Kahve fincanında fındık olsam

Güncelleme Tarihi:

Kahve fincanında fındık olsam
Oluşturulma Tarihi: Aralık 29, 2006 00:00

Suadiye sahilinde, Suadiye Oteli’nin karşısında açılan Robert’s Coffee tek katlı geniş camlı binası ve bahçesiyle daha dışardan çekici görünüyor. Kapıdan girer girmez burnunuza gelen hipnotize edici kahve kokusu sandviç için ısıtılmış ekmek kokusuyla karışmış.

Fiskos koltukları ve sol tarafta uzun masalara eşlik eden bar koltukları hemen dikkat çekiyor. Burası geniş iç mekanıyla havadar bir kafe. En güzeli de dar mekanlarda yer kazanmak için başvurulan daracık masalarda, karşılıklı balık istifi oturma gruplarının burada olmaması. Kişisel alanınızı düşünmek zorunda kalmadan, yan masadan çekinmeyip rahat rahat özel konuşmalarınızı yapabiliyorsunuz. Dipte Robert’s Coffee’ye özel bir kahve çekirdeği kavurma cihazı var. Dilerseniz buradan paketli filtre kahve satın alabilirsiniz.

Geçen hafta açılışı yapılan kafeye, zincirin Finlandiyalı sahibi Robert Poulig birkaç günlüğüne gelmiş. Finlandiya ve İskandinav ülkelerinde mekanları bulunan Robert’s Coffee’yi Türkiye’ye taşıyan, Finlandiya’da Poulig ile birlikte çalışan bir Türk, İzzet Günaydın.

KAHVEYİ TÜRKLERDEN ALDIK

Poulig’in kahveye sevgisi, uzmanlara has türden. Yedi göbek kahveci bir aileden geliyor. 1987’de Robert’s Coffee’yi kurmuş. O kahveyi anlatırken bile canınız kahve istiyor: "Atalarım kahve ticaretiyle uğraşıyordu. Biz aynı zamanda Brezilya’da kahve yetiştiriyoruz. Bu aile işimiz ama önce işi düşünmeyiz, kahve sosyal bir içecektir sosyal olmazsa iş de olmaz. Onu nasıl sunduğunuz çok önemli, çünkü kahve sadece ondan hoşlandığınız zaman kahve olur." Poulig’in sözleri bizim "gönül muhabbet ister kahve bahane" sözünü anımsatıyor. Zaten o da, İsveçlilerin 1700’lerde tüm Avrupa’ya ve Türklere karşı savaşırken, kahveyi Türkler’den aldığını söylüyor: "7 kuşak önceki atalarım kahveyi Türklerden öğrendi, şimdi sizden aldığımız bilgiyle size geri gelip dükkan açıyoruz."

Kokusu ve tadıyla kimileri için bir bağımlılık olan kahve ile ilgili bir çok olumsuz haber okudum; yemekten hemen sonra içilen kahvenin vitamin ve mineralleri bloke ettiği, geceleri uyku kaçırdığı, hatta diş rengine etkisini bile biliyorum. Herkes kahvenin sağlıksız olduğunu söylese de Paulig tersini savunuyor: "Kahve sağlıklıdır, antioksidanlar için ana kaynaktır. Kahvede kalori yoktur. Elbette çok fazla içmemelisiniz ama suyu da gerekenden fazla içmemelisiniz. Ben kahvenin kötü olduğuna dair ikna edici hiçbir bilgi duymadım. Unutmayın hiçbir şeyin fazlası iyi değildir."

Onun önerisi kahveyi iyi kalite suyla yapmak. Sabah iyi suyla yapılmış sütlü kahve, ardından evden çıkmadan çok az da sade kahve içersek kahvenin ağzınızda bırakacağı güzel tat ile güne güzel başlarmışız. Gün içinde bol sütlü bir kahve olan latte, çikolatalı cappucino ya da değişik aromalı kahveler içebilirmişiz. Ama Robert’in tavsiyesi yemeklerden sonra hazım için sade kahve içmek.

