GeriKampüs Bu şalların hikayesine kulak verin: el deseo
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Bu şalların hikayesine kulak verin: el deseo

Bu şalların hikayesine kulak verin: el deseo

73. sayımızın Girişimcilik sayfasına şiirleri şallara, fularlara, eşarp ve mendillere taşıyan bir girişimcilik hikayesini taşıyoruz. El deseo ve yaratıcısı Elif Ulun ile şair ruhlu bir girişimcilik röportajı gerçekleştirdik.

Senin girişimin ticari bir hedefle yola çıkılan bir işten ziyade şiirlerle, şairle kurulmuş bir gönül birliği üzerinden şekillenmiş gibi hissettirdi bize. Hislerimiz doğru mu, senin fikri buluş ve ikna oluş hikayen nasıl başlayıp gelişti?

Şiir ve edebiyatın benim tutkum olduğunu, Füruğ, Ahmatova, Lorca, Hughes ve daha nicelerinin hayatımın birçok dönüm noktasında büyük rol oynadıklarını inkâr edemem. Bu hayatta nice güzellikler bana o şiirlerdeki mısralarla geldi ve en nihayetinde bu gönül bağı el deseo’ya ilham oldu. Böylece el deseo insanların ilham aldıkları, tutku duydukları güzellikleri hayatlarına, tarzlarına yansıtma motivasyonuyla doğdu. Ben (kendim dahil) birçok insanın sahip oldukları eşyalara anlamlar yüklediğini fark ettim. Artık birine hediye alırken bile maddi değerinden çok bıraktığı izi, verdiği mesajı önemsiyoruz. Öte yandan yaygın modanın sonucu olarak tek tipleşmeye doğru gittiğimiz bir ortamda hem şık olmak hem de kendimizi ifade etmek ve farklılaşmak istiyoruz. Bu noktada el deseo aslında ipek şallar/aksesuarlarla hem kaliteli bir şıklık sunuyor hem de tasarımları ve hikayesiyle bu şıklığı özgünleştiriyor.

Bu şalların hikayesine kulak verin: el deseo

Şimdi işin bileşeni ipek, sulu boya, şiir ve esinlenme… İpek ve sulu boyadan eşarp, şiir ve esinlenmeden hikâye doğup birleşiyor. Bu malzeme seçimleri neye göre şekillendi, bu şiir tercihleri ve esinlenen zihin kime ait?

İlk koleksiyonumuzda bize ilham veren şairlere baktığımızda her birinin ayrı bir coğrafyadan geldiğini ve bambaşka hayat hikayelerine sahip olduğunu görüyoruz. Tüm şiirlerin elbette bir hikayesi var, şairlerinin hayatlarından da izler taşıyan. Bir de aslında şiirlerin okuyanın zihninde canlandırdığı bir resim var. Şiir hikayeleri koleksiyonumuzda biz bu şiirlerin zihnimizde canlandırdığı resmi hikayeleştirdik ve sonra o hikâyeyi resmettik. Şiirler hikayeleri suluboya çizimlere ve çizimler de ipek aksesuarlara dönüştü. Tasarımlarımızda birçok zihnin izi var. Bu tasarımları özellikle ipek aksesuarlarda kullanmak istedik çünkü bu mesajı en iyi onların taşıyabileceğine inandık. İpek şal, eşarp, mendil geçmişten bugüne hep şıklığın tamamlayıcısı ve zarafetin temsili olmuştur. Öte yandan eskiden flört edilirken ipek mendilin düşürülmesi, boynundan çıkan fuların hediye edilmesi bu estetik aksesuarlara zaten derin anlamlar yüklendiğini gösteriyor. Biz de kadınlar için şal, fular, eşarp erkekler içinse ipek mendil üzerine çalışarak şıklığın tamamlayıcısı olan giyilebilir sanat ürünleri üretmeye başladık.

Bu şalların hikayesine kulak verin: el deseo

"UMUYORUM Kİ, ŞİİR HİKAYELERİ KOLEKSİYONU’MUZ SAYESİNDE ŞİİRİ TOZLU RAFLARDAN İNDİRİP GÜNLÜK MODAMIZIN BİR PARÇASI HALİNE GETİREBİLİRİZ."

Sanat, edebiyat, şiir pek de ticari meselelerle yan yana getirilmeyen belki de getirilmesinden imtina edilen şeyler olmuştur. Sen bu tip bir olumsuz algıdan çekinmedin mi, şiir sevginle girişimcilik hevesini nasıl ortaklaştırdın?

el deseo şık tasarımlarla son derece kaliteli, lüks ipek aksesuarlar üretiyor. Biz aslında yarattığımız ürünle beraber aldığımız ilhamı ve ürünlerin ortaya çıkış hikayesini de paylaşıyoruz. Kullanıcılarımız hem ürüne hem de hikayesine sahip olmuş oluyor. Umuyorum ki, Şiir Hikayeleri Koleksiyonu’muz sayesinde şiiri tozlu raflardan indirip günlük modamızın bir parçası haline getirebiliriz. Ahmatova’nın “Son Karşılaşmanın Şarkısı” şiirini hiç okumamış biri el deseo ile bu şiiri giyebiliyor. Bu anlamda ben bir değer kattığımıza inanıyorum.

Eşarpların desenleri Louis Aragon, Anna Ahmadova, Füruğ Ferruhzad, Federico Garcia Lorca gibi dünyaca ünlü şairlerin şiirlerinden hareketle şekilleniyor. Peki ülkemizin (dünyaca ünlü olsun olmasın) şairlerinden şiirleri de eşarplara taşıma fikri var mı? Bu seçimler neye göre yapılıyor?

Tabii ki var. Koleksiyonumuzda bir Türk şairden ilham aldığımız bir tasarım üzerine de çalıştık ama sanırım insan en iyi bildiği, en ait hissettiği dizeleri anlatırken daha çok zorlanıyor. Bir türlü içimize sinmedi o tasarım ve ilk üretime yetiştiremedik maalesef, hala üzerine çalışıyoruz. Çok yakında Türk şairlerden de izler göreceğiz. Bu tasarımlar çıkarken gerçekten çokça okuyor, çokça yazıyor ve çiziyoruz. Biz süreçten çok keyif alıyoruz. Ancak sürecin sonunda hem istediğimiz ilhamı yansıtan hem de rengiyle, deseniyle giyilebilecek kaliteli bir ürünün çıkmasını önemsiyoruz.

Bu şalların hikayesine kulak verin: el deseo

Girişimcilik daima seninki gibi özel ilgi alanlarına göre şekillenmiyor. Sadece iyi bir fikri, gönül bağı olmaksızın paraya dönüştürmek de seçilen yaygın bir yöntem. Sen genç girişimcilere kendi tecrübenden de hareketle neler önerirsin?

Girişimcilikte herkesin motivasyonun farklı olduğuna inanıyorum. Tek bir yol yok, herkesin hikayesi çok farklı. İnsan ne zaman “girişimci” oluyor o da hassas bir çizgi, o nedenle büyük laflar etmek istemiyorum. Doğru zaman ve ortamda doğru ilham veya aksiyonla fikirler girişimlere dönüşüyor. Bunun için de sizi geliştiren bir ortamda olmanız çok önemli. Ben mesela Girişimcilik Vakfı’nda muhteşem bir ekiple çalışıyorum ve içinde bulunduğumuz ekosistemde beni besleyen, destekleyen çok değerli insanlar var. el deseo’nun tüm tasarımlarında o insanların da renkleri var. Girişimcilik Vakfı’nda çalışmaya başladıktan sonra birçok farklı girişimcinin hikayesini dinleme şansım oldu. Bu hikayelerden aldığım ilhamla ben de kendi hikayemi bir ürüne dönüştürme cesareti buldum. Hikayelere kulak vermek lazım çünkü gün gelir bir hikâyeden bin hikâye çıkar!

 

Röportaj: Erkmen Özbıçakçı


Yorumları Göster
Yorumları Gizle