GeriKampüs İşin uzmanı konuştu, Meriç Eryürek: "E-sporculuk ve yayıncılık bildiğim en zor kariyerlerden ikisi"
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

İşin uzmanı konuştu, Meriç Eryürek: "E-sporculuk ve yayıncılık bildiğim en zor kariyerlerden ikisi"

İşin uzmanı konuştu, Meriç Eryürek: "E-sporculuk ve yayıncılık bildiğim en zor kariyerlerden ikisi"

Dünyanın en hızlı büyüyen pazarlarından birisi malumunuz oyun pazarı. Ülkemizde de korkunç bir hızla yayılan bu tutku gençler ve hedef kitlesi üniversitelilerden oluşan markalar için de birçok farklı imkan sunuyor. Türkiye’de e-sporun ne durumda olduğunu ve e-sporcu ya da yayıncı olmak isteyenlere tavsiyelerini akademisyen, marka ve pazarlama yöneticisi Meriç Eryürek ile konuştuk.

E-spor dünyasının tümü sponsorlara bel bağlamış durumda. Bu sağlıklı bir yapı mı?

Bence değil. Yükselişe geçen her sektöre gösterdiğimiz panik refleksini gösteriyoruz. Kitle ilgisi henüz yatırımı destekleyecek geliri getirmiyor. Bu küçük pasta, sektöre girmeye çalışan firma sayısı azaldıkça, e-sporda gelecek görmeyen yatırımcı ve marka sayısı da hızla artıyor.

 

Türkiye’deki organizasyonların dünyadan ne farkı var? Eksiğimiz mi var fazlamız mı?

Bana kalırsa Türk e-spor sektörünün en büyük sorunu, sektörden kazanç sağlamayı hedefleyen fakat işin kültürüne ve doğasına hakim olmayan, donanımsız isimlerin çokluğu. E-spor konusunda uzman olduğunu iddia eden sayısız isim var, fakat konuya hakim biri, bu isimlerin düzenlediği organizasyonların genelde e-spor karşılaşması değil, standart maç veya turnuva etkinlikleri olduğunu görüyor. Bu isimler firmaları ve markaları da yanlış yönlendiriyor, küstürüyor.

Markalar nasıl bir yol izlemeli?

Oyuncu segmentine ulaşmanın tek yolu var, oyun kültürünün içinde doğmuş ve yaşamış olmak. Geleceğin sadık tüketicisini yaratmak isteyen markalara tavsiyem, oyun ve e-spor pazarlamasını bilen, böyle bir uzmanın danışmanlığında sektörü ve sunabileceklerini dikkatle incelemeleri.

E-spor, profesyonel oyuncular için kısa bir kariyer. Bunun için yapılan yatırım mantıklı mı? Türkiye'de nereye yatırım yapılmalı ki, bu alanda ilerleyelim?

Bu soru her spor dalı için geçerli. E-sporcuların aslında diğer spor dallarına göre daha uzun bir kariyeri olabileceğini iddia edebilirim, Asya’da örnekleri var. Yatırım mantıklı mı, beklentiye bağlı. E-spor’da sepet ve uzun vadeli yatırım gördüğüm tek güvenilir seçenek. Türkiye neye yatırım yapmalı? E-spor turizmine. Sektörün gelişmesinin ve gelir kaynaklarının oluşup büyümesinin yolu bu.

 

Profesyonel olmak isteyen oyunculara/yayıncılara ne tavsiye edersin?

Gaming İstanbul ekibindeki genç arkadaşlarıma, oyun pazarlama ajansım Vardiya’daki ekibime ve İzmir Ekonomi, Bahçeşehir üniversitelerindeki her öğrencime söylediğimi: Haftada en az altı gün, yaklaşık 16-20 saat çalışmayı, kendinizi geliştirmeyi, yalnızca işinizi düşünmeyi, özel hayatınızdan vazgeçmeyi göze alamıyorsanız, bırakın. Profesyonel olamayacaksınız. “Oyun oynuyor, kamera açıp konuşuyor” zannettiğimiz başarılı e-sporcular, yayıncılar böyle yaşıyor. Ve yalnızca işlerini iyi yapmakla kalmıyor, işlerini destekleyen teknolojileri de öğreniyorlar. E-spor bir eğlence gibi görünebilir, yayıncılık da sosyal bir hobi. Değiller. Bildiğim en zor kariyerlerden ikisi bunlar.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle