"Adnan Kaya" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Adnan Kaya" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Adnan Kaya

Kaklıç'a havaalanı Urla'ya ar-ge adası

Eski Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, hedeflerinin, tüm Türkiye’de olduğu gibi İzmir’de de AK Parti’yi birinci parti yapmak olduğunu söylüyor, “Ama takdir İzmirlilerin” diyor.

AK Parti İzmir 2. Bölge birinci sıra adayı Binali Yıldırım’dan Hürriyet Ege’ye çok özel açıklamalar...

/images/100/0x0/55eb4b27f018fbb8f8b7e6f5

Yaklaşık 10-15 gündür kenti adeta karış karış gezdiğini belirten Yıldırım, “İzmir bize karşı, önyargılı düşüncesine rastlamadım. Söylenenlerle karşılaştığımız olayların birbiriyle örtüşmediğini gördüm” diye konuşuyor. İzmirli ilgili ilk tespitini “altyapı ve ulaşım sorunlarını hala çözememiş bir kent” olarak kaydeden Binali Yıldırım, “İzmir’in mutlaka bir kentsel dönüşüm geçirmesi lazım. Bu hem deprem riski hem şehircilik hem de kentte yaşanan sosyo-kültürel sorunların çözülmesi bakımından önemli. İzmir’in bu anlamda özel bir yasaya ihtiyacı var” diyor. Başbakan’ın açıklayacağı ‘çılgın proje’ için sır vermeyen Yıldırım, hayata geçirmeyi planladıkları çalışmalardan başlıcalarını ise şöyle özetliyor: “Adnan Menderes Havalimanı’nın iç hatlarını yenileyeceğiz. Çiğli Kaklıç’taki havaalanını da mutlaka devreye sunacağız. İzmir’i ‘Tıp Kent’ yapacağız. Yarımada bölgesindeki bir-iki adayı ‘bilim adası’na, ‘Ar-Ge adası’na dönüştüreceğiz.”

Altyapı sorununu hala çözememiş görünümünde

Binali Yıldırım’ın gözüyle İzmir nasıl bir şehir?
- Benim tespitim şu: İzmir, altyapı ve ulaşımla ilgili sorunlarını hala çözememiş bir kent. Bunun da hiçbir haklı mazereti yok. Bir an önce çözülmesi gerekiyor.
- İkincisi, kentsel dönüşüme yönelik çalışmaların laftan öteye taşınması, ciddi adımlar atılması lazım. Bu şehrin buna ihtiyacı var.
- Eğer bu dönüşümü sağlayamazsak İzmir’de istihdamla ilgili, ekonomik canlanmayla ilgili konuları da çözemeyiz.
- İzmir’in çoğunluğu gecekondu. İşte bu yapı kentin en önemli sıkıntılarından biri. Bunlar risk almayı gerektirir.
- Bu büyük projeler, büyük dönüşüm projeleri cesaret ister.
- Zamana yaymak, bu sorunları tekrarlamak yöneticinin işi olamaz. Yönetici işi çözen konumundadır.
- Kamu adına yetki kullanan, kendisine destek verilen insanların (sonuçları ne olursa olsun) vaat ettikleri konulara girmesi, ertelememesi lazım. Siyasi ya da başka riskleri olabilir. O zaman insanları umutlandırmayacaksınız. Benim siyasi anlayışım bu.
- Tüm bunları yaparken tabi şehrin paydaşlarıyla da hareket etmek lazım. Yani, “Ben yaptım oldu” anlayışı da yanlış. Bir karar verebilirsiniz ancak bunu mutlaka yeterince tartışmanız lazım.
- Yapmayınca ne oluyor, konu mahkemelere gidiyor. İşte; Basmane Çukuru böyle, viyadükler böyle. Bunların konuşulup olgunlaştırılması gerekiyor.
- Mutlaka farklı seslere kulak vereceksiniz. Bu, zor bir şey. Kısmen zaman da kaybettirir, kabul ediyorum ama demokrasilerde de bundan başka yolunuz yok.

Turizmdeki yerini kabul etmemiz mümkün değil

İstanbulluların proje merakı sona erdi, şimdi gözler İzmir’de. İzmir için ne gibi sürprizleriniz var?
- İzmir, EXPO 2020’ye talip. Hayırlı olsun. Ancak, EXPO’ya bağlı olarak sağlık teması işlenecekse kentte turizm altyapı kapasitesini de geliştirmemiz lazım.
Peki, İzmir’in turizmdeki yerini nasıl görüyorsunuz?
- İzmir, Türkiye’nin üçüncü büyük kenti. Türkiye’nin, dünyada en çok bilinen şehirlerinin başında geliyor. Tarih olarak, geçmiş medeniyetler olarak en zengin coğrafya. Ama turizmdeki yeri kabul edilebilir değil.
- Kruvaziyer turizminde İzmir şu anda Türkiye’de bir numara. Bu yıl gelen turist sayısı 600 bin. 2003’e kadar İzmir’in kruvaziyer turizmde adı yoktu. Ama sadece bir limandan yapıyoruz bunu.
- Kuşadası’ndaki, Belek’teki tesislere bakın, bir de buradakilere. Demek ki İzmir’de bir şeyler yanlış gidiyor. Bir yerde eksiklik var. Bizim bunu ortaya çıkarmamız, şiddetle yeni tesisler yapmamız lazım.
Sizce nereden kaynaklanıyor bu eksiklik?
- İzmir’de çok ahenkli bir çalışma yok. Çok şey konuşuluyor, ama özünde sonuç alıcı hiçbir gelişme kaydedilemiyor. Gelişmiş demokrasiler çözümü, biz ise sorunu tartışıyoruz.
- Örneğin kruvaziyer limanı... Önce ihtiyaç mı diye tartışılıyor. Sonra yeri sorun oluyor. Semt bağnazlığını, “Bastırdım, benim bölgeme yaptırdım” klasik siyaset anlayışını artık bırakmamız gerekiyor. Bunlarla bir yere varamayız. Kaynak israfından da başka bir şey olmaz.
- Şehrin gelişme alanları, dinamikleri ve mastır planına uygun yapılaşmaya gitmek lazım. Bunun için de herkesin birbirine kulak vermesi gerekiyor. Biri çıkıp, “İzmir’i en iyi ben düşünürüm, en iyisini ben bilirim” demeye başladı mı tehlike orada başlıyor.

İç hatlar terminali yeniden yapılacak Kaklıç Havaalanı devreye girecek

Hava ulaşımında İzmir’in geleceğini nasıl konumluyorsunuz?
- Öncelikle Adnan Menderes’in iç hatlarını yenileyeceğiz. Bunun için adımı da attık. Dış hatların bir benzerini yapacağız. Burasını tam entegre bir havaalanı haline getireceğiz. Bu, yakın vadede yapacağımız işlerin başında geliyor.
- Orta ve uzun vadede ise EXPO 2020 vizyonu kapsamında Çiğli Kaklıç’taki havaalanını da mutlaka devreye sunacağız. Çünkü artık İzmir, kuzey ve güney diye yoğunluklu yaşanan bir bölge haline geldi. Gittikçe de trafik artacağına göre havaalanına erişimin hem kuzeyden hem de güneyden rahatlıkla yapılabilmesi gerekiyor.

Yarımada da mutlaka yeniden planlanmalı

Yarımada’nın da mutlaka yeni baştan planlanması lazım” diyorsunuz...
- Çok büyük bir potansiyel. Ancak tam anlamıyla kullanamıyoruz. İzmir sahil kenti ama vatandaşın sahile erişiminde sıkıntı var. Karaburun, Çeşme, Urla... Tüm bu bölgelerde kullanım fevkalade sınırlı.
- Sahilleri vatandaşa açmamız lazım. Bu, insanların en doğal, anayasal hakkı. Hiç kimse, “Sahiller benim” diyemez. Açacağız vatandaşlara. O zaman İzmir’de
bazı şeylerin değiştiğini göreceğiz.
- Yarımada’nın İzmir turizmine, ekonomisine, iş hayatına gerekli katkıyı vermediğini düşünüyorum. Bu da orayla ilgili alınacak kararlara bağlı.
- Kararları alırsanız, güzel de bir planlama yaparsanız İzmir adına iyi şeyler yapılabilir.

Körfez göre göre elden gidiyor, yaşam ölüyor, harita değişiyor

Körfez’e özel projeleriniz nedir?
- Körfez’de mutlaka çift taraflı sirkülasyonu sağlamak gerekiyor. Göz göre göre elden gidiyor Körfez. Derin kanalı gittitçe daralıyor. Harita değişiyor. Bataklığa dönüşüyor. Canlılık, hayat ölüyor.
- Onun için Körfez’in entegre proje olarak ele alınması lazım. Belediyenin birtakım girişimleri var. Seçim havası geçtikten sonra oturup detayları konuşmamız lazım.
- Yoksa, harcayacağınız o kadar zaman ve para bir sonuç doğurmazsa bu İzmir için yeni bir hayal kırıklığı olur. Buna da kimsenin hakkı yok.

Rakamlarla ispata hazırım

“AK Parti yaklaşık dokuz yıldır iktidarda. Bugüne kadar İzmir için hiçbir şey yapmadı. Şimdi ise proje yağdırıyor. Bunların hepsi seçim endeksli. İstedikleri sonucu elde edemezlerse çoğu rafta kalacak” yönündeki eleştirilere ne yanıt verirsiniz?
- Buna söyleyebileceğim tek bir söz var. Çevreyolu’nu, Aliağa-Menderes’i, Adnan Menderes Havalimanı Dış Hatlar Terminali’ni, Çeşme ve Seferihisar marinalarını, bölünmüş yolları yapmadık mı? İzmir-İstanbul Otoyolu’nun, Çandarlı Limanı’nın ihalesini gerçekleştirmedik mi? Daha hangi birini sayayım?
- Dolayısıyla, bu tür yaklaşımlar siyaseten geliştirilmiş bir söylemin ötesine geçemez. Bizim amacımız bunlara takılıp kalmak değil.
- Ben şunu da ispat etmeye hazırım. İzmir, iktidarımız döneminde büyükşehirler arasında nüfus başına en çok hizmet alan ilimiz olmuştur.
- Bunu çok iddialı söylüyorum. Kim istiyorsa gelsin, bunu rakamlarla ispatlamaya da hazırım.

Sıcak ilgi var, umut verici bir şey

İzmir’den adaylığınız teşkilatta büyük memnuniyet yarattı, peki halkın tepkisi nasıl?
- Seçim sonuçları bunu daha iyi gösterecek ama 10-15 günlük tecrübemle söylüyorum, ilgiden çok memnunum. İnsanlar çok sıcak karşılıyor, bizimle gayet iyi şekilde düşüncelerini paylaşıyor. Bu, umut verici bir şey.

Kentsel dönüşüm şart

Sayın Başbakan, İstanbullulara neredeyse yeni bir İstanbul vaat etti. İzmir için anlatığınız projelerden yola çıkarak, hükümetin, İzmirlilere de yeni bir İzmir vaat ettiğini söyleyebilir miyiz?
- İzmir’in mutlaka bir kentsel dönüşüm geçirmesi lazım. Bu hem deprem riski hem şehircilik hem de kentte yaşanan sosyo-kültürel sorunların çözülmesi (yani insanlar belirli yerlerde kümeleşiyorlar, kendilerini yalnız hissediyorlar, kapalı gruplar haline geliyorlar) bakımından önemli. İzmir’in tüm kesimlerinin birbiriyle iletişim,
erişim halinde olması lazım. Bu da altyapıdaki, imar yapılarındaki farklılıkları, sosyal farklılıkları asgari düzeye çekmekle olur. Bununla başarabilirsiniz. O yüzden bu kentsel dönüşüm çok kapsamlı bir iş. Bu, bir kişinin vereceği bir karar değil. İzmir’in özel bir yasaya ihtiyacı var. Özel yasa olmadan bu olmaz. Bu kapsamlı bir iş. Mutlaka bunun yasal altyapısının kesin ve net olarak belirlenmesi lazım ki, bu konuda bir şey söyleyeceklerin (yerel yönetimler, merkezi hükümet, sivil toplum) bu konudaki talepleri, itirazları da bir noktada frenlensin.

Yeni çöplük yerine yakarak yok etmek çok daha çağdaş

Yaptığınız ziyaretlerde yeni çöp toplama alanıyla ilgili şikayetler aldığınızı da söylediniz. Bu konuda siz ne düşünüyorsunuz?
- O konu belediyeyi ilgilendiriyor ama İzmir’in arıtma çamuru da, katı atık sistemi de artık ciddi sorun olmaya başladı. Yeni çöp depolama alanı için düşünülen Torbalı Taşkesik’te yaşayanlar infial halinde. Dolayısıyla bu bir çözüm değil.
- Şimdi teknoloji çok gelişti. Arıtmada çıkan atığı da çöpü de yakabiliyorsunuz. Bunlar kısmen enerjiye dönüşüyor. Ortada depolayacağınız bir şey de kalmıyor. Tabi çevresel önlemlerin alınması, filtrasyonun çok iyi şekilde yapılması gerekiyor. Maliyetli bir yatırım ama çevreyi mahvetmek daha pahalı.
- Belediye bu konuda öncülük yaparsa biz de gereken desteği veririz.

Çandarlı’da 15 Mayıs’ta temel atılacak

- İzmir’in, belki de bölgenin kaderini değiştirecek Çandarlı’daki Kuzey Ege Limanı’nda nihayet sona geldik. Son 30 yıldır İzmir’in konuştuğu bir proje. 15 Mayıs’ta temelini atacağız.

‘Tıp Kent’ kurup yaşlı Avrupalı nüfus çekilerek çok ciddi katma değer yaratılabilir

- İzmir’in sağlık alanında da gelişme ekseni var. Buranın bir sağlık kenti olacağını muhalefet partisi de söylüyor. Farklı düşünmüyoruz. EXPO’nun teması da bu. Ama bunun özgün bir şey olması lazım. Başka ülke modeline gerek yok. Türkiye artık sağlıkta bu tecrübeyi kazandı.
- Entegre sağlık hizmetleri veren, beş bin yataklı, ona ait diğer tesislerle “Tıp Kent” diye tabir edeceğimiz yapılanma şu anda 5-10 kentimizde yapılıyor. İzmir’de de yapılabilir. Çok yaşlı bir Avrupa nüfusu var. Bu, termal kaynaklarla da birlikte düşünülebilir ve İzmir buradan çok ciddi katma değer elde edebilir.

Tarımsal projeler geliştireceğiz

- Küçük Menderes, Bakırçay, Gediz havzalarında da tarımsal amaçlı projeler geliştirmeyi planlıyoruz. Buraları İzmir’in adeta gıda ambarı, kenti besliyor. Ciddi oranda ihracat da gerçekleştiriliyor. İhtisaslaşmaya önem vermek gerekiyor. Bireysel işletmecilik artık ekonomik olmaktan çıktı. Bu bakımdan burada yeni bir bölgeye yönelik gerek teşvik gerek stratejik planlama lazım.

Metro bizim dahlimiz olan bir çalışma değil

- Metro bizim dahlimiz, bilgimiz olan bir proje değil. Ancak İzmirilerden, “Bakanım şu metroyla da ilgilenin” talebi geliyor. Tabi ilgileneceğiz ama marifet iltifata tabi.
- Belediye Başkanı, “Ben yapacağım” diyor. Bizim artık bunun üzerine laf söylememiz bir siyasi polemik olur. Yeni metro ihtiyacı var. Başkan onun için bize müracaat etti. Bakanlık değerlendiriyor.
- Ayrıca, Kordon tarafında da yüzeysel raylı sistem talebi var. Onun da proje onaylarını istiyor. Arkadaşlar üzerinde çalışıyorlar. Fizibilitesi uygun olan hatta olur verecekler.

‘Önyargı’ söylemiyle gerçekler örtüşmüyor

İzmir’de AK Parti’ye bilinen bir bakış var. Sizin ve Ertuğrul Günay’ın adaylığı bu bakışı değiştirebilecek mi?
- Doğrusu, biz bunun için gayret ediyoruz. Ama tekrar ediyorum, şu nokta çok önemli. Böyle bir bakış, söylenildiği gibi çok keskin çizgilerle ayrılmış ve bunu her an her karşılaştığınızda fark ettiren bir bakış olmadığını gördüm.
- Burada söylenenlerle karşılaştığımız olayların birbiriyle örtüşmediğini gördüm.
- İzmir bize karşı, AK Parti’ye karşı, önyargılı düşüncesine rastlamadım. Bunu çağrıştıracak bir muamele de olmadı.
- İzmirlilerin kendilerine öz güvenleri çok yüksek. Yani konjonktürel davranmıyorlar. “Tamam, güçlüden yana olalım” anlayışında değiller.

Adalara Ar-Ge merkezi, kente ise dijital arşiv

- İzmir, bilişimde de çok ciddi çıkışlar yapabilir. Örneğin, Yarımada’nın oradaki bir-iki ada ‘bilim adası’na, ‘Ar-Ge adası’na dönüştürülebilir ve burada genç bilişimciler istihdam edilebilir. Bir de kentin merkezinde, ‘çağrı merkezleri’ ve ‘dijital arşiv kent’ kurarak muaazzam bir iş alanı oluşturarak gençler için yeni fırsatlar düşünüyoruz.

Vekil sayısı tahmini yapmayı oylara ipotek gibi görüyorum

Sizden hem İzmir hem de Ege’de seçim sonuçlarına yönelik bir tahmin alabilir miyiz?
- Doğrusu ben seçim sonuç tahmini yapmıyorum. Bundan da hoşlanmıyorum. Prensip olarak seçimde oy oranı vermek, milletvekili sayısı vermek insanların oyuna bir ipotek, iradelerine saygısızlık gibi görüyorum.
- Tahmin yapmıyorum ama AK Parti’nin çok iyi bir sonuç alacağını düşünüyorum.
- İzmir’de de tablonun böyle olacağına inanıyorum. Hedefimiz, tüm Türkiye’de olduğu gibi İzmir’de de AK Parti’yi birinci parti yapmak. Tüm arkadaşlarımızla birlikte bunun için çalışıyoruz. Ama takdir İzmirlilerin.
- Biz kendimizi, projelerimizi anlatacağız. İzmir’de hiç kimseyle kavga etmeyeceğiz. Gerilim oluşturmayacağız. Bizim siyasi stratejimiz İzmir’de böyle olacak.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI