"Deniz Sipahi" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Deniz Sipahi" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Deniz Sipahi

Kağıt üstünde başarıdır

KURULTAY öncesi şöyle yazmıştım.
İzmir, hiçbir zaman Merkez Yönetim Kurulu’nda da Parti Meclisi’nde de Genel Başkan Yardımcılıkları’nda da yeteri kadar temsil edilmedi.
İzmir, hep Genel Merkez tarafından “garanti” görüldü.
İzmir, hak ettiğinin çok altında bir sayıyla ve üyelerle boy gösterdi.
O yüzden...
Ben Kemal Kılıçdaroğlu’nun yerinde olsam, İzmir’e bu sefer jest yapardım.
İzmir’in hakkını teslim ederdim.

80 kişilik Parti Meclisi’ni 60’a düşürmek, zaten rekabetin fazla olduğu bir ortamda bazı kadrolara yer bulmak kolay değil. Bunun çok iyi farkındayım.
Ama CHP açısından bakıldığında, İzmir’in ayrı bir yere konumlandırılması gerekiyordu. Böyle düşünen sadece ben değilim, eminim parti üst yönetimi de benzer görüşteler...
Ama iş siyasete gelince, her şey kağıt üstünde planlandığı gibi olmuyor.
Böyle bakıldığında...
60 kişilik listede 8 kişinin Parti Meclisi’ne İzmir’den girmesi bana göre başarıdır.
İsimlere bakalım...
İzmir milletvekilleri Alaattin Yüksel ve Aytun Çıray, Berrin Dilekçi, CHP eski İl Yönetim Kurulu Üyesi Hüseyin Saygılı ile CHP Kadın Kolları eski Genel Sekreteri, İzmir milletvekili adayı Nazik Işık... İzmir’in profesör milletvekilleri Hülya Güven, Oğuz Oyan ve Birgül Ayman Güler ise Bilim, Yönetim ve Kültür Platformu’ndan seçilerek PM’de yer aldı.
Dediğim kağıt üstünde başarıdır.
Ama siyaseten eksiktir...

Neden siyaseten eksik?

CHP’de İzmir milletvekili Mehmet Ali Susam’ın Parti Meclisi’ne girmemiş olması eksikliktir. Çünkü, yıllarca esnaf teşkilatının başında olan, İzmir’de en fazla tanınan, tabanı olan milletvekillerinden biri Susam’dır. Bana göre Susam, hem birikimi, hem siyaset yapma biçimiyle hem Parti Meclisi’nde, hem de Merkez Yönetim Kurulu’nda olmayı hak etmiş biridir. Ve CHP için kayıptır. Ancak, Susam’ın biraz kırılsa da küsmeyeceğini, siyasetine devam edeceğini düşünüyorum. Verdiği mesaj da onu gösteriyor. Mehmet Ali Susam, “Parti içi iktidar olmayı değil, ülkede iktidar olmaya yönelik çalışma yapılmalı” demiş. Bana göre anlamlı bir mesaj...

Alaattin Yüksel “Varım...” dedi

Tartışılan isimlerden biri de Alaattin Yüksel’di. Yüksel’in özellikle İstanbul delegeleri tarafından çizik yiyebileceği konuşuluyordu. Ancak, hem aldığı oyla hem de delegelerin desteğiyle parti içindeki gücünü göstermiş oldu. Yüksel’i de İzmir siyasetinde yok saymak artık mümkün değil.

Özetle...

* Öyle ya da böyle, 80 kişiden 60 inen Parti Meclisi’nde 8 üyeyle yer almak (Kontenjanlardan bu sayı düşebilir) her şeye rağmen başarıdır.
* Bir anlamda İzmir’e verilen önemdir.
* Diğer anlamda bir teşekkür ifadesidir.
* Gelecekte de İzmir’e, Ege’nin diğer illerine verilen önemin artacağının ve garanti görülmediğinin bir kanıtıdır.

Biraz da büyük fotoğrafa bakalım

* Yıllardan sonra çarşaf listeyle seçimlere gidilmesi, bütün eleştirilere rağmen teşkilatın gazını alabilecek bir yöntemdir. Bir kere CHP, bunu hatırladı.
* Ama... “Yeni CHP” diye söylenen CHP’nin de çok da yeni olmadığını bir kez daha görmüş olduk. “Yani kadrolar eski, ama söylemlerimiz yeni olacak” diyorlarsa, bir şey diyemeyeceğim. Ama eski kadrolar, eski söylemlerle yola devam edeceklerse gerçek bir değişimden söz etmenin doğru olmadığını hatırlatmak isterim.
* Belki ben öyle hissediyorum ama... Kurultaylar; heyecanın olduğu, partilerin güçlü mesajlar verdiği yerler olmaktan galiba uzaklaştı. Örneğin; ben her partiden yeni şeyler duymak istiyorum, yeni projeler dinlemek istiyorum. Yanılıyor muyum?

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI