Gündem Haberleri

    Kafkas barış atağı

    Hürriyet Haber
    18.02.2000 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Kafkasya Paktı'nı başlatan mektuplar

    Cumhurbaşkanı Demirel'in 12 devlet adamına gönderdiği Kafkasya bölgesinin istikrarına ilişkin pakt önerisine ilk güçlü destek Fransa Cumhurbaşkanı Chirac'tan geldi. Chirac, ‘‘Bu formül istikbal vadediyor’’ dedi. Clinton'ın da paktı desteklediğine ilişkin mektubu geliyor.

    CUMHURBAŞKANI Süleyman Demirel, geçen ay Tiflis'te ortaya attığı Kafkasya İstikrar Paktı'nı hayata geçirmek üzere uluslararası alanda kapsamlı bir diplomatik atağa kalkıştı. Demirel, bu çerçevede Türkiye'nin önerisine destek aramak üzere uluslararası politikada söz sahibi 12 yabancı devlet adamına mektup gönderdi. Demirel'in giriştiği mektup diplomasisinde ilk olumlu yanıt Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac'tan geldi.

    Demirel, Kafkasya bölgesinin istikrar ve güvenliğini güvence altına almak amacıyla Balkan Paktı'na benzer bir Kafkasya Paktı kurulması fikrini ilk kez geçen Kasım ayında İstanbul'da yapılan AGİT zirvesinde telaffuz etmişti. Demirel, ardından 14-15 Ocak tarihlerinde Gürcistan'a yaptığı resmi ziyaret sırasında bu görüşünü resmi bir öneri olarak dünya kamuoyuna açıklamıştı.

    Demirel, Tiflis'ten döndükten hemen sonra 19 Ocak tarihinde 12 yabancı devlet adamına benzer içerikte mektuplar göndererek, bu önerisinin gerekçelerini anlattı. Mektuplar özü itibarıyla aynı içeriği taşımakla birlikte muhatabı ülkeye göre bazı farklılıklar gösterdi.

    KİMLERE MEKTUP GİTTİ?

    Bu arada Demirel Rusya'yı bu düzenlemeden dışlamadığını göstermek üzere Rusya Devlet Başkan Vekili Vladimir Putin ile Ermenistan Cumhurbaşkanı Robert Koçaryan'a da aynı içerikte mektuplar gönderdi.

    Cumhurbaşkanı'nın Kafkasya İstikrar Paktı'na destek aramak için mektup gönderdiği muhatapları şunları:

    ABD Başkanı Bill Clinton, İngiltere Başbakanı Tony Blair, Almanya Başbakanı Gerhard Schroder, Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac, Avusturya Cumhurbaşkanı Thomas Klestil, Portekiz Cumhurbaşkanı Jorge Sampaio, Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Romano Prodi, Gürcistan Devlet Başkanı Eduard Şevardnadze, Rusya Devlet Başkanı Vekili Vladimir Putin, Ermenistan Cumhurbaşkanı Robert Koçaryan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev, Ukrayna Cumhurbaşkanı Leonid Kuchma

    İLK YANIT FRANSA'DAN

    Demirel, mektuplarında Kafkasya ile Balkanlar arasında paralellik kurarak, ‘‘Dikkatlerimizi Kafkasya'ya çevirmemizin zamanı gelmiştir. Buradaki sorunlar bütün Avrupa-Atlantik bölgesinin güvenlik ve istikrarını olumsuz yönde etkileyebilir’’ dedi

    Demirel'in mektuplarına ilk resmi yanıt Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac'tan geldi. Chirac, 4 Şubat tarihinde gönderdiği yanıt mektubunda ‘‘Öngördüğünüz bölgesel istikrar paktı formülü bana prensibinde oldukça ilgi çekici görünmektedir. Bu formül istikbal vaad etmektedir. Bundan sonraki görüşmelerimizde Avrupa için bu denli önem taşıyan bu konu üzerindeki diyalogumuzu sürdürmekten memnunluk duyacağım’’ dedi.

    Demirel'in önerisinin ilke olarak Washington'da da olumlu karşılandığı bildirildi. ABD Dışişleri Bakanı Madeliene Albright'ın iki hafta kadar önce Davos'ta görüştüğü Dışişleri Bakanı İsmail Cem'e ‘‘Cumhurbaşkanı Demirel'in mektubu üzerinde dikkatle çalışıyoruz. Görüşlerimiz arasında büyük paralellik var. Başkan Clinton yanıtını kısa zamanda gönderecek’’ dediği öğrenildi. AB içinde de Demirel'in önerisine karşı ortak bir tutum belirlemek üzere çalışma grubu kurulduğu öğrenildi.

    Öneriniz çok ilgi çekici

    ‘‘SAYIN Cumhurbaşkanı, Değerli Dostum’’ diye başlayan 19 Ocak 2000 tarihli Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in mektubuna, Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac, 4 Şubat 2000' tarihli mektubuyla cevap veriyor. Chirac da mektubuna, ‘‘Sayın Cumhurbaşkanı, Aziz Dostum’’ diye başlıyor. Chirac'ın muktubu aynen şöyle:

    Paris, 4 Şubat 2000

    Sayın Cumhurbaşkanı,

    Aziz Dostum,

    Güney Kafkasya'daki durum ile ilgili olarak bana ulaşan 19 Ocak tarihli mektubunuz için teşekkür ederim.

    Azerbaycan Cumhurbaşkanı ile görüşmeleriniz ve Gürcistan ziyaretiniz hakkında verdiğiniz bilgiler çok aydınlatıcıdır. Bunlardan çıkardığınız sonuçları ve somut önerileri büyük bir ilgiyle müşahade ettim.

    Güney Kafkasya haklı olarak barış ve refaha ulaşmak isteyen kırılgan, hassas bir bölgedir.

    Öngördüğünüz bölgesel istikrar paktı formülü bana prensibinde oldukça ilgi çekici görünmektedir. Bölgedeki durum, gerçekten de, birçok krizin mevcudiyeti ve neredeyse hiçbir işbirliğinin mevcut olmamasının etkisini taşımaktadır.

    Bununla beraber, Güney Kafkaslar'daki üç devlet, komşuları, uluslararası kurumlar ve bölgenin dengesinde çıkarı olan bütün devletler arasında büyük bir işbirliği potansiyeli mevcuttur.

    Ancak Ermenistan ile Azerbaycan arasındaki uyuşmazlık çözülmeden bölgede kalıcı hiçbir şeyin yapılamayacağını bilmekteyiz.

    Geçen yıl yaz aylarında başlayan ve Ermenistan'da 27 Ekim'de meydana gelen trajik olaylar sonucu geçici olarak askıya alınan, daha sonra Moskova ve Davos'ta yeniden başlatılan Cumhurbaşkanları Aliyev ve Koçaryan arasındaki doğrudan görüşmeler, cesaret vericidir. Müzakerelerin seyri düzensiz de olsa, bu doğrudan temaslar ihtilafın yakında nihai bir siyasi çözüme kavuşturulacağına ilişkin umutları sürdürmektedir.

    Yukarı Karabağ konusunda AGİT Minsk Grubu'nun Eşbaşkanı olarak Fransa, müzakerelerin ilerlemesine mümkün olduğunca faal biçimde katkıda bulunmaktadır. Öte yandan, sizinle bu konuyu sık sık görüşmüş olduğumdan, Türkiye'nin Erivan ile Bakü arasında bir anlaşma arayışındaki rolünün de ne kadar bilincinde olduğunu biliyorum.

    Bu anlaşma sonuçlandırıldığında, bölgesel bir forumun hayata geçirilmesi tam anlamını kazanabilecektir.

    O zaman, Kafkaslarda istikrarın sağlanmasıyla ilgilenen bütün devletlerin ve uluslararası kuruluşların da mümkün olduğunca geniş şekilde bu oluşuma ortak edilmesi uygun olacaktır. Bölgesel istikrar paktı formülü gelecek vaadetmektedir. Bununla birlikte, zamanı geldiğinde, geçtiğimiz aylarda dile getirilen ve herbirinin kendine göre meziyetleri olan çeşitli önerileri de dikkate almak şüphesiz uygun olacaktır.

    Bundan sonraki görüşmelerimizde, Avrupa için bu denli önem taşıyan bu konu üzerindeki diyaloğumuzu sürdürmekten memnunluk duyacağım.

    Yüksek saygılarımı yineliyorum.

    En içten dostluk dileklerimle,

    Jacques CHIRAC

    İşkence yasada yasak uygulamada yaygın

    ÖNCE İnsan Hakları Vakfı ardından İnsan Hakları Derneğine de ziyarette bulunan Konuk Bakan Lindh, görüşmelerinin ardından bir basın toplantısı da düzenledi. Türkiye ile Helsinki'nin ardından insan hakları, işkence gibi konuları daha çok konuşmaları gerektiğini söyleyen Bakan, Türkiye'de bazı konularda atılan adımların sadece yasalarda değil uygulamada hisedilmesi gerektiğini belirtti. Lindh, ‘‘Örneğin işkence, yasada işkence yasak olmasına rağmen pratikte yaygın bir şekilde sürmekte’’ dedi.

    İlk temas kebapçıda

    İsveç Dışişleri Bakanı Anna Lindh, Ankara'daki ‘‘ilk resmi temasını’’ Diyarbakır'ın HADEP'li Büyükşehir Belediye Başkanı Feridun Çelik'le kebapçıda gerçekleştirdi. İki günlük bir resmi bir ziyaret için gelen İsveçli Bakan, misafiri olduğu Dışişleri Bakanı İsmail Cem ve Başbakan Bülent Ecevit'den önce dün HADEP'li Belediye Başkanı Çelik'le görüştü. Ankara'nın Emek semtindeki bir kebapçıda biraraya gelen Lindh ve Çelik'in görüşmesine, eski DEP Milletvekili Sırrı Sakık, Nazmi Kaleli ve eski Bingöl Belediye Başkanı Selahattin Kaya da katıldı.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı