Ege Haberleri

    Kadınlar kendinize özen gösterin

    Hürriyet Haber
    06.12.2009 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Güzelyalı başta olmak üzere, 8 rotary kulübü ile İzmir İl Sağlık Müdürlüğü’nün başlattığı, “Meme Kanseri Bilinçlendirme Projesi, Farkında Ol Sağlıklı Yaşa” kapsamında gönüllü çalışmaya başladığımda, kampanyaya destek vermesi için Oya Başar’ı aradım.

    O ana kadar hiç tanışmadığım Oya Başar ile altı ayda birkaç kez görüştük ve İzmir’de gerçekleşecek bu projenin her türlü tanıtımında yer almayı kabul etti. Geçtiğimiz yıllarda kendisi de aynı hastalığa yakalanan Oya Başar, Türkiye’nin yetiştirdiği en değerli sanatçılardan. Böyle bir projede hiçbir karşılık almadan yer alması ise yüce gönüllülüğünün en büyük kanıtı. Kendisine birçok proje teklif edilirken, İzmirlilere güvenerek destek verdiği için kendisine ne kadar teşekkür etsek az.
    » Türkiye’de yapılan birçok proje varken İzmir’de gerçekleşecek bir projeyi desteklemenizin nedeni ne?
    » Bir kere İzmir’i çok severim. İstanbul’dan sonra yaşayabileceğim tek şehir. Tiyatrolarda oynarken çok uzun süre İzmir’de turneler yaptım, burada çok bulundum. İzmirlileri de çok severim, hatta baba tarafım İzmirli’dir. İzmir’in çağdaş, aydınlık yanı da beni çok etkiler. Uzun yıllardır da bunu seçimlerde de görüyoruz zaten.


    » “Meme Kanseri Bilinçlendirme Projesi, Farkında Ol Sağlıklı Yaşa” projesine katılımınız nasıl oldu?
    » Bu projeye evet dememin nedenlerinden biri Rotary’nin doğru ve sağlıklı bir oluşum olduğunu düşünmem. Bu projenin iyi bir proje olduğuna inanmam. Ama tabii bütün bunlara beni ikna eden sen oldun sevgili Ayçeciğim. Senin elinden bir şeyin kurtulamayacağını da düşündüğümden ben de sıcak baktım açıkçası. Sivil toplum örgütlerine bizim ülkemizin çok ihtiyacı var. Ama bu sivil toplum örgütlerinin de bizim gibi sanatçılara ihtiyacı var. Bu hastalığı geçirmiş olmam beni bu konuda daha da hassaslaştırdı.

    Benim de çok zor günlerim oldu ama çalışarak atlattım

    » Operasyondan sonra hayat kalitenizde bir değişiklik oldu mu?
    » Operasyondan sonra bir değişiklik olmuyor ama kemoterapi dönemi daha zor olabiliyor. Çok dikkatli olmanız gerekiyor. Benim de zaman zaman ağladığım, küstüğüm oldu ama hep bir şekilde geçiştirmeye çalıştım.
    » Zor günleriniz olmuştur mutlaka..
    » Evet, zor günlerim oldu ama onları da çalışarak atlattım. Çalışınca insanın beyni, aklı farklı bir yerde oluyor. Çünkü bir hedefiniz oluyor. Böyle olunca da kemoterapi günlerimi de daha kolay atlatabildim.
     
    Tanrının  iyi kuluymuşum ki kanserin de iyisini verdi

    » Olumlu düşünmek işe yarıyor mu sizce?
    » Tanrının sevgili kuluymuşum ki bana kanserin bile iyisini verdi” diye düşündüm. Tabii ki hastalığı hafife almıyorum. Ama bu hastalıkta psikoloji de çok önemli. Ben böyle düşünerek tedavime yardımcı olduğumu düşünüyorum. Çünkü kötü düşündüğünüzde hastalığın etkisi bir kat daha artabiliyor. O nedenle pozitif bir bir düşünce biçimi geliştirmek, yaşadığınız günü değerlendirmek daha doğru.
    » Nasıl böyle güçlü kalmayı başarabildiniz?
    » Olan bir şeye çare yok, hem erken bulunduğunda bu hastalığın çaresi de var. Diğer türlü düşünerek olayı trajikleştirmekten başka bir şey yapamıyorsunuz. O nedenle ben kansere grip muamelesi yaptım. Çevremdekilere, “Ben çok ağır bir grip oldum zor atlatacağım, bana yardımcı olun” dedim. Gerçekten de ailem, arkadaşlarımla çok güzel bir sevgi biriktirmişim ki o dönemde bunun çok faydasını gördüm.

    Eskiden çok ciddiye aldığım hayata aldırış etmiyorum

    » Hastalıktan sonra hayata bakışınız değişti mi?
    » Böyle bir hastalığı yaşadığınızda insanın hayata bakışı boyut değiştiriyor. Ben eskiden çok daha hassas olduğum bazı konularda daha soğukkanlı davranmaya çalışıyorum “Herşey olabilir” diyorum. Beni üzen meclislerden, kişilerden hemen uzaklaşıyorum. Çok da aldırış etmiyorum açıkçası. Eskiden hayatı çok ciddiye alıyormuşum, oysa hayatı çok fazla ciddiye almamak gerekir diye düşünüyorum.
    » Bu hastalık daha çok kadınları etkiliyor, onlara ne söylemek istersiniz?
    » Biz kadınlar çocuklarımıza karşı çok seveceniz, evimize çok dikkat ederiz, ihmal etmeyiz ama aynı özeni kendi bedenimize göstermeyiz. Mesela çocuğumuz hastalandığında hemen doktora götürürüz. Ama kendimiz hastalanınca, ”Geçer” diye düşünüp, doktora bile gitmeyiz. Oysa bedenimiz çok önemli. Biz kadınlar, anneler, sağlıklı olursak ailemize çevremize daha iyi bakabiliriz. Kendimize özen göstermemiz, en azından yılda bir kez rutin kontrolleri yaptırmamız gerekiyor.

    Doktorumun yüzü değişince ‘‘Ne o kanser mi olmuşum’’ dedim, ‘‘Evet’’ deyince  benim  yüzüm  değişti

    » Oya Hanım siz meme kanseri olduğunuzu nasıl öğrendiniz?
    » Mamografi ile öğrendim. Aslında insan hep kendi başına gelmezmiş diye düşünüyor. Çok sevdiğim bir doktor arkadaşım kontrol ediyordu. Bir anda yüzü ciddileşince, “Ne oldu şekerim, kanser mi olmuşum” diye espri yaptım. “Evet” dediği anda bu sefer benim yüzüm değişti. Hemen MR’a aldılar, oradan çıkınca suratlar daha da asıldı. “Büyük bir tümör, hemen alınması gerekir” dediler.
    » O anda neler hissettiniz?
    » Bir an çok üzüldüm, dışarı çıkıp kendi başıma yürümeye başladım. Düşündüm, kendi kendime, “Olabilir, benim de başıma gelebilirmiş” dedim. İlk ben değilim ama sonuncu olmayı isterdim gerçekten. Bunu iyi düşünmem gerektiğini, takıntı haline getirmeden atlatmam gerektiğini düşündüm.
    » İlk kime söylediniz?
    » İlk çocuklarımla paylaştım. İyi olacağımı mutlaka atlatacağımızı söyledim. Buna da inandım çünkü günümüzde her türlü olanak var, tıp çok ilerledi. Düşündüğümüz gibi de oldu açıkçası.

    Arkadaşım  senin  yüzün kanser  yüzü  olmasın  diyor bense  kanseri  yumuşatmak  istiyorum

    » Adınızın kanserle birlikte anılması size ne düşündürüyor?
    » Kanserle ilgili her türlü etkinliğe koşa koşa gidiyorum. Hatta insanlar artık bana doktormuşum gibi sorular soruyor. Böyle kanser etkinliklerine çıktıkça çok sevdiğim bir arkadaşım “Ay ne olur böyle şeylere çıkma, senin yüzün kanser yüzü olmasın, seninle kanser bir arada olmasın” diyordu ama ben de ona, “Bence tam tersi olmalı, belki de kanser benimle yumuşar” diyorum.
    » Hele meme kanseri konusunda bilinçlenmeye çok ihtiyacımız var.
    » Kanserin her türlüsü korkutucu geliyor. Ama meme kanseri erken yakalanırsa, tedavisi olabilen bir hastalık. Tedavisi olan birşeyi de desteklemek, insanları aydınlatmak gerekir. Bu da tanıdık ve bildik bir yüzle daha kolay oluyor. O nedenle bu projede olduğuma çok memnunum.

    Dizi  çok  iyi  gidiyor kadın  programı  başlıyor

    » Diziniz “Benim Annem Bir Melek” güzel tepkiler alıyor değil mi?
    » Dizimiz çok güzel gidiyor, tepkiler çok iyi. Ama ben yine tiyatro istiyorum ama oyun bulmak çok zor. Hele kadın projesi bulmak iyice zor. Tiyatrodan vazgeçmem mümkün değil. Benim yaşam biçimim tiyatro. Tiyatronun yerini hiçbir şey tutmaz. Ben tiyatro yaparken kendimi çok iyi ve mutlu hissediyorum. Orada şarj oluyorum.
    » Başka bir projeniz var mı?
    » NTV’de bir kadın programı teklifi var. Bu hafta ona başlayacağız. Kadın programı olacak. Cuma geceleri yayınlanacak.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNAN HABERLER

        Sayfa Başı