"Gila Benmayor" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Gila Benmayor" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Gila Benmayor

KAGİDER’in Gül’e önerisini dikkate almanın tam zamanı

<B>OK </B>yaydan çıktı<B>.<br><br></B>Avrupa Parlamontosu bir süreden beri Türkiye’deki kadın haklarını yakın takipte.

Türk asıllı Hollandalı parlamenter Emine Bozkurt Türkiye’de kadın haklarıyla ilgili bir rapor hazırlıyor.

Önümüzdeki hafta yani 16 Mart günü Bozkurt’un raporu parlamentoda tartışılacak.

Parlamentodaki oturuma Kadın Haklarından Sorumlu bakan Güldal Akşit de davetli.

Ne var ki, rapor ele alınmadan önce Beyazıt Meydanı’ndaki dayak olayı patlak veriyor.

Avrupa Parlamentosu dün beklendiği gibi dayağı kınadı.

Fransız parlamenterler, ülkeyi ziyaret eden TBMM AB Uyum Komisyonu Başkanı Yaşar Yakış’a dayağı sormuşlar.

Barcelona’da 3 bin kadın ‘Şiddete karşı Türk kadınıyla el ele’ gösterisi düzenlemiş

Dedim ya ‘ok yaydan çıktı’ bir kere.

Kadın dayağı, tatsız bir şekilde Avrupa’nın gündemine oturdu.

İşte bu yüzden KAGİDER’in (Kadın Girişimciler Derneği) 8 Mart günü Ankara’da görüştükleri Dışişleri Bakanı Abdullah Gül’e yaptıkları öneriyi dikkate almanın tam zamanı.

Peki KAGİDER’in önerisi ne?

‘Avrupa Birliği ile müzakereleri sürdürecek heyette yüzde 50 oranında kadına yer verilmesi.’

Yani erkek müzakerecilerle kadın müzakerecilerin eşit sayıda olması.

KAGİDER Yönetim Kurulu Başkanı Başkanı Meltem Kurtsan, söz konusu önerinin başta Dışişleri Bakanı Abdullah Gül olmak üzere, 8 Mart günü görüştükleri diğer bakanlar Ali Babacan, Ali Coşkun, Güldal Akşit ve TMBB Başkanı Bülent Arınç’a götürdüklerini söylüyor.

Kurtsan, Gül’e ‘AB ile müzakereleri başarıyla yürütecek birçok kadın olduğunu biliyoruz. Heyette kadın olması süreci olumlu etkileyecektir’ diyor.

Hatta başmüzakereci adayları arasında kadınların olması halinde tercihin kadından yana yapılması gerektiğini de ilave ediyor.

Dışişleri Bakanı Gül’ün tepkisi ne oluyor?

‘Meseleye kadın-erkek müzakereci diye bakmadık. Daha çok müzakerecinin vasıfları üzerinde duruyoruz’ diyor.

KAGİDER’in Dışişleri Bakanı ve diğer bakanlarla yaptığı görüşmeler sırasında ‘kadın dayağı’ bu kadar alevlenmemişti henüz.

Sanırım şimdi KAGİDER’in yüzde 50 kadın müzakereci önerisini ciddiyetle ele almanın tam sırası.

Hükümetin kadın müzakereci kararı ‘kadın dayağına’ yükselen tepkileri büyük ölçüde yatıştıracak.

Danimarka Türkiye’nin üyeliğini destekliyor ama

TÜSİAD
dün Danimarka’dan gelen bir heyeti ağırladı.

TÜSİAD Başkanı Ömer Sabancı’nın da katıldığı öğle yemeğinde, TÜSİAD’ın muadili Danimarka Sanayicileri (İD) ve Danimarka Sanayi İşçileri Organizasyonu’ndan yetkililerle sohbet imkanı bulduk.

Bir kere Danimarka özel sektörü üyeliğimizi destekliyor.

İD, aynen Fransız MEDEF gibi üyelik için elinden geleni yapıyormuş.

İD Genel Sekreteri Hans Skov Christensen’e göre, Danimarka şirketlerinde, Çin ve diğer Asya ülkelerine gitmek yerine Türk şirketleriyle ortak yatırım eğilimi var.

Ancak Danimarka özel sektörü Türkiye’deki ekonomik ve siyasi reformları sıkı takipte.

Christensen bira ve şaraba gelen son vergi eleştiriyor.

Haliyle vergiden Danimarka kökenli Carslberg birası da etkilenmiş

Christensen, ‘Vergi artışı beklenmiyordu. Sürpriz oldu. Avrupa’da ekonomiler böyle sürprizlere alışkın değil... Ekonomide beklenmedik bir şey olmaz. Olursa aşama aşama olur ki sektör önlemini alabilsin’ diyor.

TÜSİAD Başkanı Ömer Sabancı da, iç ve dış yatırım ortamının iyileştirilmesi için daha somut adımların atılması gerektiği görüşünde.

Danimarka önümüzdeki eylülde Avrupa Anayasası için referanduma gidecek.

Türkiye’nin üyeliği için referandum konusu asla gündemde değil.

Ancak İD Genel Sekreteri Christensen uyarıyor.

‘Danimarka’daki Avrupa Anayasası referandumu öncesi Türkiye’nin üyeliğine karşı çıkan bazı muhafazakar çevreler üyeliğinizin sorgulanmasını isteyebilir’ diyor.

Anlayacağınız, Avrupa ülkelerindeki anayasa referandumları da ayrı bir sırat köprüsü.

E-dönüşüm karnesinde dört basamak atladık

DÜNYA
Ekonomik Forumu bilişim ve iletişim teknolojilerinde rekabet raporu yayınlamış.

Dünyadaki 104 ekonomiyi kapsayan raporda Türkiye 52’nci sırada.

Bir önceki raporda 56’ncı sırada iken dört basamak atlayıp 52’nci olmuşuz.

Raporda birinci sırada Singapur var.

Ondan sonraki üç ülke İskandinav ülkeleri: İzlanda, Finlandiya ve Danimarka.

Geçen yıl birinci sırada olan ABD 5’inci sıraya düşmüş.

Bilişim Vakfı Başkanı Faruk Eczacıbaşı’ya göre, ABD’nin beşinci sıraya düşmesi bir anlamda ‘sıçrama yapma’ düzeyini aşmış olmasından kaynaklanıyor.

ABD bilişim ve iletişim teknolojilerinde işi daha ağırdan alıyor.

Peki Faruk Eczacıbaşı Türkiye’nin durumunu nasıl değerlendiriyor?

‘AKP Hükümeti’nin e-dönüşümde almış olduğu bazı önlemler dört basamaklık sıçramayı sağlamış olabilir’ diyor Eczacıbaşı.

AKP Hükümeti’nin e-dönüşüm ile ilgili iddialı açıklamalarını hatırlıyoruz.

Acaba sıçramanın daha anlamlı olması gerekmez miydi?

Gerekirdi elbet...

Anlamlı sıçrama olmamasının nedeni henüz bir ‘bilgi toplumu stratejisi’ belirlenmemiş olması.

Eczacıbaşı DPT’nin ‘bilgi toplumu stratjesi’ için ihale açtığını, tekliflerin mart sonu, nisan başı sonuçlanacağını söylüyor.

Strateji belirlendikten sonra daha büyük bir sıçrama bekleyebiliriz.

İyi de biraz geç kalmadık mı?
X