Orhan Veli rakı şişesinde balık olmak istiyordu, ben de kahvenin içinde fındık yedikten sonra kahve fincanında fındık olmak istedim. Finlandiyalı Robert Poulig’in kurucusu olduğu Robert’s Coffee’nin Türkiye’deki ilk mekanı İstanbul Suadiye’de açıldı. Oriental Latte isimli kahvenin içinde fındık aromasının yanı sıra, kavrulmuş fındığın ta kendisi de bulunuyor. Neden bu kadar keyif aldığımı, mekanın Finlandiyalı sahibinden öğrendim: Gençler kahveyi sütlü ve aromalı severken, yaş ilerledikçe sade kahve tercih ediliyormuş. Benim gibi aroma sevenler, portakal dilimleriyle servis edilen çikolata soslu portakal şuruplu Orange Kiss, vanilyalı dondurma ile sunulan Robert’s Mocha gibi çeşitleri deneyebilir. Kenya, Etiyopya, Yeni Gine, Java, Guatemala gibi ülkelerin orijinal kahvelerinin tadını layığıyla almak istiyorsanız, ne yazık ki aromaları ve sütü bir kenara bırakmalıymışsınız.

SPORUNA GÖRE KAHVE

Robert değişik sporlar için değişik kahveler öneriyor. Örneğin avcıların ve doğa sporları yapanların daha doğal ve vahşi bir tadı olan Yeni Gine kahvesi, golf oynayanların daha iyi konsantre olmak için çikolata tatlı Guatemala kahvesi, denizcilerin dalgalı ve fırtınalı deniz ortamında mide bulantısından kurtulup sakinleşmelerine yarayacak Kenya kahvesi, öğrencilerin uyanık kalmak için çok kafeinli güçlü bir espresso, futbolcuların Kenya kahvesi içmelerini öneriyor. Robert’s Coffee’de 30 değişik sıcak kahve, 9 buzlu kahve, 4 smoothy, 4 milkshake, özel çayların yanı sıra sandviç, tatlı ve salata seçenekleri var.

HOUSE SEVENLERE

Spirit Catcher Indigo’da

Levi’s Sound Tab gecelerinin üçüncüsü, dünyaca ünlü disko house projesi Spirit Catcher ile devam ediyor. 1970’li yılların sound’unu dinleyerek büyüyen Jean Vanesse ve Thomas Sohet’den oluşan Spirit Catcher, günümüzün en çok ilgi gören house oluşumlarından biri. Çılgın disko çalışmalarını dinlemek isteyenler bu akşam Beyoğlu Indigo’da olsun. Giriş ücreti tam 25, öğrenci 20 lira.

KIRMIZI SEVENLERE

Il Porto’da Red Party

Bebek’teki Il Porto, Kırmızılı Yılbaşı Partisi düzenliyor. Social Club’ın en popüler partisi olan Red Party’ye kırmızılı kıyafetler ya da herhangi bir kırmızı aksesuar ile katılabilirsiniz. Merak etmeyin "Ben kırmızı giymem" diyenler de partiye gidebiliyor. Eğlenceli müziklerin yanı sıra perküsyonun da olacağı geceye iyi yemek ve Boğaz manzarası arayanlar katılabilir. Yemek artı limitsiz yabancı içki 170 lira. Tel: (212) 287 95 34

PARTİ SEVENLERE

Filo & Peri İzmir’de

Yılbaşı gecesi bir parti de İzmir Alsancak’taki Velox’da. Doritos sponsorluğunda düzenlenecek partide dünyanın en iyi DJ’leri arasında gösterilen Filo & Peri çalacak. Eğlence saat 22.00’de başlıyor, sabahın ilk ışıklarına kadar devam ediyor. Biletler biletix’te 85 lira. www.tytz.com adresinden çekilişe katılan 30 çift davetiye kazanabilir.

Sürpriz şarkıcılar Ginza’da

İstiklal Caddesi’ndeki Ginza, yılbaşı gecesi için eğlenceli bir program yapmış. Önce somon, ahtopot tetakini, Çin böreği, kızarmış mantı, suşi ve daha pek çok şey bulunan akşam yemeğini yiyorsunuz. Sonra Dj Septem sizi dansa davet ediyor. Ardından fal kurabiyeleri dağıtılıyor ve Ginza çekilişi yapılıyor. Bu arada sürpriz isimler sahneye çıkıyor. Gecenin sonunda Oshimono çorbası servis edilecek. Yemekli fiyat 140 lira.
Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!