GeriKampüs Fırsatları iyi değerlendiren girişim: firsatbufirsat.com
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Fırsatları iyi değerlendiren girişim: firsatbufirsat.com

Fırsatları iyi değerlendiren girişim: firsatbufirsat.com

86. sayımızın Girişimcilik sayfasında Bilgisayar Programcılığı Bölümü’nden Silikon Vadisi’ne uzanan bir sürecin ardından memlekete dönüp, girişimcilik hayalini gerçekleştiren firsatbufirsat.com’un kurucusu Reyhan Çepik Arslan’la güzel bir sohbet gerçekleştirdik.

En başta sizden bahsedelim. Reyhan Çepik Arslan kimdir ve firsatbufirsat.com’a gelene kadar nasıl bir eğitim sürecinden geçmiş, nasıl bir hayat yolculuğunu geride bırakmıştır?

Hem lise hem de üniversitede Bilgisayar Programcılığı Bölümü’nde okudum. Mezun olduktan sonra bir süre yazılımcı olarak çalıştım. Sonrasında işin sadece kod kısmı ile uğraşmak yerine pazarlama kabiliyetlerimi geliştirebileceğim farklı işlerde çalıştım. Daha sonra teknoloji ve yazılım sektörünün merkezi olan Silikon Vadisi'ne gitmeye karar verdim. Silikon Vadisi'nde başta dil eğitiminin yanı sıra Stanford Üniversitesi'nde web pazarlama gibi konularda eğitimler aldım. Staj ve startup deneyimlerimin ardından 2010 yılında ortağım Oğuz Arslan ile Fırsat Bu Fırsat'ı kurduk.

 

Girişimcilik kararı da ciddi bir karar. Tercih ettiğiniz için mi mecbur kaldığınız için mi girişimcilik yoluna girdini? Her iki ihtimalde de girişimciliğin tercih edilir yanı nedir sizin açınızdan?

Ortağım Oğuz Arslan ile tanıştığımızda her ikimizin de bir gün kendi işini yapma ideali olduğunu gördük. İlk önce bir iki Facebook uygulaması deneyimimiz oldu. Daha sonra grup satın alma pazarı Amerika'da aşırı derecede ilgi görünce aynı ya da benzer modeli Türkiye'de yapmak istedik. Sanırım girişimcilik yoluna mecbur kalındığı için değil, tercih edildiği ve hatta gerçekten istenildiği için girilir.

 

“Fırsat Bu Fırsat'ı hizmet sektörünün pazar yeri olarak düşünebilirsiniz. Sinemadan tiyatroya, konserden tema parklara, turlardan otellere, yemekten güzelliğe yüzlerce işletmenin binlerce hizmetini Fırsat Bu Fırsat üzerinde bulabilirsiniz.”

 

Aslında firsatbufirsat.com’u görür görmez, muadilleri geliyor insanın aklına. Pazarda bu tip rakiplerin olması bir çekince kaynağı olmadı mı ve firsatbufirsat.com’u rakiplerinden farklı kılan özellikleri neler?

Pazarda bu kadar rekabetin olmasından çekinmek bir yana bu rekabeti her zaman avantajımıza kullandık. Amerika'da bu model deyim yerindeyse patlayınca, Türkiye'de büyük gruplar dahil herkes bu modeli birebir kopyaladı ve birbirleri ile rekabet eder konuma geldiler. Biz ise pazardaki tüm oyuncular ile iş ortaklığı yapabileceğimiz bir model geliştirdik. Böylece tüm bu oyuncular bizim rakibimiz olmak yerine müşterimiz oldular. Oyuncular birer birer pazarı terk etmeye başladı. Rekabetin azaldığı noktada da modelimizi onların modeline pivot edip rekabetin güçlü bir parçası olduk. Ondan sonraki süreçte de yine pazardaki oyuncuların aksine Foursquare iş ortaklığı, Samsung Türkiye ile beraber geliştirdiğimiz Galaxy Fırsatları vb. birçok yenilik ve farklılık yaptık. Şu anda pazarın lideri konumuna geldik. Son 3 yıldır da ciromuzu %100'ün üzerinde arttırarak büyümeye devam ediyoruz.

 

Firsatbufirsat.com’da yemekten güzelliğe birçok kategoriye rastladık. Başka ne tür kategoriler var ve en çok hangi kategoriler tercih ediliyor.  

Fırsat Bu Fırsat'ı hizmet sektörünün pazar yeri olarak düşünebilirsiniz. Sinemadan tiyatroya, konserden tema parklara, turlardan otellere, yemekten güzelliğe yüzlerce işletmenin binlerce hizmetini Fırsat Bu Fırsat üzerinde bulabilirsiniz. Çeşitlilik bu kadar fazla olunca ilgi çeken kategoriler de aylara göre değişkenlik gösteriyor. Kışın sinema ve kayak turları ilgi çekerken, yazın plajlar ve tatil otelleri ön plana çıkıyor. Örneğin kahvaltı ve güzellik her mevsim ilgi görüyor. Ramazan ayında ise açık ara iftar fırsatları başı çekiyor.

 

Girişimcilik heveslisi üniversiteli gençlere, bu yollardan geçmiş ve zorluklarla yüzleşmiş biri olarak neler önerirsiniz?

Mümkünse girişimcilik macerasına atılmadan önce birkaç farklı girişimde çalışıp olabildiğince çok tecrübe kazansınlar. Bu sayede kendi girişimlerini yaparken yapacakları hataları nispeten aza indirmiş olurlar. Girişimcilik çok uzun bir yol, bu yolda yanlarına mutlaka kendilerini tamamlayan ve iyi anlaşabildikleri bir yol arkadaşı alsınlar. Bunun yanında mutlaka içinde bulunmaktan zevk aldıkları bir pazarda, yapmaktan keyif alacakları bir iş yapsınlar. Globalleşen dünyada yabancı dil, özellikle İngilizce, girişimci olsanız da olmasanız da artık bir zaruret. O yüzden yabancı dillerini olabildiğince çabuk geliştirsinler.

 

Röportaj: Erkmen Özbıçakçı


Yorumları Göster
Yorumları Gizle