« Hürriyet.com.tr

Kalkan civarında kaçışlar ve tırmanışlar

Hürriyet Haber
X
Kalkan’ın sıcağından en yakın kaçış, 8 km. mesafedeki İslamlar Köyü. Kalkan’dan kuzeye giden yol, deprem sonrasında yapılan Akbel afet evlerinden geçerek, Fethiye-Patara kavşağına varır. Buradan sağa ayrılan yol, zeytinliklerden, çam ormanlarından ve bağların içinden ilerler ve çağlayan suların aktığı, yeşillikler içindeki İslamlar Köyü’ne ulaşır. Zamanında suyla çalışan un değirmenlerinin oldukça fazla olduğu ve Türklerle Rumlar’ın birlikte yaşadığı köyün eski adı, ‘nehirler’ anlamına gelen Bodamya. Bugüne kalan iki değirmenden biri, köy kahvesinin yanında ve hálá kullanılıyor. Yakın bir tarihe kadar bağcılık ve zeytincilikle geçinen köyün yeni gelir kaynağı turizm. Turizmin başlamasıyla birlikte yöre halkı restoranlar açmış ve kendi alabalık çiftliklerini kurmuşlar. Serinlemek için köye gelen yerli ve yabancı turistlerin favorisi, köylülerin kendi yapıkları ve tereyağında kızartılmış olarak servis ettikleri keçi peyniri. Asmaların altındaki restoranlarda ayrıca farklı şekillerde pişirilen alabalık da yemek mümkün. İslamlar’da ev pansiyonculuğunun gelişmekte olduğu da göze çarpıyor. Burada sadece yabancılara kiralanan taş evler var. İslamlar Köyü’nden, bir başka serin yerleşim olan Bezirgan Yaylası’na geçmek mümkün. Köyden kuzeye doğru devam ederek, 4 km. sonra Kalkan-Elmalı yoluna çıkılır. Buradan Kalkan yönüne dönüp, 1 km. ilerledikten sonra, Toroslarla çevrili ovanın ortasındaki Bezirgan Köyü’ne varılır. Buraya, Kalkan girişindeki Elmalı sapağından da gitmek mümkün ve uzaklık 17 km. GÖMBE’DEN, YEŞİL GÖL’ESONRA AKDAĞ TEPESİNEAkdağ’a (3024 metre) gezi ya da tırmanışlar için en kolay ulaşılabilen üs, Kalkan’a 67 km mesafede, Elmalı yolu üzerindeki küçük kasaba Gömbe. Buradan Gömbe Yaylası’ndaki Yeşil Göl ve Uçarsu Şelalesi’ne gitmek de zor değil. Kalkan’dan Elmalı yönünde, sedir ve çam ormanlarından geçen yol sola kıvrılarak baraj setinin üzerinden Gömbe kasabasına varır. Yaylaya çıkmadan önce, eti meşhur Osmanlı Restaurant’a (Uçarsu yolu No:18, 0242 831 50 80) tandır ısmarlayın. Yayla etleri leziz, fiyatlar uygun; 1,5 saat önceden sipariş vermeniz gerek. Gömbe’den yaylaya çıkmak için, 3 km. asfaltta, 4 km. de stabilize yolda ilerlemelisiniz. Göl ve şelale tabelalarını gördüğünüz yerde aracınızı park edip, Gömbe Ovası manzarası eşliğinde 20 dakikalık zor olmayan bir yürüyüşle göle, buradan 25 dakikalık bir yürüyüşle de şelaleye varacaksınız. 1850 metre yükseklikteki Yeşil Göl, büyük bir kısmı kurak ve taşlık olan Akdağ’ın kurumayan tek gölü. Etrafını yabani çiçeklerin sardığı nisan ve haziran ayları en güzel zamanı. Akdağ’a çıkacaksanız, gölün güney kıyısı kamp yapmaya uygun. Likya bölgesinin, yazın kurumayan bu yegáne dağ gölünden Akdağ’a tırmanış yaklaşık üç saatinizi alır. Gölden yola çıkıp devam edince, önce sesini duyar ardından da 2300 metre yükseklikte, 40 metreden dökülen Uçarsu Şelalesi’ni görürsünüz. Dönüş yolunuz için, şişelerinizi Akdağ’ın zirvelerinden gelen kar suyuyla doldurun. Gömbe’de konaklama gereği duyarsanız, Paşa Pansiyon (0242 831 52 08) ve Pınar Pansiyon (0242 831 52 09) en iyi seçenekler.BEYAZ KUMSALLI PATARA PLAJIKalkan’dan Fethiye yönüne giderken 13 km sonra sola ayrılan sapağa sapınca 2 km sonra Patara’ya varılıyor. Likya’nın ana limanı Patara, bugün Caretta Caretta kaplumbağaların önemli bir üreme alanı olan 18 km.’lik, Akdeniz’in en uzun, beyaz kumsalıyla popüler. Patara antik kenti, 2 bin yıldır, bu kumların altında yatıyor. Kilometrelerce, bembeyaz uzanan Patara Plajı’na (Yazın 07.30- 19.00, Ekim-Nisan 08.00- 17.30 arasında açık) tedbirli gitmenizde yarar var çünkü buradaki tek işletmenin şemsiye, şezlong, yiyecek ve içecek fiyatları dudak uçuklatacak kadar yüksek. Patara Plajı’nın en çarpıcı özelliklerinden biri, Akdeniz kıyılarının başka hiçbir yerinde rastlanmayan boyutta kumullara sahip olması. Kumulların üzeri, Patara’ya gelen turistlerin kaçırmadığı bir günbatımı noktası. Bu özellikli kumullar ve plajın Caretta Caretta kaplumbağaların üreme alanı olması nedeniyle, bölge Özel Çevre Koruma Alanı olarak belirlenmiş. Patara’nın yanı sıra, Fethiye- Kalkan arasında uzanan bereketli Xanthos Vadisi’nin yerleşimleri arasında bulunan Xanthos ve Letoon, Kalkan’dan yapılacak günübirlik gezilerle görülebilir. ALIŞVERİŞZaman içinde geçirdiği değişime rağmen, Kalkan’ın hálá hoş dar sokakları ve tipik bir çarşısı var. Çarşıda, takı, cam, seramik ve kumaş üzerine özgün tasarımlar bulmak mümkün. Bunların çoğu, Yalıboyu Mahallesi, Hasan Altan Caddesi üzerinde. Kent plancısı çift, Hülya Kalender ile Seyed Mortazavi’nin tasarımlarını, rengarenk ve eğlenceli dükkanları Mina Art’ta (No:30/ A, 0242 844 10 02) bulacaksınız. Stilize edilmiş motiflerden ahşap baskılı tişörtler, patates baskısı Amerikan bezi çantalar, suluboya resimler, orijinal kitap ayraçları, kartpostallar, taş ve ahşap boyamalar... Çarşı’nın klasikleşmiş isimlerinden Köseleci’de (No:26, 0242 844 31 85), özel gümüş ve deri takılar, doğal, kurutulmuş çiçek ve bitkilerle süslenmiş el aynaları, özgün boncuk takılar, Kalkan resimleri ve Türkiye ve dünyanın uzak köşelerinden çeşit çeşit el işi hediyelikler var. Ankaralı derici Öztan ve eşi Selda, genç, samimi bir çift. Onlar kadar dükkanın karakterini belirleyen bir başka unsur da, kedileri... Kediler, adeta dükkanın esas sahipleri gibi etrafta dolaşıyor, takıların üzerine sere serpe uzanıyorlar. Öztan, yakın bir zamanda yeniden, sipariş üzerine Roma sandaletlerinden yapmaya başlayacak. Kalkan’ın en hoş dükkanlarından biri de, sizi kokuların dünyasına buyur eden Aromaoasis (No:10, 0242 844 27 15). Kendisine uygun doğal krem bulamayınca, çareyi kendi dükkanını açmakta bulan Gerdi Buchner, hemen hepsi ihraç edilen, Türkiye’nin en iyi uçucu yağlarını bir araya toplayarak, bunlarla ihtiyaca ve siparişe göre kremler yapmaya başlamış. Gerdi’nin anlattığına göre, Avrupa’daki ünlü firmalar, bu yağları Türkiye’den alıyorlar. Bunların arasında, Julia Roberts’ın da kremlerini aldığı Dr. Hauschka var. Çeşitli rahatsızlıklara da iyi gelen yağlar hakkında Gerdi’den aydınlatıcı bilgiler alabilirsiniz. Özgün takı tasarımları Kayra’da (No:53/A, 0242 844 29 84).MOLADenizden bin metre yukarıda, Akdeniz’in sahile en yakın yaylası olan Bezirgan’ın köy meydanındaki, odun ocaklı Dervish kahvesinde oturup, ağaçların gölgesinde, taze kekik çayı içmelisiniz. Toroslar’ın çevrelediği Bezirgan, bir zamanlar atlarıyla ünlüymüş. 400 haneli yaylanın halkının çoğu Kalkanlı. Her yaz, turizmden geçimini sağlayan çocuklarını Kalkan’da bırakıp yaylaya geliyorlar. Yaylada, sedir ağacından yapılmış, bugün hálá kullanılan 500 yıllık ambarlar var. Bölgenin göçebeleri, kışları, buğday, nohut gibi ürünlerini ve kişisel eşyalarını bu ambarlara koyduktan sonra buradan ayrılırlarmış. Yerlileri buraya, ‘rüzgar yaylası’ ya da ‘kuru yayla’ diyor. Çünkü su sadece kuyulardan geliyor. Ancak toprak öyle yağlı ki, buna rağmen susam, elma, erik, üzüm, badem, nohut, ceviz hep susuz büyüyor. Bu bereketli ova prehistorik dönemde bir gölmüş. Yamaçlarda Likya kaya mezarları, Likya Yolu’nun vadiye girişinde de antik çağa ait bir kale var. TREKKİNG & KANOPatara View Point Hotel’in sahibi Muzaffer Otlu, Kaş, Kalkan, Kekova, Dalyan, Saklıkent, Gömbe ve Bezirgan Yaylası dahil, civardaki birçok yere trekking ve tarih turları düzenliyor. Ayrıca Xanthos’tan Patara plajına beş saat süren, yemekli kano turları da var. Gelemiş Turizm (Patara, 0242 843 51 05, www.pataraviewpointhotel.com

Kaynak:

Övünmek Gibi Olmasın Antepliyiz
Gaziantep'te En Çok Bu Fotoğrafı Sevdim
‘Lezzet'in Nobeli'ni Alınca Bize De Kilo Almak Düştü
Gaziantep'e Adını Yazdıran Üç İsim
Koşa Koşa Geldim
Dünya Gastronomi Kenti