GeriKampüs Ersay Üner: “Bu coğrafyada, bu müzisyenlerle çalıştığım için kendimi şanslı hissediyorum.”
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Ersay Üner: “Bu coğrafyada, bu müzisyenlerle çalıştığım için kendimi şanslı hissediyorum.”

Ersay Üner: “Bu coğrafyada, bu müzisyenlerle çalıştığım için kendimi şanslı hissediyorum.”

77. sayımızın İlham sayfasında, son dönemde pop müziğin en çok öne çıkan bestecilerinden ve şarkıcılarından birisini, Ersay Üner’i konuk ediyoruz. Müzisyenlik kariyerindeki dönemeçler, hit şarkı nedir, nasıl yapılır ve daha fazlası bu söyleşide.

Müzikle ilişkin, seni tanımaya başladığımız dönemin çok daha öncesine denk geliyor. Aslında o ilk fark ediş anını merak ediyoruz, nasıl keşfedildi, keşfettin müziğe olan yatkınlığını?

Müziğe olan yatkınlığımı çok küçük yaşlarda fark ettim. Babam eve müzik enstrümanları getirmeye başladı ve bütün vaktimi onlarla geçirmeye başladığım zaman yatkınlığımı gördüm. O zamandan beri müziği seçtim.

 

Bestelerinle, senden daha önce tanıştık aslında. Peki ilk besteni ve varsa hikayesini hatırlıyor musun?

İlk şarkım, aslında tamamen sözü müziği bana ait olan ‘’Masallar Bitti mi?’’ adındaki bir şarkıydı. 19 yaşındaydım ve askerde yazdım. Hikayesi de çok enteresandır ki, ölümü anlatıyor. Betül Demir okumuştu. Ben de okumayı düşünüyorum ilerleyen zamanlarda.

 

Birçok besteni ülkenin önemli şarkıcıları seslendirdi. Aslında en sevdiğin besten, şarkın hangisi sorusu pek de cevabı mümkün olmayan bir sorudur diye tahmin ediyoruz. Bizim asıl merak ettiğimiz; beste ve yorumcu uyumu açısından hangi şarkı ve besten en çok içine sinendi, neden?

Hepsi içime sinen şarkılardı, içime sinmeyen hiçbir şarkıyı çıkarmamışımdır.

 

Sen müziği bulduktan sonra peşinden gitmişsin. Ama üniversiteler, yapmak istediğini bulamamış ya da bulup da ne yazık ki bambaşka fakültelerde eğitim gören insanlarla dolu. Senin tercihini netleştiren şey neydi ve sence bunca genç neden senin gittiğin yoldan gitmiyor, gidemiyor?

Benim gittiğim yol, benim seçmiş olduğum bir yol değildi. Benim içine girdiğim ve içinde kendimi bulduğum bir yoldu. Üniversite ve okul tarafını da seçebilirdim ama ben bu tarafta ilerledim. Eğer okul ile birlikte olsaydı farklı bir kariyer yapabilirdim. Arkadaşlarımın yaşadığı şeyler bence piyasadan biraz uzak durmaları ile alakalı. Okulla, müzikle haşır neşir olurken bir taraftan da piyasa ile irtibatta olmaları gerekiyor. Tecrübe de edinmeleri gerekiyor. Zaten bu ikisini bir arada yapabilenler aradan sıyrılabiliyor.

 

Tatlım Tatlım’la tabiri caizse patlama yaptın. Şarkının bir hikayesi var mı, yazdığında bu kadar öne çıkacağını tahmin etmiş miydin?

Tatlım Tatlım aslında bir soundtrack. Haybeden Gerçeküstü Aşk filminin betimlemesi, yani hikayenin küçültülmüş hali. Beklediğimizin çok üstünde bir tepkiyle karşılaştık. Harikaydı diyebilirim.

 

İki Aşk da son işin. O nasıl bir çalışma oldu, kliplendirme süreci nasıl gelişti. Hande Doğandemir’le birlikte geçtiniz kameranın karşısına ve o da ilk defa bir klipte rol aldı…

İki Aşık aslında benim, kendim için ve kendime özgü ne yapmam lazım, derken kendi müziğimi bulduğum bir şarkı. Çok hızlı gelişti her şey. 3-4 ay içerisinde oldu. Mix&mastering Amerika’da yapıldı. Düzenlemesini ben yaptım. Klibi Murat Joker çekti. Sevgili Büşra’nın da çok büyük katkıları var tabii. Hande ise şarkıyı duyduğunda çok sevmişti. Klip teklifini götürdüğümüz zaman da aynı sevinç vardı kendisinde. Hemen geri dönüş yaptı ve “Ben de bu işin içerisinde yer almak istiyorum,” dedi. Çok da uyumlu olduk, iyi ki geldi. İki Aşık bir anda, hızlıca, heyecanla gelişen ve izlediğimizde iyi ki yaptık dediğimiz bir iş oldu.

 

“Türkiye’de müzik üretmek, satmaktan çok daha zor gerçekten. Müzisyen arkadaşlarımız çok zor şartlar altında çalışıyorlar. Ve bence problemlerin tümü sistemsizlikten kaynaklanıyor.”

Ersay Üner: “Bu coğrafyada, bu müzisyenlerle çalıştığım için kendimi şanslı hissediyorum.”

 

İstanbul’a geliş ve uzun süre sektörde birçok farklı sahneyi deneyimleme fırsatı da buldun. Sektörün pek de görünmeyen ama emek yoğun alanları ve oralardaki müzik emekçileri hakkında neler söylemek istersin?

Türkiye’de müzik üretmek, satmaktan çok daha zor gerçekten. Müzisyen arkadaşlarımız çok zor şartlar altında çalışıyorlar. Ve bence problemlerin tümü sistemsizlikten kaynaklanıyor. Kendilerini gösterme ve kendi müziklerini anlatma imkanları biraz zor. Genelde yapılan müziği çalma üzerine çalışma gösteriyorlar. Ama Türkiye inanılmaz iyi, dünya çapında müzisyenler yetiştiriyor. Yetenekli müzisyenlerimiz var ve bu konuda çok zenginiz. Müzisyenlerimiz aynı zamanda çok da çalışkanlar. Hepsi çok özverili ve duygulu insanlar. Bu coğrafyada, bu müzisyenlerle çalıştığım için kendimi şanslı hissediyorum. Şartların günden güne daha da iyiye gideceğini düşünüyorum.

 

Sosyal medya da müzik endüstrisi açısından gittikçe daha da önemli bir pozisyona yerleşiyor. Birçok yetenek kendine bir çıkış fırsatı yakalayabiliyor. Senin sosyal medya ile ilişkin ne alemde ve dijitalleşmenin müzik üretimine etkisi hakkında fikirlerin neler?

Dijitalleşme müzik üretim sürecini hızlandırıyor ve sirkülasyon sağlıyor. Artık şarkılar daha hızlı tüketiliyor. Bununla birlikte daha farklı, daha yeni şeyler duymamıza da imkan sağlıyor. Sosyal medyanın kullanımının artması ile artık insanlara bir şeyleri çok daha kolay ulaştırabiliyoruz. Sosyal medya doğru kullanıldığında büyük ve pozitif bir etkisi var fakat benim sosyal medya ile ilişkim asosyal bir ilişki. Telefonla ilişkim olmadığı için aslında sosyal medya ile ilişkim bu şekilde. Tabii ki kontrol ediyorum, giriyorum, bakıyorum, ilgileniyorum elimden geldiği kadar; ama çok da elimin, kolumun bir parçası halinde değil. Onsuz yapamam durumu bende yok.

 

Elbette bir de “tık” meselesi var. Senin açından ne ifade ediyor “tık” ve sence bir şarkının değerini/kalitesini belirleyen temel ölçütler nelerdir?

Tık tabii ki önemli. Tık da sonuçta izlenmek, beğenmek, merak edilmek anlamına geliyor. Ama tamamını buna bağlamamız gerektiği anlamına gelmiyor. Her şey tıklarla belirlenmiyor. Benim baz aldığım şeyler ilk önce 1-2 ay içerisinde şarkıyı her yerde duyarabilmek. Yolda, dışarıda, arabada her yerde ve sosyal medyada çok paylaşılıyorsa ve belirli bir süre geçtikten sonra hala sürekli dinleniyorsa bence o şarkı hit olmuş bir şarkıdır.

 

Ersay Üner’in play listinin Top 10’unda kimler var?

 

  • Buray
  • Gökhan Türkmen
  • Simge
  • Derya Uluğ
  • Aleyna Tilki
  • Tarkan
  • Sezen Aksu
  • Hüsnü Şenlendirici
  • Taksim Trio
  • Deeperise

 

 

Röportaj: Erkmen Özbıçakçı


Yorumları Göster
Yorumları Gizle