"Gila Benmayor" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Gila Benmayor" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Gila Benmayor

KAGİDER’in zirvesinde İslam’da kadın tartışılıyor

KAGİDER’in 2. Uluslararası Zirvesi perşembe günü başlıyor.

İki günlük zirve için “Daha Yetkin Kadın, Daha Gelişmiş Toplum” sloganını benimseyen KAGİDER zirve programından anladığım kadarıyla ilginç konulara el atacak.


Kadınların iş gücüne katılımı, kadın liderlerin ve kadın STK’ların bu alandaki rolleri gibi başlıkların yanı sıra sıra dikkat çeken iki başlık var:

1- “Yeni Dünya Düzenini Şekillendirmede Kadının Rolü

2- 
İslamiyetin Kadın Gelişimine Etkileri Nelerdir?

KAGİDER bu başlıkları tartışacak ilginç isimleri de bir araya başarmış.


Birinci başlığın konuşmacıları yazar Elif Şafak, Microsoft Genel Müdürü Tamer Özmen ve Hasan Salame.


İlk iki ismi elbet hepimiz tanıyoruz.


Peki Hasan Salame kim?


Davos’
ta yıllar önce Huntington’un ünlü “Medeniyetler Çatışması” teorisine karşı çıkan isim.

 

BATI’DA TARTIŞILAN İSİM

 

Lübnan eski kültür bakanlarından ve şimdi Fransız Bilimsel Araştırmalar Merkezi’nde araştırma direktörü ve öğretim görevlisi.

İyi bir İslam uzmanı.


Davos’
ta 2006 yılında onunla yaptığım söyleşide “Erbakan nesli ümmet istiyordu, Hamas gibi modern partiler ise demokrasiyi” sözlerini başlığa çıkarttığı hatırlıyorum.


Salame
’nin dört yıl sonra ne söyleyeceklerini merak ediyorum ama ne yazık ki İstanbul dışında olacağım için KAGİDER’in bu önemli zirvesini kaçırıyorum.


İkinci başlığı tartışacak kişiler arasında yine ne diyeceğini merak ettiğim bir başka isim : Tarık Ramadan.


Zirvede, “İslamiyetin Kadın Gelişimine Etkilerini” tartışacak olan Tarık Ramadan, Batı’dafazlasıyla tartışılanbir isim.


Oxford Üniversitesi’
nde “Modern İslam Çalışmaları” bölümünde öğretim görevlisi olan Ramadan’a aile bağlarından ötürü( anne tarafından dedesi Müslüman Kardeşlerin kurucusu)kuşkuyla bakan da var.

 

RAMADAN VE ÜÇ KADIN

 

Reformcu gözüyle bakanlar da.

Geçtiğimiz aylarda CNN’de Christiane Amanpour’un programında izlediğim Ramadan, eski Hollanda milletvekili Ayan Hırsi Ali’yle “burka” konusunda tartışmıştı.


Hirsi Ali “burka
”ya karşı tavır koyarken, Ramadan bunu savunmuştu.


İstanbul’
daki oturumda karşısında üç kadın var:


Profesör Fatmagül Berktay, gazeteci Ayşe Öncü ve Profesör Nüket Kardam.


Bakalım Ramadan bu üç kadın karşısında ne diyecek?


Kuşku yok ki, KAGİDER Zirvesi, sadece kadınların değil İslam ve modernleşme gibi konulara ilgi duyan herkesin izleyebileceği bir toplantı.


KAGİDER
Başkanı Gülseren Onanç da zaten “Değişen dünyayı ve bu bağlamda İslam’da kadının konumunu sorgulamak istedik” diyor.


Almanların “iklim fonundan” nasıl yararlandık

 

TÜRKİYE’nin “yağmur ormanlarından” daha değerli bir şeye sahip.

Bu şeyin adı “torf”.


TEMA’
nın eski halkla ilişkiler sorumlusu ve tam bir doğa gönüllüsü Yeşim Beyla ile birlikte gittiğim Bolu, Yeniçağa Gölü kıyılarında öğrendim “torf”un ne olduğunu.


Yeniçağa Gölü’
nde, suyun altında çıkartılan “torf” çiçek toprağında kullanılan bir nevi bitki fosili.


Yağmur ormanlarından tam 15 ila 20 kat fazla karbon dioksit tutuyormuş.


Bu son bilimsel araştırmaların ortaya koydukları yeni bir veri.


Yani insanlar nasıl yağmur ormanlarının katledilmesine karşı çıkıyor ise biz de “torf” zengini göllerimize gözümüz gibi bakmak zorundayız.


Ne ki,Yeniçağa Gölü örneğinde olduğu gibi mirasyediler gibi harcıyoruz bu zenginliğimizi.


Bolu’
nun Yeniçağa ilçesinde torf çıkartma izni ilk 1983 yılında verilmiş.


Şimdi Yeniçağa’da yaklaşık nüfusun yüzde 10’u geçimini torf’tan sağlıyor


İlçeye “sıcak para” girişi bu üründen.

 

NÜFUSUN YÜZDE 10’U

 

Gölden hangi dönemlerde ve hangi derinlikten torf çıkartılacağı Çevre ve Orman Bakanlığı’nın verdiği izne tabi.

Miktarda kısıtlama yok.


İzinle 10 ton da çıkartabilirsiniz, 10 bin ton da.


Gölde ne kadar torf rezervi olduğu bilinmiyor.


İşte bu noktada Alman Hükümeti’nin “İklim Fonu”ndan sağlanan 1.2 milyon euroluk proje çok önemli.


Bu “İklim Fonu”nun ne olduğunu aşağıda anlatacağım.


1.2 milyon euroluk
proje neyi amaçlıyor?


Öncelikle Yeniçağa’da geçimlerini “torf”tan sağlayanların eğitimi.


Torfun dünya iklimi için ne kadar kıymetli olduğunun farkına varmaları gerek.


Daha sonra torf rezervinin tespiti.


Rezerv tespit edildikten sonra belki çıkartılan torf miktarına bir sınırlama gelecek.


Yeniçağa Türkiye’
deki diğer torf alanları için örnek bir proje olacak.


Batı’da, İskandinav ülkelerinde, Almanya’da “torf yönetimi” diye bir şey var.


Bizde bunu öğreneceğiz.

 

400 milyon euroluk fon

 

ALMANYA iklim değişikliği konusunda hassa.


Hükümet, 2004 yılından beri ağır sanayinin taraf olduğu karbon ticaretinden pay alıyor.


Her yıl elde ettiği 400 milyon euro için bir “İklim Fonu” oluşturmuş.


Bu fondan 120 milyon euro her yıl iklim değişikliğiyle mücadele eden uluslar arası projelere gidiyor.


Anladığım kadarıyla uluslar arası projelerde başı çeken ülkeler, dünyayı en fazla kirleten Çin ve Hindistan.


Türkiye proje sunma açısından zayıf.


Proje hazırladığı takdirde bu fondan daha fazla yararlanmak mümkün.


Alman Çevre Bakanlığı
ve Çevre ve Orman Bakanlığı’yla birlikte projenin uygulayıcısı olan “Alman Teknik İş Kurumu” GTZ Türkiye Temsilcisi Dr.
Gülay Yaşin “Keşke daha çok proje sunulsa”
diyor.


“İklim Fonu”
orada duruyor.


Yararlanmak isteyenlere duyurulur.

X