GeriKampüs Kerem Tekinalp: Eğitim değil istek ve yetenek şart!
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Kerem Tekinalp: Eğitim değil istek ve yetenek şart!

Kerem Tekinalp: Eğitim değil istek ve yetenek şart!

Dünyanın en önemli DJ Performans yarışmalarından biri olarak kabul edilen Burn Residency’de finale kalan 10 DJ’den biri olarak bizi gururlandıran Kerem Tekinalp’le yarışma, DJ’lik kariyeri ve gelecek planlarıyla ilgili güzel bir sohbet gerçekleştirdik.

Öncelikle seni tanıyalım. Kerem Tekinalp kimdir, nasıl bir eğitim ve hayat serüveninden bugüne gelmiştir?

27 yaşındayım. Bilgi Üniversitesi Görsel İletişim Tasarımı Bölümünden mezunum. Şu anda yüksek lisans yapıyorum. Serüvenim yaklaşık 10 yıl önce başladı. Abim Amerika’da okuyordu, ondan bir setup istemiştim, o da getirdi. Evde kendim mixler hazırladım ve bir arşiv yaptım. 18 yaşındaydım. Daha sonra 2012 gibi ilk performansımızı gerçekleştirdik. Ben o sırada bir şirkette sosyal medyadan sorumluydum. Ofiste yine Bilgi Üniversitesi’nden birlikte çalıştığım arkadaşlarımla neden müzik yapmıyoruz; hepimizde ekipman var, kendi hazırladığımız arşivler var, dedik ve başladık. O setupı aldığımdan beri hayalim buydu. Müzikle bir şeyler yapmak bana çok güzel geldi ve ciddiye aldım bu işi. Asla ortamları için, eğlenceli vakit geçirmek için değil müzik yapmayı sevdiğim, müzik sayesinde insanlarla gerçek bir bağ kurabildiğimi gördüğüm için, ömrümün sonuna kadar bunu yapmalıyım, dedim.

 

Burn Residency başvuruları açıklandı ve sen 10 finalistten birisi oldun. Bu süreç nasıl şekillendi, haberi nasıl aldın ve neler hissettiriyor finalist olmak?

Verdiğim emeklerin karşılığını almaya başladığımı düşündüm. Burn Residency çok büyük bir yarışma ve bir DJ için çok büyük bir fırsat. Gururlandım ve heyecanlandım açıkçası.

Peki şimdi seni yarışmada nasıl bir süreç bekliyor? 2017’de Furkan Kurt’un kazandığı bir program bu, onunla temasların ne alemde, tüyolar veriyor mu ve sana neler vadediyor bundan sonrası?
Süreç şöyle ilerliyor: İnternet üzerinden başvuru açıyorlar ve oraya bilgilerinle birlikte daha önceden hazırladığın seti gönderiyorsun. İdollerini, sevdiğin müzik tarzlarını, en beğendiğin albümü soruyorlar. Benim aklıma Jamiroquai geldi. Sadece çaldığım tarzda değil gerçekten sevdiğim, dinlediğim şeyleri yazdım. Politik değil dürüst oldum. Daha sonra değerlendirme yapılıyor ve bir mail geliyor Burn Residency ile başlayan. O mail başlığını görünce içinizde bir heyecan dalgası oluyor zaten. Geçen yıl bir oylama süreci de olmuş ama bu yıl farklı. Sadece 10 kişi alıyorlar ve bir Cruise gemisiyle Avrupa turu yapacağız ve bu süreçte yapılacak değerlendirme. Daha sonra da kazananı açıklayacaklar.

Ben şöyle bakıyorum; benim için ne kadar büyük bir olaysa Türkiye için de o kadar büyük bir olay bu. Geçen yıl Furkan Kurt’un getirdiği birincilikle birlikte Türkiye’de bu işi yapan gençlere örnek olmak adına Türkiye’den iki yıl üst üste birincilik çıkmasını çok isterim. Birincilik olmasa bile global bir yarışma olan Burn Residency’de şu anda iki yıl üst üste Türklerin finale kalınması bile bence motive edici. Furkan ile temasımız var çünkü aynı zamanda yakın arkadaşım. Bir araya geldik ve Furkan bana deneyimlerini ve fikirlerini aktardı. Tabii bu konu hakkında çok fazla detay veremeyeceğim.

 

"Geçen yıl Furkan Kurt’un getirdiği birincilikle birlikte Türkiye’de bu işi yapan gençlere örnek olmak adına Türkiye’den iki yıl üst üste birincilik çıkmasını çok isterim."

Kerem Tekinalp: Eğitim değil istek ve yetenek şart

DJ’liğin bir meslek olarak ülkemiz gençleri arasında yükselen bir trend olduğunu söyleyebiliriz. Buradan hevesli geçleri de aydınlatmak adına, nedir DJ olma kriterleri, ne tip özellikler, eğitimler gerektirir?
Sektöre ne kadar çok yeni DJ gelirse kalite o kadar artar. Rekabetin her zaman kaliteyi arttırdığını düşünüyorum. Gençlerin böyle bir idealleri varsa kesinlikle peşinden gitmeliler. Eğitim çok şart değil, ben de okul çıkışlı değilim ama içlerinde bu istek ve yetenek varsa çalışarak öğrenilebilir. Benim tavsiyem setupın başına geçmeleri ve antrenman yapmaları. Her bir tuşu kullanıp ne işe yaradığını öğrenmeleri. Sonuçta ekipmanlar bir tuşa basılınca bozulan şeyler değil. İkinci tavsiyem de egodan sıyrılmaları. Elbette ego herkeste var fakat bunu nerede ne zaman baskılamanız gerektiğini öğrenmeniz şart. Ayrıca başlangıç döneminde olabildiğince fazla yerde çalmaya çalışsınlar. Deneyim katar. Kötü yorumlara her zaman kulak vermek de önemli çünkü size yanlışlarınızı gösterir. Kötü yorum sizin gelişmenizi sağlayan şeydir.

 

Senin ülkemizde ve dünyada takip ettiğin isimleri de öğrenmek isteriz? Favori 3 yerli, 3 yabancı DJ’in kimler diye sorsak?
Yabancılar; Pete Tong, Jamie Jones ve Mark Knight diyebilirim. (Hemen söylüyor) Yerlilerden vizyonunu ve kişiliğini takdir ettiğim Furkan Kurt’u söylemiştim ama 3 tane saymam gerektiği ve bir çok DJ arkadaşım olduğu için diğer iki ismi kimseyi gücendirmemek adına sayamayacağım.

 

Bundan sonraki planlarına dair de konuşmak isteriz. Programın sonucundan bağımsız olarak kendine koyduğun yakın ve uzak vadeli hedeflerin neler?
En net hedefim, en geç bir buçuk yıl içinde hit olacak parçalar yapmak ve özellikle prodüksiyon tarafım ile tanınmak. Mehmet Özbek ile yaptığımız bir parça vardı, Whitout Us diye. Yayınlanmadan önce bir festivalde çalmıştım, İngiltere’den Almanya’dan birçok kişi yazıp parçayı istedi. Henüz yayınlamadığım için hepsine göndermedim ama bu bana doğru yolda olduğumu ve doğru yaptığımın kanıtı gibi geldi.

 

Röportaj: Erkmen Özbıçakçı


Yorumları Göster
Yorumları Gizle