Dünya Haberleri

DÜNYA

    Kadir Topbaş: Önümüzde felaket 100 yılı var

    Doğan ULUÇ
    15.02.2011 - 20:21 | Son Güncelleme:

    Birleşmiş Milletler’in bahçesinde inşa edilen geçici genel merkezin genel kurul salonu yarı yarıya dolu. 192 üye ülke temsilcilerin yarısı, dünya halklarına kabuslu rüyalar geçiren bir oturuma katılıyorlar. Konunun başlığı ‘Risk Altındaki Kentler: Afet Risklerine Karşı Birlikte Hareket.’

    Katılımcılar beş kıtaya yaygın irili, ufaklı belediyelerin başkanları ve diplomatlar. Çoğunluğu dolaylı-dolaysız afet felaketine uğrayan ülkelerden geliyor. Amaçları tsunami, deprem, sel gibi felaketlere karşı korunma, erken ikaz sistemlerine yönelik küresel işbirliği oluşturmak.

    11 yıl önce İstanbul depremini Yeşilköy’de yaşadığım için oturumla şahsen ilgiliyim. Genel Kurul salonunda kıpırdanmalar oluyor, aramızdaki mesafeye rağmen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ı seçiyorum çevresindeki kalabalık ortasında. Uzun panel masasındaki yerine oturmadan önce yabancı tanıdıklarıyla, BM Genel Kurul Başkanı Joseph Deiss ile el sıkışıyor. Oturumu yöneten Zeynep Badawi, katılımcılara, “UCLG’nin başkanı Kadir Topbaş da aramızda” diye takdim ediyor. UCLG, Dünya Yerel Yönetimler Birliği’nin kısaltılmışı. Beş kıtada 3.5 milyar insanın yaşadığı belediyeleri temsil ediyor. İlk konuşmacı UCLG’nin tepesindeki Topbaş. Başkan, kurulu plak gibi konuşuyor teklemeden, duraksamadan. Panelin önüne, yanına bakıyorum. Devlet başkanları (Obama dahil), artistlerin konuşmasında önüne iri harfli kelimeler çıkartan teleprompter yok. İrticalen konuşuyor, yazılı kağıtları da okumaya gerek görmeden.

    Topbaş son 10 yılda her yıl ortalama 78 bin kişinin afetler nedeniyle öldüğünü, bu rakamın 2010’da 296 bine katlandığını söylerken dinleyenlerin gözüne bakıp, “Demek ki önümüzde bir felaket yüzyılı var” diyor. Yanımda Avrupalı bir belediyeci var, çehresinde kaygı okunuyor: “Haiti’de depremden 250 bin kişi öldü. Çin’de 88 bin kişi. Burma tsunamisinde 100 bine yakın. Pakistan’ın 5’te biri seller altında. Tibet depreminde 2 bini aşkın kayıp. Hepsi son 5 yılda. Kim, nasıl durduracak bu doğal afetleri? Herkes korku içinde yaşıyor.”

    Topbaş da felaket örnekleri sıralıyor, salona hakim kaygıları umursamadan. Hazırlıklı gelmiş Birleşmiş Milletler’e. “Afet Riskini Azaltmak için Dünya Forumu kurmalıyız. Hem de ‘acil’ koduyla” diye Yerküre’nin en büyük siyasalsosyal forumunda 200’ü aşkın ülkeye çağrıda bulunuyor. Arkadan İstanbul ve Türkiye’den örnekler geliyor: “İstanbul tarihinde büyük depremler yaşandı. Depremle birlikte yaşamak kentimizin bir gerçeği oldu. Japon ve İtalyan bilim adamlarıyla Marmara’da bulunan fay hattında ortak çalışmalar yaptık, 13 bilimsel harita oluşturuldu. Deprem İzleme ve Kayıt İstasyonları kuruldu. Son teknoloji ürünü 110 milyon dolarlık 228 itfaiye ve afet müdahale aracı satın aldık. Telsiz Haberleşme Sistemi İstanbul’un yüzde 95’i kapsar hale geldi. Kamuya ait konut şirketi TOKİ kamu kaynağı kullanmadan 471 bin konut üretti.”

    Yabancı lisan eğitimi olmadığı halde bol rakamlı teknik bilgi, yatırım listelerini, gerçekleştirilen projeleri aksamadan sıralayan Kadir Topbaş’ı CLG’nin zirvesinin liderliğine boşuna getirmemişler. Deniz kirliliğine karşı romantik bir örnek veriyor: “Yaşam alanları Meksika Körfezi olan yılan balıkları üreme döneminde Atlantik Okyanusunu aşıp Akdeniz ve Ege’ye uğruyor, Marmara kıyısında Dalyan Gölü’ne yöneliyor. Kum tepeciklerini aşarak Dalyan’a yumurtalarını bırakan yılan balıkları tekrar Meksika Körfezi’ne dönüyor. Görenleri şaşırtan bu ilginç yolculuk doğa bilimcilerinin en çok ilgi duyduğu araştırma konularından biri. Bu nedenle Meksika Körfezi’ndeki petrol felaketi binlerce kilometre uzaktaki İstanbul’u derinden etkiliyor.”

    Oysa temel soru hala yanıt bekliyor: “Kim durduracak doğa afetlerini?”

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı