GeriKampüs Hem fenomen hem girişimci üniversiteli: Elif Aleyna Duman
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Hem fenomen hem girişimci üniversiteli: Elif Aleyna Duman

Hem fenomen hem girişimci üniversiteli: Elif Aleyna Duman

Geçirdiği bir trafik kazası sonrası tüm hayatı değişti. Gerçek problemleri olan, senin benim gibi biri ve o pes etmemeyi tercih etti. Yolun henüz başında iki harika girişimin öncüsü olabilmiş, binlerce insana ilham veren hikayesiyle Elif Aleyna Duman Kampüs’te.

Öncelikle seni tanımak isteriz. Devam etmekte olduğun eğitim hayatın, ilgi alanların, girişimci olmaya uzanan yol derken Elif Aleyna Duman kimdir?

1997 yılında Ordu’da doğdum ve üniversiteye kadar olan bütün serüven aslında Ordu’da devam etti. 12. sınıfın sonunda sınava yeniden hazırlanmaya karar verdim ve Instagram’da “Elif Diye Birinin Günlüğü” adında bir sayfa açtım. Günlük tutmayı, yazmayı ve anlatmayı çok severim. Burada da günlüğüme yazdığım yazıları paylaşmaya başladım, genel olarak sınav ve motivasyonla ilgiliydi. Benimle aynı hisleri paylaşan insanların bu yazıları kendi profillerinde paylaşmalarıyla hesap bir anda organik olarak büyüdü. Ve sonrasında projelerimle Bahçeşehir Üniversitesi’nin ApplyBAU burs sistemine başvurdum ve Sosyoloji bölümünden tam burs kazandım. Şu anda 2. sınıftayım, girişimcilikle ve sosyal farkındalık yaratacak alanlarla ilgileniyorum. Ordu’da yaşadığım için ekosistemi çok geç tanıdım, bu zaman kaybını bugünlerde kendimi geliştirebileceğim ve kendi değerlerime uygun olan birçok programa başvurarak, eğitimlere katılarak yok etmeye çalışıyorum. Kısacası öğreniyor, öğrendiklerimi etrafımdaki insanlarla paylaşıyor ve ilham olmaya çalışıyorum diyebiliriz. Tüm bunların yanı sıra ise sinemaya gidiyor, Youtube’da içerik üretiyor ve bol bol hayal kuruyorum!

Hem fenomen hem girişimci üniversiteli: Elif Aleyna Duman

Aynı anda hem üniversiteli hem girişimci hem de sosyal medya fenomeni olmak yorucu değil mi? Günlük rutinin için nasıl bir program uyguluyorsun?

Kesinlikle yorucu, ama yoğunluk benim enerjimi yükselten garip bir bağımlılık. Kusursuz bir planım ya da günlük rutinim var diyerek başkalarına “Vay be!” dedirtmeyi çok isterdim ama ne yazık ki yok. Bocalıyor, kimi zaman bir yerleri eksik götürmek zorunda kalıyorum çünkü mükemmel olmaya çalışmak ve öğrenmek aynı kefede tutamadığımız iki kavram. Ben de önceliklerimi deneyimleyerek keşfediyor, günümü ona göre planlıyorum. Google Takvim, Trello gibi uygulamalar kesinlikle kurtarıcım, çünkü yapmam gereken şeyleri o anda ajandama yazmazsam tarihleri kaçırıyor ve faciaya yol açabiliyorum. Sosyal medya ise en büyük hobim. Haftanın bir gününü video çekimlerine ayırıp, diğer günleri ise bu sorumluluğu tamamlamış olarak geçiriyorum. Hobi diyorum çünkü sosyal medya benim için her zaman bir araç oldu, asıl kariyer hedefim girişimcilik. Ayrıca birçok girişimimizin pazar araştırmasını sosyal medyada yaptık, sonra ekibimizi kurduk ve girişim haline geldik. O yüzden günümüzün sosyal medyası, sadece bir uygulama olamayacak kadar büyük imkanlara sahip bir teknoloji. Bunun en verimli şekilde kullanılması hem gençler hem de bir fikri olan herkes için büyük şans oluyor.

 

Sosyal medya maceran nasıl başladı? Senin kanalını farklı kılan nedir?

Artık arkadaş çevremin de ezberlediği klasik bir cümlem var: “Araba çarptı, hayatım değişti!” Bu cümlenin arkasında yatan hikaye aslında doğru. 12. sınıfın son aylarında geçirdiğim bir trafik kazasıyla sınava yeniden hazırlanmak zorunda kaldım. 12. sınıfa kadar ise ailemin baskısıyla kendime uygun olmayan (sayısal) bir bölümde okumuş, sosyal yönümü onlara hiç inandıramamıştım. Trafik kazası sonrası hesabımı açtım, hesabım büyüyünce ailem benim gerçekten bir şeyler yapabileceğime ve kolaya kaçmadığıma inandı. Ardından bölümümü değiştirip (eşit ağırlık) üniversite başvurumu yaptım. Tüm bunlar Türkiye’deki her gencin yaşadığı gerçek problemlerdi ve Ordu’da yaşamış olmamın bloguma gelen ilgiyi arttırdığına inanıyorum. Çünkü birçok genç, çevre ya da aile baskısıyla istemedikleri bir bölümde okuyup bambaşka meslek seçimlerine zorlanıyorlar ve benim geçirdiğim süreç onlara çok benzer. Şimdileri ise yine normal bir yaşantıda, güzel şeyler yapabilmek için bir o yana bir bu yana koşturuyorum. Başvurduğum programları onlara duyuruyorum, gittiğim etkinliklerde tanıştığım insanları etiketliyorum ki takip etme fırsatları olsun. Ben hem hobimi yapıyorum hem de bir katkım olsun, birilerine ilham olabileyim diye uğraşıyorum.

 

Peki, girişimcilik kararını nasıl verdin? Bu süreçteki dönüm noktalarından bahsedebilir misin?

İstanbul’a gelmek diyebilirim! Amacım diğer şehirleri kötülemek asla değil ancak Ordu’da yaşadığım süre zarfında bize tanıtılan insanlar hep doktorlar, mühendisler, derece yapan insanlar oldu. Bir tane başarılı insanın öyküsünü dinleme ve başka dünyaların hayalini kurma fırsatımız pek olmadı. İstanbul’a gelince ise bir anda kendimi koştururken buldum, ilk yaptığım şey bol bol etkinliklere katılmak oldu. Etkinliklerde sadece insanlarla değil, konuşmacılarla da tanışmaya çalıştım, biraz kendim çabaladım. Sonrasında ise birçok programa başvurup, komünitelere dahil oldum. Öğrendiğimiz şeyleri aksiyona çevirme kısmında ise ortağım Berke Yağız Sevim’le beraber, önce “Bir İşe Giriştik” adındaki öğrenci komünitesini, sonra ise “Hangi Üniversite Hangi Bölüm” adındaki web platformunu kurduk. Tüm bu yoğun maceranın asıl dönüm noktası benim için dinlediğim ve tanıştığım insanlardı. Sina Afra’ydı, Eray Erdoğan’dı, Hande Çilingir’di… Ve daha nicesi! Gerçekten beni ben yapan ‘ilham’a çok inanıyorum. Adım atmama sebep olan şey hep içimdeki dürtü ve etrafımdan aldığım ilham oldu!

Hem fenomen hem girişimci üniversiteli: Elif Aleyna Duman

Kurucusu olduğun “Hangi Üniversite Hangi Bölüm” ve “Bir İşe Giriştik” projelerini bir de senden dinlemek isteriz.

Tüm bu projelerin tek kurucusu değil, Yağız’la beraber kurucu ortağıyım aslında. Sosyal medyada sınava çalışırken sınavla ilgili içerik üretiyorduk. Ancak üniversiteli olunca, kendimizi geliştirme serüvenimizi aktarmaya başladık. Biz gittiğimiz etkinlikleri paylaştıkça insanlar “Keşke biz de bu insanlarla tanışsak, sizinle de fikirlerimizi paylaşsak” diyordu ve biz de bu insanları bir araya getirebileceğimiz bir yapı inşa etmeye karar verdik. 2017 yılında kurulan “Bir İşe Giriştik” öğrencinin öğrenciden öğrendiği; teknoloji, tasarım, sosyal inovasyon ve girişimcilikle ilgilenen gençlerin bir arada bulunduğu bir komünite. Böylelikle hem kendimizi geliştiriyor hem yeni insanlarla tanışıyor, belki de aradığımız ekip arkadaşını bile bu yapıdan bulabiliyoruz! Kısacası öğreniyor, öğrendiklerimizi başkalarıyla paylaşıyor, değişime öncü olabilmek için uğraşıyoruz. Bir İşe Giriştik olarak her yıl bir kere başvuru açıyoruz, bu yıl ise 1500 başvurudan 90 kişiyi ekibe dahil ettik. Amacımız farklı ilgi alanlarından insanları bir araya getirebilmek.

Hangi Üniversite Hangi Bölüm ise üniversite öğrencilerinin deneyimleriyle, aday öğrencileri bir araya getirerek; aday öğrencilerin kendilerine en uygun üniversite ve bölümü keşfetmelerini sağlayan bir web platformu. Hangi Üniversite Hangi Bölüm, ilk olarak 3 sene önce, öğrencilerin ihtiyacını çözmeye çalışan bir sosyal medya hesabı olarak doğdu. İlerleyen süreçte ise bizim girişimciliği tanımamız, artan takipçi sayısı ve ilgiyi görünce bunu bir web platformuna dönüştürmemiz gerektiğini fark ettik. Şu an hangiuniversitehangibolum.com’da 50 kişilik bir ekip olarak çalışıyoruz ve sitenin yayına alındığı ikinci ay ise İş Bankası Workup Programı’na kabul aldık. Şu anda farklı üniversiteler ve eğitim kurumlarıyla çalışmalar yapıyor, iletişime geçmeye çalışıyoruz.

 

Aynı kuşaktan olduğun birçok kişi vizeydi, finaldi, bütünlemelerdi derken senin attığın adımları atma cesareti gösteremiyor. Onlara nasıl bir mesaj vermek istersin?

Kesinlikle bütün mevzu adım atmak ve başarısız olmaktan korkmamakla ilgili! Herkes girişimci olsun, kendi şirketini kursun gibi bir baskı olmasına çok karşıyım ancak, herkesin farkındalığı yüksek bir girişimci bakış açısına sahip olabileceğine inanıyorum. Bu yüzden adım atmak için her şeyi tam öğrenmiş olmayı beklemeyin; tanışın, tanıştırın. Vaktinizi “zamanı gelecek” diye beklemekle değil; adım atarak, bazı şeyleri yaşarken öğrenerek geçirin. Açıkçası eğitim sistemi bizden hep başarılı olmamızı, insanlarla yarışmamızı ve tek başımıza güçlü kalmayı öğretti. Bu yüzden bu yarış modelinden kendimizi çıkarıp, tek başımıza bir şeyler yapamayacağımızı anlamamız gerekiyor. Hatta son günlerde ise uzun zamandır hayalini kurduğum Girişimcilik Vakfı Fellow Programı’na kabul aldım, gençlere inanan ve girişimciliği bir kariyer hedefi olarak görebilmemize her yönden destek olan çok az program var. Arya Kadın Yatırım Platformu’nun Gençlik Komitesi’ndeyim, orada da çeşitli projeler geliştiriyoruz hatta yakın zamanda da gençlerin katılabileceği bir Ideathon planlıyoruz, bu tarz şeyleri mutlaka sosyal medyadan duyuruyorum. Bu yüzden lütfen araştırın, beni mi alacaklar demeyin ve ısrarcı olun. Gerçekten cesur olduğumuz, kendimize inandığımız ve biraz da paylaşımcı olduğumuzda birçok kapı ardı ardına açılıyor.

 

Beni de Youtube veya Instagram’dan @elifdiyebiriningunlugu olarak bulabilirsiniz, sevgiler!

 

Röportaj: Özge Yağmur


Yorumları Göster
Yorumları Gizle