nitelikli bir dinleyici kitlesinden bahsedebiliriz. Bir radyo istasyonundan bu kadar büyük bir aile yaratmak güzel bir heyecan olsa gerek. Peki, festival yolculuğunuz nasıl başladı?

 

Radyo Eksen bizim çocuğumuz gibi. Kuruluşu sırasında birçok insanın emeği ve fikri var. Bunlardan biri de sevgili Barbaros Devecioğlu. Barbaros’un eski ve güzel takıntılarına yenileri, radyoculuğu koyduk ve yola çıktık. Ama taviz vermedik. Sevmediğimizi çalmadık. Hatta sevmediğimize salladık J Beğenmediğimiz organizasyonlara girmedik. Spiker konuşamadığında olsun zaten biz de konuşamıyoruz derdik. Açıkçası bu samimiyet ve içerik dinleyicilere bağımlılık yaptı ve böyle devam ediyor. Bugünden tek farkı bizim zamanımızda daha özgürdük.

Festival yolculuğu da aslında ben Eksen’in yayın yönetmeni iken başladı. Orada Eksen adına yapmak istediğimi yapamayıp çıkıp kendim yapmaya karar verdim. Potansiyelini ve işin nabzını en iyi bilenlerdendik ve ilk girdiğimizde de beklediğimiz gibi oldu.

Yeni nesil bir festival organize etmek: Hakan Özdemirci

 

Sokak festivalleri, tasarım festivalleri, yaz konserleri derken Türkiye’de gün geçtikçe kendine daha çok alan yaratabilen bir kitlesel harekete dönüştü festival yapmak. Bu bağlamda bu sene organizatörlüğünü üstlendiğiniz ‘yılın en eğlenceli festivali’ Parkfest’te bizi nasıl bir festival bekliyor?

 

Dediğiniz gibi festival yapmak veya adına festival demek şu sıralar oldukça popüler. İçeriğini doğru kurguladığınız sürece adına festival demenizde zarar yok. Sonuçta en başta doğru mekân, doğru zaman ve doğru içeriği bir araya getirebilecek fikriniz olmalı. Açıkçası katılımcıların bu tip organizasyonlarda kendini daha özgür hissettiklerini görüyoruz.

 

Parkfest’in bu 4.yılı… İlk kez iki güne çıktık. Şehirden ayrılmak istemiyoruz. Açıkçası kolay ulaşılabilir olması bu şehir için önemli. Trafiği ve uzağa gidip müzik dinleyip gelmeyi çok sevmiyoruz. Bu sebepten şehrin ortasına Uniq İstanbul’a aldık. Oldukça eğlenceli bir sanatçı kadrosu kurduk. Festival alanına girdikten sonra sahnede ve sahada bir dakika durmayacak bir tempo olacak. İlk kez Türkiye’ye gelen birçok sanatçı var. Bu sebepten oldukça heyecanlıyız.

 

Peki, Parkfest’in diğer festivallerden farkı tam olarak ne olacak? Özellikle üniversite öğrencileri için Parkfest ne anlam ifade ediyor?

 

Festival bu sene özellikle genç bir sahne kadrosuna sahip. Bu hem sahneye hem de bize dinamizm katıyor. Sahne haricinde birçok etkinlik var. Tasarım pazarı ve hiçbir yerde olmayan yeni nesil tasarımcıların dükkanları var. Önceki deneyimimize istinaden özellikle 2 gün boyunca oldukça keyifli zaman geçireceklerini tahmin ediyoruz.

 

Kanadalı elektronik müzik grubu Caribou’dan underground rap müzik prodüktörü Da Poet’e, Türk elektronik altyapılı müzik grubu Büyük Ev Ablukada’dan Kaan Düzarat’a kadar geniş bir line-up görüyoruz. Tüm bu isimleri belirlerken kıstasınız nedir?

 

Burada iki güne iki farklı müzik ekibi kurmak istedik. Cuma günü biraz daha elektronik, cumartesi ise gerçekten eğlenceli ve hareketli bir kurgu yaptık. Caribou uzun zaman sonra geri geliyor, solo projesi Daphni ile farklı bir saatte yine sahnede olacak. Cumartesi beni en çok heyecanlandıran Fransız prodüktör Degiheugi. Ayrıca kadromuza yeni eklenen Ekin Beril de ilk kez bir festivalde yer alacak. Bu isimleri bir araya getirirken ve özellikle sahne akışını yaparken festival temposuna dikkat ediyoruz.

 

Yurtdışında size ilham verdiğini düşündüğünüz bir festivalden bahsedebilir miyiz ya da bir festival planı oluştururken beslendiğiniz kaynaklar nelerdir?

 

Yurtdışında bana en çok ilham veren Newport Folk Festivali. Tasarımı, içeriği ve lokasyonu ile açıkçası en sevdiğim. Festival planı oluştururken son zamanlarda yurtdışından gelebilecek ve burada olası potansiyeli olduğuna inandığımız sanatçılar belirleyici oluyor. İçerik ve tasarım tabii ki çok önemli ama önceliğimiz doğru sanatçıyı doğru zamanlama ile festivale gelmesine ikna edebilmek.

 

Çok teşekkürler.

 

Röportaj: Özge Yağmur


Yorumları Göster
Yorumları Gizle