Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Kafalardaki vehimler

    Hürriyet Haber
    25.01.2002 - 00:00 | Son Güncelleme: 25.01.2002 - 00:01

    TÜRKİYE'de bazı kafalardan bir türlü sökülüp atılamayan vehimler yüzünden demokrasimizi Avrupa standartlarına çıkarmakta zorlanıyoruz.Oysa Ulusal Program'da belirttiğimiz kısa vadeli hedefler için süre, 19 Mart'ta doluyor. Bu tarihe kadar 37 yasa ve Anayasa değişikliği yapmamız gerektiği bildiriliyor. Şu anda biz bunlardan bir kısmını kapsayan mini demokrasi paketini tartışıyoruz.Özellikle de bu paket içinde yer alan Ceza Yasası'nın 312 ile 159'uncu maddelerinde yapılması istenen değişiklikleri.Kıyamet kopuyor.Muhalefet ile ANAP bu değişikliklerden tatmin olmadıklarını söylüyorlar. Parti sözcüleri, getirilen değişikliklerin fikir özgürlüklerini genişletmeyip darattığını ileri sürüyor. Buna bazı hukukçular ve gazeteciler de katılıyor. Bazı hukukçular ise 312'de yapılan değişikliği olumlu buluyor. Bunların arasında Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin Türk yargıcı Rıza Türmen de var. Rıza Türmen, 312'deki değişikliğin Avrupa'da bir sorun yaratmayacağını, olumlu karşılanacağını söylüyor. Ancak 159'uncu maddede sorun olduğuna dikkat çekiyor. Anlaşıldığı kadarıyla 159'uncu maddede bir düzenleme gerekiyor. Yani 159'a gösterilen tepki tamam ama 312'de yaratılan fırtına biraz abartılıyor.Yalnız önemli bir nokta var. Onu da unutmamak gerekir, her ülkenin kendine özgü koşulları vardır. Bu nedenle iç hukukunda, Avrupa standartlarına zıtlıklar içermeyecek yasalarla ülkeler kendilerini koruma altına alabilirler. Almanya'da ve İtalya'da faşizme karşı olan duyarlılık gibi...Bölücülük ve irticai eylemler de Türkiye'nin son derece duyarlı olduğu tehlikelerdir. Bir ülke, 15 bin silahlı militanı ile dağlara çıkıp yıllarca devletle savaşan bir örgütle boğuşmuş, binlerce şehit vermişse, kuşkusuz o ülke bu tip tehlikelere karşı kendini koruma güdüsüyle hareket edecektir. Aynı duyarlılık irtaci faaliyetler için de geçerlidir. Önemli olan bunlara karşı getirilen yasal zırhın, düşünce özgürlüğüne zarar vermemesidir. Ben AKP ile SP'nin düşünce özgürlüğünü filan fazla önemsediğine, bu yüzden daha fazla demokrasi peşinde olduğuna inanmıyorum. Onların derdi, Erbakan ile Erdoğan'ın yasaklılık durumunun ortadan kalkamasıdır.Bir de dini politikaya alet ederken yasal engellerden kurtulmaktır. Keşke Türkiye, pek çok Batılı ülke gibi sorunsuz olsa da bu tip duyarlılıklara hiç gerek duymasa.NOT YORUMBizim polis işte...NE zaman bu ilkel davranışlardan kurtulacak bizim polisimiz acaba?Caddeyi kesip gelen geçen gencin tipine, tıraşına, giyimine bakarak adam toplama hakkına sahip olmadığını ne zaman öğrenecek?O çocukları kargatulumba gözaltına alıp sorgudan geçirmek, sonra bir şey yokmuş diye salıvermek kimin aklı merak ediyorum.İçişleri Bakanı, doğrudan insan haklarını çiğnemek olan bu tutumu yüzünden polise ne işlem yaptı acaba?İşin komik yanı, polis bunun altından bir şey çıkmayacağını bile bile sırf şov olsun diye bu davranışta bulundu.Ben gözaltına alınan gençlerin yerinde olsam yargıya başvururum.
    Etiketler:

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı