GeriSpor Kafalar başka yerde
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Kafalar başka yerde

Turgay ŞEREN

Yazarımız Turgay Şeren, Milli Takım’ın değerlendirmesini yaptı

Milli Takım'ın kampında olmayacak şeyler yaşanıyor. Futbolcular kampı terkediyor, imza atıyor, gece yarısı basın toplantıları yapılıyor. Yine de neden olmasın. Bakarsınız günlük bir ateşleme olur, Tanrı da yardım eder, tüm Türkiye'nin duasıyla Belçika'yı yeneriz.

MİLLİ Takımımız, Avrupa Şampiyonası finallerinde hayal kırıklığına uğrattı. Bunun tabii bir sürü nedenleri var. Önce Mustafa Denizli, takımımızı şampiyonaya iyi hazırlamadı. Bu kesin. Kendisini bir çok kez ikaz ettim. Dedim ki, ‘‘Mustafa, ne planın ne de programın var. Ne de hazırlık maçı yapıyorsun. Kendine göre bir düzen seçtin. Başarılı olursan tabiki ki alkışlayacağız. Bizden değişik düşünerek başarılı olduğun için. Ancak aksi olursa bunun hesabını verisin.’’ Ve şimdi de hesap verme durumundasın.

ETKİNLİĞİN KALMAMIŞ

İsveç maçından sonra Mustafa'ya senin takım üzerinde en ufak bir etkinliğin kalmamış diyorum ve ısrar ediyorum. Eğer bir Milli Takım sahaya çıkıp hiçbir şey yapmazsa, yüreğini ortaya koymazsa, ayağındaki topu rakibe, taca ve auta atarsa, defansında İsveç gibi dümdüz adamlardan kurulu rakibe bol gol şansı verip, kelecimiz Rüştü, ay-yıldızlı takımı kurtarırsa, burada futbolcularının yanı sıra senin de büyük hatan var Mustafa.

Tasvip etmediğim birşey var. İsveç maçı sonrası Mustafa Denizli'nin kafasına atılan kola şişeleri ve yabancı maddeler. Mustafa tenkit edilmeli ama kafasına asla ve asla tribünden şişe atılmamalı. Bu bize yakışmaz.

Raşit Çetiner'i tanıyorsunuz. Ümit Milli Takım iyi bir takım. Olimpiyatlara da gidebilirdi. Aldığı sonuçları şöyle bir hatırlayalım. İngiltere'den 6, diğer maçlardan da 2'şer gol yiyip, Türkiye'ye döndüler. Raşit'in maçlardan sonra söyledikleri hala aklımda: ‘‘Ümit Milli Takımımız transfer rüyasındaydı ve hezimete uğradık. Temennim aynı rüya Türk Milli Takımını da Avrupa Şampiyonası'nda perişan etmesin.’’

Gelelim B.Hakan'a. B.Hakan'ın kafası maçta değilse B.Hakan da sahada değil. Bunu hepimiz biliyoruz. Ne hikmetse bizim Hakan, Fatih Terim ile bir sürtüşmeye girdi. Geceyarısı kamptan çıkıyor, basın toplantısı yapıyor. Bir Milli Takım kampında bu olmaz. Babası Türkiye'de konuşuyor, ‘‘Hakan İnter'de’’ diyor, tv ekranlarına çıkıyor. B.Hakan, Türk gazetecilerden kaçıyor. Bu olaylar hep Milli Takım kampında oluyor, kimseden ses çıkmıyor. Arkasından Arif. Söylüyorlar, kamptan çıkıyor, R.Sociedad ile sözleşme imzalıyor ve sağlık kontrolü yaptırıyor. Bunlar Milli Takım kampında olacak şeyler değil. Her futbolcunun elinde bir cep telefonu, transferlerle ilgili konular beyinlerinin içinde, sadece adeleleri sahada top koşturmak istiyor. Bu mümkün değil.

F.Bahçe'nin pek çok maçını izledim. F.Bahçe seyircisi Mustafa Denizli'li F.Bahçe'nin başarılı olamamasını aklından bile geçirmiyor. Zira tahammülü yok. Ben düşünebiliyorum da, Mustafa'nın kafasını bu düşünce kemirmiyor mu?

Fatih Akyel, G.Saray'da yedek. Acaba kalayım mı, gideyim mi diye, yeni antrenör gelirse ne yaparım düşüncesi içinde değil mi? G.Saraylı futbolculardan Hakan Ünsal, Ümit Davala mukavele imzaladı. Ancak kafalarında Avrupa'ya gitmek var. Kulüpten gelen haberlere göre de bol para getirirlerse müsade edilecek.

Zavallı Sergen ortada... Jet-Pa'da mı, Avrupa'da mı oynayacak, muallak. Ayağına o kadar sahip Sergen, arkadaşlarına bir pas veremiyor ve topu iyi kullanamıyor. Çünkü aklı transferde.

Mustafa İzzet'i kim izlemiş. Tam bir balon. Denizli bunun da hesabını vermeli. Alpay'ı alkışlıyorum. Görevini çok iyi yaptı. Tugay liberoda iyiydi. Abdullah neden bu kadar güçsüz ve formusuz anlamak mümkün değil. Tayfun ve Tayfur ikilisi, lig maçlarıyla beraber herhalde tatile girmişler. Zaten Tayfun şu anda İspanya'da yaşıyor olmalı. Ogün çok ağır. Yanından adam gidiyor, zar zor yetişiyor, yahut yetişemiyor. Okan, İtalya maçında çok iyi. İsveç maçında sıfır. Zaten İsveç maçında Rüştü'nün Alpay'ın ve biraz da Tugay'ın dışında sahada hiç bir futbolcumuz yoktu.

Bu nasıl oluyor?..

Takım iyi olursa teknik direktörü omuza almıyor muyuz, alkışlamıyor muyuz? Öyleyse bu Milli Takım'ın hesabını Mustafa Denizli vermeli.

Şimdi son bir Belçika maçımız var. Hiçbir takım sahaya mağlup olmak için çıkmaz. Bakarsınız günlük bir ateşleme olur, Tanrı da yardım eder, tüm Türkiye'nin duasıyla Belçika'yı yeneriz. Neden olmasın.. Futbolda şans tükenmez.

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle