GeriKampüs Dünyayı 'yürüyerek' keşfediyor... Dicle Doğan: Hayalime ortak ol
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Dünyayı 'yürüyerek' keşfediyor... Dicle Doğan: Hayalime ortak ol

Dünyayı 'yürüyerek' keşfediyor... Dicle Doğan: Hayalime ortak ol

Dünyayı yürüyerek keşfe çıkma cesareti gösteren, hepimize ilham verecek bir hikâyenin kahramanıyla buluşturmak isteriz sizi. Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Devlet Konservatuvarı yüksek lisans öğrencisi, performans sanatçısı, koreograf ve aynı zamanda ‘hareket amiri’ olan Dicle Doğan’ı bir de kendisinden dinleyelim.

Öncelikle seni tanımak isteriz. Kimdir Dicle Doğan?

 

Ben Dicle Doğan. 30 yaşındayım Büyükada'da köpeğim Chloe ve kedim Tufi ile yaşıyorum. Bağımsız koreograf ve performans sanatçısıyım. Mimar Sinan Gsü Devlet Konservatuvarı'nda yüksek lisans eğitimime devam ediyorum.

 

Herkes yola çıkmak ister, birçok kişi aklından geçirir ama cesaret edebilen çok azdır. Senin itici gücün neydi?

 

Bazen aradıklarımıza cevabı köklendiğimiz alanlarda bulmak çok zor oluyor. Güvenli bulduğumuz alanlardan çıkmamız gerektiğini ara sıra kendimize hatırlatmamız gerektiğine inanıyorum. 2015 yılında ben de herkes gibi böyle bir süreç yaşıyordum. Hayatla ilgili arayışlarım vardı. Kendimi keşfetmeye ihtiyacım vardı. Ben de bu arayışları yürüyerek bulmayı deneyimledim :)


Dünyayı yürüyerek keşfediyor... Dicle Doğan: Hayalime ortak ol

 

Yalnız yola çıkıyorsun ve programsız hareket etmeyi tercih ediyorsun. Yürümek de senin için oldukça önemli. Tüm bunlar sana neler katıyor?

 

Yürüyerek seyahat ederken programsız olamıyorsun. Belki de hayatımda en programlı davrandığım ve disiplinli olduğum yaşam alanım yürüyerek seyahatlerim :) Çünkü işini şansa bırakman bir sonraki adımın için kabusa dönebilir. Yürüyerek seyahat programsız değil ama zamansız bir eylem. Zamanla bütün ilişkini kaybediyorsun ve benim için en gizemli şey de bu. Hangi gün hangi saat hangi kasaba hangi köy… Çoğu zaman hiçbir fikrin olmuyor. Sanırım hayran olduğum bir yerde bir kaç saat ya da bir kaç gün fazla kalabilecek olmam tek programsızlığım. Ben mesafe kavramını öğrendim bu sayede. Sevdiğim şeylere tutunmamayı, hayran kaldığın her neyse onu orada bırakmayı öğrendim. Meselenin özünün her zaman kendim olduğunu öğrendim. Kendini çözmediğin bir dünyada empatiyi konuşamayız. Empati yoksa sevgi de yoktur. Kendimizi sevmediğimiz bir dünyada aşkı nasıl bulalım :)

 

Rotanı belirlerken nelere dikkat ediyorsun?

 

Ben bu zamana kadar hep hac yollarında yürümeyi tercih ettim. Hem biraz daha organize oluşu beni rahatlatıyor. İşte benim programsızlığım böyle bir yerde gizli :) itiraf ediyorum ben harita kullanmayı bilmiyorum. Öğrenmeyi de istediğimi sanmıyorum :) Bu sebeple kaybolduğumda çok büyük riskler yaşamayacağım yolları tercih ediyorum. Çok insanla karşılaşmayacağım yolları seçiyorum.

Dünyayı yürüyerek keşfediyor... Dicle Doğan: Hayalime ortak ol

Peki, yolda yaşadığın en unutulmaz deneyim neydi?

 

Bu soruyu yanıtlamakta hep zorlanıyorum :) Çünkü her bir hikaye bana başka güzellikte geliyor. 

Fransa'da bir kez yanlışlıkla 20 km yürüyüp başladığım noktada kendimi bulmuştum :) Benim gibi yürüyen 60 yaşındaki İsviçreli arkadaşım bir gün yolda kaybolduğu için bana sarılarak hıçkıra hıçkıra ağlamıştı asla unutamıyorum. İlk yürüyerek seyahatimi tamamladığımda hayatımda ilk kez ilk görüşte aşık olmuştum. Değişik ve acı dolu bir hikayeydi :) 

 

Sanırım hiçbir anımı unutamıyorum…

 

Bir web siten ve hatta gezi bloğun var. Sosyal medya kanallarını da aktif olarak kullanıyorsun. Yazdığın herhangi bir yazıyla ulaştığın insanlarla nasıl bir bağ kuruyorsun?

 

Bu çok değişik bir duygu benim için. Ben insan ilişkilerinden hep kaçan biriyim ya da biriydim :) Kapandığım ve kimseyle diyalog kurmadığım zamanları hep yaratırım. Kendimizi konuşmak, hep kendimizi konuşmak niyedir diye düşünüp olduğum yerlerden kaçarım genelde. Kaçmasam da bir köşede otururum ve baya görünmez olmayı başarırım :) Hayatımda ilk kez insanlarla iletişimi yazılarımla kurmaya başladım. Yazdığım şeylere geri dönüşler, sorular gelmeye başladı. Ve ben iletişimin benim için ne kadar kıymetli bir araç olduğunu fark ettim. Ve sonra fark ettim ki ben sadece sahte iletişimi sevmiyorum. Bir sanatçı olarak derdim hep buydu.

Dünyayı yürüyerek keşfediyor... Dicle Doğan: Hayalime ortak ol

 

Geçtiğimiz günlerde sosyal medya hesabından #hayalimeortakol #hayalimedestekol etiketleri ile hayaline bir adım daha yaklaşmak için destek istedin. Geri dönüşler nasıldı?  Bu desteklerle yapmak istediklerini bir de senden dinleyelim.

 

Bu çağrıyı yaptığımda geri dönüşünün bu olacağını hayal etmiş miydim diye sorarsan asla etmemiştim :) Uzun bir süre algılayamadım da... Benim bir hayalim var ve insanlar zamanlarını, desteklerini bana ayırıyorlar. Minnettarım. Başka ne denir ki… 

 

Son üç yıldır bu hayattan dilediğim tek şey yürüyerek dünya turu hayalimi gerçekleştirebilmek. Beş yıl sürmesini planlıyorum bu yürüyüşün. Ve yaşadığım hayat koşullarında desteksiz sürdürebilmemin imkanı yok gibi görünüyor. Üç yıldır kendi imkanlarımla ancak iki ay kadar sürebilecek yürüyüşler gerçekleştirebiliyorum. Bu sebeple #hayalimeortakol #hayalimedestekol çağrısında bulundum. Hayalimin görünür olmasına ihtiyacım vardı ama başarılı olamıyordum bir türlü. Henüz aradığım desteği bulabilmiş değilim ama herkes sayesinde desteği aramak için güzel bir motivasyonum var artık. Kendimizi birinin hikayesine yerleştirebilmenin mucizesini yaşıyorum :)

 

İlham veren hikayeni ve deneyimlerini bizimle paylaştığın için çok teşekkür ederiz. Son olarak üniversite öğrencilerine ‘yola çıkmak’ konusundaki tavsiyelerin neler?

 

Bence 20'li yaşların başları dünyada her şeyi deneyimlemek için sonsuz özgürlüğe sahip olunan bir yaş. Öğrencilerime de hep bunu söylüyorum. Denemek, kaybetmek ve her kayboluşta yeni bir ben bulabilmek için cesur hissetmeye ihtiyacınız yok. Yaşınız cesaret yaşı. Yola çıkın, tanışın, izleyin, keşfedin ve hep varolun. Kendimizi var etmenin yolu bilginin cehaletinden gelir. Fikirsiz olabilmek özgürlüktür ama fikirsiz olabilmek için bilmek gerekir. Sistemi reddetmek için sistemi tanımalıyız. O yüzden her şeyi öğrenmeye çalışın. Öğrenmenin tek yolu da deneyimlemektir. Ezberlemek değil.

 

Çok teşekkürler.

 

Röportaj: Özge Yağmur


Yorumları Göster
Yorumları Gizle