Dünya Haberleri

    Kahreden karar

    Hürriyet Haber
    09.09.2000 - 00:00 | Son Güncelleme:

    71 yaşındaki bir Fransız anne ‘çok acı çekiyordu’ dediği 44 yaşındaki zeka özürlü oğlunu öldürüp polise teslim oldu. Batılı ülkelerde bile, yerleşmiş sosyal dayanışma kurumlarına rağmen, ‘özürlü çocuğum benden sonra ne olacak’ sorusuna cevap bulamayanlar çoğunlukta.

    GEÇTİĞİMİZ günlerde, 71 yaşında bir kadın, elinde üç valiz eşyası ve bir naylon torbaya doldurduğu kimlik ve resmi kağıtlarıyla Lyonlu bir avukatın bürosuna girdi ve ‘Oğlumu öldürdüm. Uyku ilacı verdim. Polise ve savcılığa haber verin’ dedi. Yaşlı kadın ne polisten ne de gerçeklerden kaçmaya çalışıyordu. Aksine, ifadesini alan savcıya ‘Şimdi rahatladım, oğlum artık acı çekmiyor’ dedi.

    GÖZYAŞINI AŞMIŞ

    Polis memurlarının valizlerini taşımasına yardım ederek göz altına aldıkları, avukatının ‘gözyaşı safhasını çoktan aşmış’ dediği bu annenin trajedisi ömrü uzayan ama aileler parçalandığı için giderek yalnızlaşan Batılı insanınkine sadece bir örnek; gelişmiş sosyal kurumlara rağmen, ana babaların özürlü çocuklarını arkalarından bırakmaya nasıl korktuklarının korkunç bir örneği.

    Yaşlı kadın, polise, % 80 zeka özürlü oğluyla geçirdiği 44 yılın son 48 saatini büyük bir soğukkanlılık içinde anlattı.

    ‘Oğlum 11 aylıkken bir hastalık geçirdi ve zeka özürlü kaldı. Babası o daha doğmadan bizi bıraktı. Artık çok yaşlandığım için onu, hafta içinde özel bir kuruma gönderiyordum. Ama kendisine kötü muamele edildiğini söyleyerek sürekli ağlıyor, gitmek istemiyordu. Ben de bir daha göndermeyeceğime söz vermiştim. Ama yaz tatili bitti, gelip alacaklardı. Tatilin son pazar akşamı yemeğini yedirdim, televizyonun karşısına oturttum. Ve doktorun bana verdiği iki tüp uyku ilacını birer birer içirttim. Ben de başucunda oturup bekledim. Bir iki kere tuvalete kalktı, sonra derin bir uykuya daldı. Bir daha uyanmadı. Acısı bitti...’

    BOMBOŞ EVE DÖNDÜ

    Yaşlı kadın bir kez daha oğlunun acısına son vermek istemiş, uyku ilacı içirmişti. Ama son anda kıyamayıp doktor çağırmıştı.

    Bu kez, acılı anne dişini sıkıp oğlunun ölümünü bekledi. Belki bir saat, belki de iki. Sonra temiz elbiseler giydirmek için oğlunun naaşını soydu, giydirmeye gücü yetmedi. Üzerine temiz bir çarşaf örttü, valizlerini alıp evden çıktı ve pazar gecesini küçük bir otelde geçirdi.

    Pazartesi sabahı da, mesai başlarken avukatın kapısını çaldı.

    ‘Acıları dindi artık. Eminim güzel oğlum Cennet’te şimdi...'

    30 yıla kadar hapsi istenen annenin tutuksuz yargılanmasına karar verildi. Kadın, valizlerini alıp, 44 yıldır ilk kez zeka özürlü oğlunun olmadığı bomboş evine döndü.

    Olay, bir iki gazeteci hariç, gündemin gürültüsü içinde Fransızların dikkatini bile çekmedi.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı