GeriKampüs Happy-Nes’ın mutluluk yolculuğuna kulak verin!
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Happy-Nes’ın mutluluk yolculuğuna kulak verin!

Happy-Nes’ın mutluluk yolculuğuna kulak verin!

Kitesurf antrenmanında oturup rüzgarı beklerken kulaklığına yaptığı tasarımla hayatında girişimcilik adına beklenmedik ama çok kuvvetli bir rüzgarı arkasına alıp Happy-nes markasını yaratan Nesli Karaso ile girişimcilik ve hayat hikayesini konuştuk.

Happy-Nes ismi geçince, “Aa o kulaklık şeysi mi?” diye karşılık alıyoruz. Bunu bir ürün kategorisi olarak adlandırabileceğimizi varsayarsak, kategorinin ilk temsilcisi olma özelliği taşıyorsunuz. Öncelikle adınızla anılan bu pazarı ne olarak tanımlıyorsunuz ve doğuş hikayenizi özetler misiniz?

Bırakın markanın isminde benim adım olmasını sokakta insanların kulağında happy-nes görmek bile beni havalara uçuruyor. Hem zaten Happy-nes artık kendi başına bir isim oldu. Artık ismin benden geldiğini sorgulayan bile olmuyor. Ama hikayenin doğuşuna gitmemiz gerekirse ben bu kulaklıkları kite surf dersi verdiğim zamanlarda sahilde rüzgar beklerken yapmıştım. Gören herkes çok beğeniyordu ve durmadan kendilerine de istiyorlardı. Yapması çok uzun zaman alıyor diye yapmaya pek yanaşmıyordum. Bir kez bir arkadaşıma yaparken Instagram’da paylaştım ve inanılmaz bir siparişle geri dönüş oldu. İlan (o zamandaki erkek arkadaşım ve şu anki ortağım ve kocam) hadi bunu işe çevir ve al adını da Happy-Nes koy dedi. Sen hep mutlu bir insansın markanın adı da bu olsun diyerek bir maceraya başlamış olduk. O zamana kadar dünyayı gezip kitesurf yapan biri olarak iş hayatına bir anda girmem zor oldu. Üretim, maliyet, takip, şirket derken ben de İlan’a teklif yaptım, “Gel bu işi beraber yapalım,” diye ve sonuç olarak ondaki iş vizyonu, bendeki yaratıcılıkla buralara geldik.

Hikayenizi dinleyince çok hoş bir serüven içinde, genellikle olumlu, mutlu bir hayalin gerçekleşme sürecine şahitlik ediyormuş gibi hissediyoruz. Ancak biliyoruz ki girişimcilik oldukça meşakkatli bir uğraş. Neydi çektiğiniz zorluklar?

Adımızda da olduğu gibi biz zorluklara bile mutlulukla karşılık veriyoruz çünkü en sonunda varacağımız nokta bizim mutluluğumuz için olacağından, varımız yoğumuzla gündüz gece durmaksızın çalıştık. Bir yerden sonra tek hayatımız Happy-nes olmuştu. Ama aldığımız yol bizi çok mutlu ediyordu. Karşımıza çıkan zorlukları anlatmayı nereden başlasam bilemiyorum bile. Öncelikle bugüne kadar elektronik ürünlerin kullanıcısı iken bir anda bunları üreten ve tasarlayan tarafa geçmiş olduğumuz için bu ürünleri tanımak, bunların ana toptancılarını araştırmak ve bunların üzerine nasıl tasarımlar yaparız ve nasıl bir iş modeli geliştiririz diye uzun süre kafa patlattık ve zaman harcadık. Bunun üzerine bir kulaklığın yapılışının 2 saat sürdüğü ve bunları güzel yapabilecek ve güvenilebilecek bir üretimi oluşturmak. İnternet sitesi, ürün fotoğrafları, marka kimliği, logo seçimi, satılacak güvenilir perakendelerin bulunması ve daha milyonlarca detay ve hala devam eden bir sürü açılım. Zorlu ama güzel bir süreç. O yüzden güzel yanlarından bahsetmek hep daha güzel. ☺

 

“GİRİŞİMCİLİK, ZORLU AMA GÜZEL BİR SÜREÇ. O YÜZDEN GÜZEL YANLARINDAN BAHSETMEK HEP DAHA GÜZEL. ☺”

Happy-Nes’ın mutluluk yolculuğuna kulak verin

Bu yolculuk çift olarak başlamış. Aynı iş yerinde çalışan eşler kendilerine ait zaman yaratamamaktan bahseder hep. Sizin açınızdan hem ortak hem eş olmak nasıl bir his ve avantaj/dezavantajları neler?

İşimizde çok güzel bir ayrım yaptığımızı düşünüyorum. Yukarıda da biraz bahsettim aslında; İlan iş tarafına, ben tasarım tarafına bakıyorum. İkimiz de kendi alanlarında çok iyiyiz, o yüzden herhangi bir tartışmamız ve birbirimizden sıkılmamız gibi durum olmuyor. Kendimize zaman ayıramamaya gelirsek; bazen yoğunluktan dolayı olmuyor değil ama o olayı da küçük kaçamaklar ve yurt dışı tatilleri ile kendimize unutturup güzel ödüllere çeviriyoruz.☺ Tropikal tatiller her zorluğu unutturuyor.☺

Girişimcilik bize hep çok şahsi bir hayali gerçekleştirip para kazanmaya çalışma fikri gibi gelir. Peki sizi aynı hayale ikna eden ve bir de bunu iş olarak benimsemenizi sağlayan motivasyon neydi? Hele ki halihazırda böyle bir Pazar yokken, “Kim alacak ya bunları?” demedi mi ikinizden biri?

Biz daha bu işe başlamadan çok ilgi görmüştük. Daha marka yokken dükkanlar bile satış için bizimle iletişime geçmişti. O yüzden böyle bir düşünce ikimizin aklından da hiç geçmedi. Biz tam tersi; çok hızlı bir şekilde, full motivasyon ile markalaşma yolunda ilerlemeye başlamıştık.

Girişimcilik heveslisi, kendi hayalleri peşinden koşmaya çalışan üniversiteli genç girişimci adaylarına neler önerirsiniz?

Maliyet çalışmalarını detaylı yapmaları çok önemli. Sonradan sürpriz bir şeylerin çıkmaması için bunun üzerine gidilmesini tavsiye ederiz. Doğru rakip analizi önemli, iç piyasada güvenilir satış noktalarının iyi araştırılması da büyük önem taşıyor.

 

Röportaj: Erkmen Özbıçakçı


Yorumları Göster
Yorumları Gizle