GeriKampüs Kolektif House Maslak: Kalbine iyi gelen işine de iyi gelir
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Kolektif House Maslak: Kalbine iyi gelen işine de iyi gelir

Kolektif House Maslak: Kalbine iyi gelen işine de iyi gelir

Mimarisinden yıl boyunca düzenlenen konsept etkinliklerine kadar çalışanların mutluluğunu düşünen, motivasyonunuzun daima yüksek tutulduğu, işe koşar adım gideceğiniz bir iş ortamı hayal edin. Hayali bile güzelse, sizi bu hayali gerçek kılan Kolektif House’un üç kurucu üyesinden biriyle tanıştıralım: Ahmet Onur. Kariyeri, girişimci ruhu, hayalleri ve yakaladığı başarılarla genç girişimci adaylarına ilham vermesini umuyoruz.

O halde sizi tanıyalım. Eğitim hayatınızdan ve kariyerinizdeki dönüm noktalarından bahsedebilir misiniz biraz? Kolektif House’dan önce neler yapıyordunuz? 

Babson Collage’da İşletme Yönetimi ve Ekonomi lisansımı yaparken ilk şirketimizi kurduk. Yenilenebilir aydınlatma üzerine bir şirketti. Bu iş ilerlerken mezun oldum ve ikinci işimi kurdum. Bu da ortak ödeme sistemi üzerine çözüm üretmeye çalışan bir teknoloji şirketiydi. Birkaç sene bu iki şirketi beraber ilerletmeye çalıştık. Sonrasında da aile şirketinde bir iş durumu çıktı ve o sebeple Cezayir’e gittim. İki sene Cezayir’in Kuzeybatısında, 10.000 kişilik bir köyde yaşadım. Burada kablo dağıtım ve üretimi tesisi kurduk. Cezayir maceram boyunca çok farklı şartlarda iş hayatına devam etmiş oldum ve burası benim için bambaşka bir deneyimdi. Orada, ne kadar zor olursa olsun, eğer isterseniz her şeyin üstesinden gelebileceğinizi gördüm. İki sene boyunca Cezayir’deki projeyi devam ettirip başarılı bir şekilde devrettikten sonra hayatımda yeni bir sayfa açıp ne istediğimi bilmek, kendimi nerede görmek istediğime karar vermek için kendime biraz zaman tanıdım ve 6 ay kadar Hindistan’da kaldım. Hayatımda bir odak noktası olması gerektiğini ve bunun ne olacağını düşündüm. Sonrasında da zaten Kolektif House süreci bizler için başlamış oldu.

Peki, fikir nasıl doğdu? Kolektif House için nasıl bir pazar araştırması yaptınız?

Pazar araştırması yaparak başlamadık aslına bakarsanız. Ben insanları bir araya getirmek üzerine bir proje yapmak istediğimi biliyordum fakat bunun ofis projesi olacağından tam emin değildik. Ortaklarımdan Civan ve Yiğit’in o esnada ofis arıyor olması biraz beni ofis pazarını ve gayrimenkul sektörünü anlamaya yönlendirdi. Yani çok da farkında olmadan bir pazar araştırması yapmış olduk. Sonrasında Civan ve Yiğit’e ofis yapalım derken işi büyütelim ortak birkaç arkadaşımızla daha bir arada olabileceğimiz bir ortam yaratalım dedik ve Sanayi’deki ilk yerimiz ortaya çıktı. Çok fazla bir araştırma yapmadan kurmuş olduk aslında. Bu işin tutacağını biliyorduk çünkü hem bizim hem de çevremizdeki insanların böyle bir ihtiyacı vardı. Pazar araştırmasından ziyade bu iş modelini fazlasıyla çalıştık. 

Kolektif House Maslak: Kalbine iyi gelen işine de iyi gelir


Startuplar, girişimciler, yatırımcılar ve hatta kreatiflerin bir arada olduğu bir oluşumdan bahsediyoruz. Birbirinden beslenen farklı dinamikleri bir arada tutmak üretime ve dolaylı olarak tüketim kültürüne nasıl bir etki sağlıyor sizce?  

Aslında baktığınızda ortak çalışma alanları birçok yeteneği ve kültürü bir araya getiriyor. Bu da anlamlı olabilecek, katma değer sağlayabilecek ilişkilerin ortaya çıkmasını hızlandırıyor. Bu durumda üretimi dolayısıyla hızlandıran bir konu. Kolektif House gibi ortamlar şirketlerin etkileşimini hızlandıran ve destekleyen yerler olarak ön plana çıkıyor. Diğer bir deyişle bir hızlandırıcı etkisi olduğunu söyleyebiliriz. Kolektif House’daki en büyük değer buradaki insanların aralarında hem iş hem sosyal anlamda çok büyük ve sürekliliği olan bir etkileşimin olması. Bu süreklilik ve etkileşim hem üretimi hem de tüketimi doğrudan etkileme gücüne sahip. Burada insanlara verimli alan kullanımı sunuyoruz. Dolayısıyla insanlar ortak alanları kullanarak birbirleriyle iletişim halinde olarak çalışıyorlar ve aslında paylaşarak tüketmeyi öğreniyorlar diyebiliriz. Paylaşma bilinci arttıkça tüketim bilinci de ona göre değişiyor. 

Kariyeriniz boyunca ders çıkardığınız ciddi bir hatanız oldu mu? Startup aşamasında veya girişimcilikte ‘hata yapmak’ üzerine ne düşünüyorsunuz?

Kolektif House’u kurmadan önce üç işi bir arada yürütme çabası biraz beni zorladı diyebilirim. Kolektif House ilk açıldığı zaman da her şeyi aynı anda yapmaya çalıştık. Her konunun bir uzmanlığı ve bilir kişisi var. Bizim hatamız her şeyi kendimiz yapabiliriz diye düşünmek oldu sanırım. Sonraki süreçlerde zaten gerekli konularda danışmanlardan destek alarak işi profesyoneline bırakarak daha sistemli ilerlemeye karar verdik.

Kolektif House Maslak: Kalbine iyi gelen işine de iyi gelir


Bir girişimci adayı yatırım sürecinde nelere dikkat etmeli sizce? Siz Kolektif House fikrini uygulamaya geçirirken ne tür engellerle karşılaştınız?

Girişimci yatırımcı profilini seçmeli. Şirkete hiçbir zaman para için yatırımcı alınmamalı. Yatırımcı almayı çok büyük bir konu gibi görmeyip gerçekten ihtiyacı olup olmadığını analiz etmeli. Başka fon kanalları varsa o kanalların maksimum düzeyde kullanılmasına özen göstermeli.

Sanayi, Şişhane, Levent derken şimdi de Kolektif House Maslak için çalışıyorsunuz. Yeni lokasyonda üyelerinizi neler bekliyor ve burada nasıl bir hedef kitle öngörüyorsunuz?

Maslak’taki hedef kitlenin yaş ortalaması biraz daha yüksek gibi duruyor. Genel olarak hedef kitlemiz biliyorsunuz her zaman bir arada üretmeye ve paylaşmaya değer veren işini severek yapan bir topluluk olarak dikkat çekiyor. Tüm lokasyonlarımızda durum bu. Fakat Maslak özelinde ne farklı derseniz sanırım Maslak’ın yaş ortalaması biraz daha yüksek. Aynı zamanda daha uzun yıllardır kendi sektörlerinde varlık gösteren şirketlerin varlığı yoğunlukta.

Kolektif House’un diğer paylaşımlı ofislerden farkı nedir?

Biz burada daha öncede bahsettiğim gibi paylaşımı ve bir arada üretimi odak noktası halinde tutmaya ve bu paylaşım kültürünü korumaya çalışıyoruz. Piyasada var olan bir açığı değerlendirmekten ziyade insanların çalışma hayatlarını daha verimli kılmaya çalışıyoruz. En önemlisi Kolektif House olarak bir aile bilinci yaratmaya ve bizimle olan her üyemizle bu aileyi daha güçlü kılmaya çalışıyoruz. Yola “Kalbine iyi gelen işine de iyi gelir” mottosuyla çıktık ve bu süreçte en büyük önceliğimiz bu bilinci devam ettirerek, işini ve bizi gerçekten seven insanlarla bir arada olmayı sürdürmek.

Kolektif House Maslak: Kalbine iyi gelen işine de iyi gelir


Geçtiğimiz aylarda Kolektif House da ciddi bir yatırım almıştı. Girişimciler bu süreci nasıl yönetmeli sizce? Bu aşamada olmazsa olmaz dediğiniz üç kriter nedir?  

Yatırım sürecindeki hesaplamalar ve finansal süreç kesinlikle çok titiz ilerlemesi gereken bir süreç. Ekibinizde eğer yeterli kas gücü yoksa kesinlikle dışardan destek alınması gerekiyor. Çünkü istediğiniz değeri ve yatırımı alabilmek için çok ince çalışmanız gerekiyor. Bu konuda kesinlikle finansal ve stratejik mentorluk alınması gerektiğini düşünüyorum. Olmazsa olmaz üç kriter konusunda da şunları sayabilirim: ekip dağılımı ve organizasyonun kolay anlatılabilir olması, gelecek planlarıyla içinde bulunan durumun performansının uyumlu olması ve son olarak hukuksal ve finansal süreçlerin çok sıkı takip ediliyor olması gerekiyor.

Son olarak, girişimcilik dünyasına adım atmayı düşünen yeni mezun arkadaşlarımıza ve çiçeği burnunda üniversite öğrencilerine onlara ilham verecek ne söylemek istersiniz? 

Kendi gelecekleri ile ilgili kararı, gerçekte ne istediklerini, yapmak istedikleri işin gerekliliklerini kavramadan vermemeleri gerekiyor. En önemli tavsiyem bu olabilir.

Çok teşekkürler 

Röportaj: Özge Yağmur


Yorumları Göster
Yorumları Gizle