GeriKampüs “İşime duyduğum sevgi beni İstanbul’da tutuyor”
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

“İşime duyduğum sevgi beni İstanbul’da tutuyor”

“İşime duyduğum sevgi beni İstanbul’da tutuyor”

71. sayımızın Kariyer sayfamızda, kariyer yollarını adımlamanın birçok farklı yolu olduğunu ve kariyer tanımlarının ne kadar çeşitli olabileceğini ispatlayan bir röportaj var. Galata’nın gedikli deri ustası Sebahattin Özcan kampüste.

Uzun yıllardır Galata’da olduğunuzu biliyoruz. Nasıl başladı sizin için İstanbul serüveni ve Galata’da eşinizle beraber sürdürdüğünüz esnaflık hikayesi?

Orta okulu bitirip sınavını kazanmış olduğum Divriği Nuri Demirağ Endüstri Meslek Lisesi’ne ilk başladığım gün bir öğretmenime “sen” demem yüzünden yediğim tokat, okul heyecanımı kaybetmeme ve dönem sonunda okulu bırakıp İstanbul macerasına başlamama neden oldu. 1977 yılında İstanbul’a gelmemle Galata’da bulunan enişteme ait kaplamacı dükkanında  iş hayatıma başladım. Günler geçtikçe, öğrencilerin yoğun olarak geçtiği bir yerde çalışıyor ve okula gitmiyor oluşum çok ağırıma gitmeye başlamıştı. Gündüz çalışırken aileme de yük olmamayı düşünerek Beyoğlu Akşam Ticaret Lisesi’nde eğitimime tekrar başladım. Ticaret Lisesi’ne başladıktan sonra (o zamanlar) kendime uygun bir meslek olarak gördüğüm muhasebeciliği, buzdolabı parçaları satan ve tamirini yapan bir iş yerinde, ön muhasebeci olarak yapmaya başladım. İyi bir usta olan patronum (muhasebe haricinde) beni her işte çalıştırarak hayata da hazırladı. Bu süreçte Ticaret Lisesi bitmiş oldu. Hem üniversite okumak hem de muhasebe mesleğini devam ettirmek düşüncesiyle işten ayrılarak bir muhasebe bürosunda çalışmaya başladım. Üniversite bitince arkadaşım olan eşimle Galata’da kaplamacılık yaptığım iş yerinde resim çerçevesi üzerine bir iş yeri açtık. Eşim dükkanda çalışırken, ben hem eşime yardımcı oluyor hem de serbest muhasebecilik yapıyordum. Yıllar geçtikçe dükkanımızı turistlere yönelik hediyelik eşya satan bir dükkana dönüştürdük. 2014 yılında muhasebeyi bırakmamın ardından dükkanımızda deri üzerine yaptığım denemelere yoğunlaşmaya başladım. Yaptığım ürünlerin rağbet görüp satılması beni iyice bu işin içine çekmiş oldu.

 

Mali müşavirlik ile deriden ürünler yaptığınız bu iş arasında nasıl bir fark var? Bir tarafta sayılar, paralar diğer tarafta deri, iplik, iğne... Bu işte ne var da sizin için daha çekici? Ayrıca en çok hangi ürünleri yapmaktan keyif alıyorsunuz?

Muhasebe benim için belli kurallara göre monoton bir iş düzeni ve yalnızca paramı kazanıp ailemi geçindirmemi sağlayan bir meslek iken; deri, iğne, iplik her üründe farklı bir duygu ve düşünceyi işlediğim, yaratıcılığımı özgür bırakabildiğim bir deşarj olma yolu, bir hobi oldu. Nihayetinde hobimle para kazanmaya başladığım için, sanırım çok şanslıyım.

 

“DERİ, İĞNE, İPLİK HER ÜRÜNDE FARKLI BİR DUYGU VE DÜŞÜNCEYİ İŞLEDİĞİM, YARATICILIĞIMI ÖZGÜR BIRAKABİLDİĞİM BİR DEŞARJ OLMA YOLU.”

“İşime duyduğum sevgi beni İstanbul’da tutuyor”

Dükkâna en çok hangi kesimlerden insanlar geliyor? Ayrıca turist olarak gelenler genellikle hangi ülkelerden ve bunun zaman içindeki değişimi nasıl oldu?

Dükkanımızın ağırlıklı müşteri kitlesi gençler ve öğrencilerden oluşuyor. Turist olarak Almanya, İtalya, İspanya, Yunanistan olmak üzere orta Avrupa ülkelerinden oluşurken, son yıllarda yaşanılan korkutucu olaylar ve ülkenin güncel konjonktürü sonucu Avrupalı turistler yerini İranlı ve Arap turistlere bıraktı.

 

Birçok genç okullarını bitirip İstanbul’a gelmek ve iş bulup tutunmak için mücadele veriyor, kariyer hayalleri kuruyor. Sizin geldiğiniz yıllarla bu dönem arasında nasıl farklılıklar var ve kariyerine tamamen başka bir şekil vermiş biri olarak onlara ne önerirsiniz?

Önceden kariyer sahibi olabilmek için teorik eğitimin yeterli olmadığını, işin pratiğini yaparak deneyim kazanmanın, biraz işin mutfağında pişerek, yılmadan çalışmak gerektiğini söyleyebilirdim. Ancak günümüzde insanlar, her şeye kolay yoldan ulaşma alışkanlığıyla emek vermeden bir yerlere ulaşmanın, yalnızca teorik (ya da pratik) eğitimin yeterli olacağını, aslında bu iki eğitimin de bir bütün olduğunu fark edemiyorlar. Bu birikimi elde etmeden iyi bir kariyer hayalleri kuruyorlar.

“İşime duyduğum sevgi beni İstanbul’da tutuyor”

Çok uzun yıllardır buradasınız. Peki artık İstanbul sizin için ne ifade ediyor? Memleketinizi özlüyor musunuz? Geri dönme hayaliniz var mı?

Doğduğum yerlere özlem duysam da, İstanbul’un tüm bu karmaşasına rağmen işime duyduğum sevgi beni burada tutuyor. En azından belli bir doyuma ulaşana kadar İstanbul’da yaşamıma devam edeceğim.

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle