"Gila Benmayor" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Gila Benmayor" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Gila Benmayor

Kalecik Karası bağlarına baraj darbesi

MUNZUR Vadisi’nde yapılması planlanan sekiz baraja karşı önceki gün 10 bin kişi yürümüş.

Munzur Vadisi, Doğu ve Güneydoğu coğrafyasının tek milli parkı.

Florasında 1518 bitki kayıtlı.

Bu haliyle tek başına birçok ülkeden daha zengin bir floraya sahip.

Munzur Vadisi’nin de aynen Hasankeyf gibi özenle korunması gerekir.

Ancak Türkiye bugünkü durumda enerjiye odaklanmış.

Çevreyi, doğayı tarihi, kültürel mirası filan ikinci plana atmış görünüyor.

Munzur Vadisi gibi, Hasankeyf gibi bugünlerde sesini duyurmaya çalışan bir yer var:

Ankara’nın Kalecik ilçesi.

Ankara’ya sadece 40 dakikalık mesafede gizli bir cennet.

Kalecik ilçesinin iki dağ arasında kalan Yeşil Vadisi’si, benzersiz bir mikroklimaya sahip.

Her türlü tarıma elverişli.

Hepimizin bildiği gibi, ta Romalılar dönemine uzanan “Kalecik Karası” üzümüyle meşhur.

TOSKANA GİBİ OLABİLİRDİ

Armada, Işıklar Holding, Vinis, Kiska Holding gibi birçok şirket Yeşil Vadi’de bağcılık ve şarapcılık alanlarında önemli yatırımlara girişmiş.

Valiliğin desteğiyle yörenin köylüleri organik tarım yapıyor.

Kalecik, bağları, kalesi, tarihi evleri ve şarap festivalleriyle önemli bir turizm potensiyeline de sahip.

Önümüzdeki yıllarda İtalya’nın ünlü Toskana’sı gibi bir yer olmaya aday.

Ne ki madalyonun öbür yüzünde barajlar var.

Kalecik’te bağları olan ve sadece yakınlarına dağıttığı son derece kaliteli bir şarap üreten işkadını Zeynep İmre Aytuna son derece kaygılı.

“Bozkırın nefes borusu bu vadi. Mikrokliması, Kalecik Karası’na böğürtlen tadı veren sülfürlü toprağı, Kızılırmak’ın bereketli suları barajların tehdidi altında” diyor.

Eline aldığı kağıt kalemle Kalecik ilçesi sınırlarında üç barajın yerini çiziyor.

10.5 megavatlık üç tane hidroelektrik santralın (HES) yapımı söz konusu.

İlk ikisini Limak ve MNG yapıyor.

ÜÇÜNCÜ BARAJI KALDIRAMAZ

Aytuna’nın esas üzerinde durduğu üçüncü baraj projesi.

Bağların olduğu, organik tarımın yapıldığı araziyi etkileyecek.

“Çok kısa mesafede iki proje faaliyette. Kalecik üçüncüsünü kaldıramaz. Verimli topraklar betona dönüşecek” diyor.

Zeynep İmre Aytuna, organik tarımın yapıldığı bölgede üçüncü baraja nasıl izin verildiğin merak etmiş.

Nisan ayından bu yana, belediye, kaymakam ve bakanlıkları dolaşmış.

Bazı yazışmalara ulaşmış.

10.5 megavatlık üçüncü barajın ya pımını üstlenen Ankara’da kayıtlı Save Elektrik Üretim şirketi.

Aytuna’nın aktardığına göre, şirket Ankara Valiliği İl Çevre ve Orman Müdürlüğü’nden önce
izin alamıyor.

Alamaması doğal, zira bölgede tarımı ve özellikle organik tarımı teşvik eden bizzat valilik.

Daha sonra Tarım Bakanlığı’ndan izin almayı başarıyor.

Yaşamının büyük bir bölümünü Kalecik’te geçiren Aytuna, bölgedeki köylülerin üzgün ve şaşkın olduklarını söylüyor.

Tarım yapamazlarsa halleri ne olacak?

GİRİŞİMCİLERDEN DESTEK

Zeynep İmre Aytuna, kamuoyunun dikkatini Kalecik’e çekmek için geçenlerde TOBB bünyesindeki Ankara Girişimci İş Kadınları Derneği üyelerini toplayıp oraya götürmüş.

Hep birlikte köylülerin dertlerine kulak vermişler.

Aytuna’nın kadınları harekete geçirmesi aklıma Hindistan’daki Narmada Baraj Projesi’ni getirdi.

Narmada Nehri üzerinde baraj yapımını protesto edenlerin başını çeken ünlü Hintli yazar Arundhati Roy yanına kadınları alarak sesini duyurmayı başarmıştı.

Dün gazetelerde yer alan, Çevre ve Orman Bakanı Eroğlu’nun sözleri ilginçti.

Bakana göre, kendi elektriğimizi üretmemizi istemeyenler STK’ları kullanarak lobi faaliyetleri yapıyordu.

Kalecik vakasında Zeynep İmre Aytuna’nın yanında sadece köylüler ve girişimci kadınlar var.

Hangi lobi?

Kaldı ki, elbet doğanın, kültürel mirasın tahrip olmasına sessiz kalmak istemeyenler olacak, çevreciler seslerini duyuracak.

Kalecik’in kurban edilmesine kadınların gönlü razı olmuyorsa Eroğlu buna saygı duymalı.

Yıldız: Enerji ve çevre bakanlıklarından ortak heyet oluşturuyoruz

ENERJİ ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız ile geçenlerde üst üste yazmış olduğum güneş enerjisi yazıları nedeniyle telefonla sohbet imkanı oldu.

Yıldız, “yenilenebilir enerji” tasarısıyla ilgili Hazine’nin bazı tereddütleri olduğunu ve bunu anladığını söyledi.

Anladığım kadarıyla tereddüt, teşvikin yatırımcıya mı, yoksa teknolojiye mi olacağı noktasında.

Kısa sohbette elbet Kalecik ilçesinin durumu da gündeme geldi.

Taner Yıldız, bu ilçede baraja karşı tepkilerden haberdar.

Konuyla ilgilenmekte olduğunu belirtti ki, bu sevindirici bir gelişme.

Enerji yatırımlarıyla çevrenin kimi zamanlar karşı karşıya gelebileceğinin de altını çizdi.

Bunun için Enerji ve Çevre bakanlıkları ortak
bir heyet oluşturma kararı almış.

Enerji yatırımlarını Çevre Bakanlığı’yla ortak ele almak belki bazı şeyleri düzene sokabilir.

X