"Ayçe Bükülmeyen" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ayçe Bükülmeyen" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ayçe Bükülmeyen

Kadınlar ‘İmza: Ben’ dedi gelir yine bağış oldu

BABALARA yazılan “İmza: Kızın” ve kocalara, eski eşlere, hayali prenslere yazılan “İmza: Karın”dan sonra şimdi de “İmza: Ben” adlı kitap çıktı. Canan Tan, Derya Baykal, Nazlıcan Özkan, Mavisel Yener, Sevinç Erbulak, Şafak Pavey’in yanı sıra İzmir’den de Işınsu Kestelli, Zeliha Toprak, Şebnem Bursalı, Pakize Sükan ve benim de aralarında bulunduğum 154 kadının geçmişleriyle, gelecekleriyle, kendileriyle, sevdikleriyle, sevmedikleriyle hesaplaştıkları mektuplardan oluşan “İmza: Ben”in tüm geliri TÜRGÖK’e bağışlanıyor. Bu anlamlı proje üzerine, TÜRGÖK Başkanı Tülay Yazgan ve kitabı derleyen Banu Özkan Tozluyurt, Esra Aylin Akalın ile sohbet ettik.

Kadınlar ‘İmza: Ben’ dedi gelir yine bağış oldu

TÜLAY YAZGAN
KİTAPLIĞIMIZI DESTEKLEYEN HER PROJEYE AÇIĞIZ

- TÜRGÖK yararına yazılan İmza:Ben projesi nasıl ortaya çıktı?
- Gültekin beyi yitirdiğim sıralarda ‘İmza: Karın’ projesinde yer almış, ona bir mektup yazmıştım. Kadınların duygu aktarımındaki başarıları Esra ve Banu’yu, İmza: Karın, İmza: Kızın ve son olarak da İmza: Ben üçlemesine götürdü. Toplumda etkili olan her yaştaki 154 kadından kendilerine ayna tutarak duygularını aktarmalarını istediler. İyi ki de istemişler; her biri birbirinden farklı ve çok yürek çarptıran mektuplar geldi. İlk iki kitabın telif gelirlerini farklı derneklere bağışlamışlar. TÜRGÖK’ü tanıyınca İmza BEN’in gelirini de bize bağışladılar.

- TÜRGÖK’e ne gibi bir yardımı olacak?
- Kitap ne kadar satarsa, TÜRGÖK’e gelir olarak dönüşü de o oranda olacak. Ayrıca gerek basında gerekse yapılan etkinliklerle Türkiye’de kitaplığımızı duyurmak ve daha çok görme özürlüye ulaşmak fırsatını bulacağız.

Kadınlar ‘İmza: Ben’ dedi gelir yine bağış oldu

5 BİN GÖRME ÖZÜRLÜYE HİZMET VERİYORUZ

- TÜRGÖK’ün bugün geldiği nokta neresi?
- TÜRGÖK, Türkiye’nin her köşesinde ve yurt dışında yaşayan her yaşta 5 bini aşan görmeyen kişiye hizmet ulaştırıyor. 2 kabartma, 1 sesli dergi çıkarıyoruz. Sesli arkadaş dergisi temmuz ayında 100. sayıya ulaşacak. Stüdyolarda roman, kişisel gelişim, felsefe vb. gibi kitaplar, öğrenciye yönelik ders kitapları ve sınav kitapları seslendiriliyor. Kabartma baskı olarak da İngilizce ders ve sınav kitapları, romanlar, dergiler basılıyor. Ödünç kabartma kitap projesi, nota projesi, tutuklu gençlerle yapılan okuma projesi ve kabartma yemek kitabı basmak gibi projeler gerçekleştirdi.

- Daha neler yapılması gerekiyor? Nelere ihtiyacınız var?
- Hedefimiz hizmetleri daha çok görme özürlüye ulaştırmak. Onların eğitimlerine sosyal kültürel gelişimlerine destek olmak. Bunu sağlamak için de ulusal basının, televizyonların desteğini alarak görünür olmak. Hizmetleri sürdürebilmek için toplumun maddi ve manevi desteğini almak.

Kadınlar ‘İmza: Ben’ dedi gelir yine bağış oldu

BANU ÖZKAN TOZLUYURT - ESRA AYLİN AKALIN
KIZIM BABASINI ÖZLEYİNCE İLK PROJE DOĞDU

- ‘İmza: Ben’ projesi hangi fikirden doğdu?
- Banu: Bu aslında 25 sene öncenin hayali. Yoğun çalıştığı ve yeni bir hikaye kitabı çıkardığı için bu kitapta aramızda olamadı ama bizim bir de üçüncümüz var, Selgin GB. Selgin ile yıllar önce elden ele dolaştırıp “Kadınlar Dekameronu” diye bir kitap okumuştuk. O zamandan beri ara sıra “Biz kızlar da böyle bir kitap yazsak!” derdik. 2 sene önce, artık iyice cılızlaşan bir sesle yine repliğini tekrar edince, ben de “Hadi” dedim. O dönemde de blog dünyasına girdiğimiz ve “yazmadan duramayan bir kadın deryası” olduğunu gördüğümüz için, kitabı blogger kadınlarla yapalım dedik. Çıkış noktamız bir çocukluk hayalini gerçekleştirmekti yani. Ticari bir beklentimiz yoktu, bu yüzden de olur da satılırsa bir vakfa derneğe bağışlayalım diye yola çıktık. Konu belirleme aşamasında da Esra’nın kızı Ela bize ilham verdi.
- Esra: Kocam iş seyahatindeyken, kızımı odasında ağlarken buldum. Babasını özlemiş. Ben de “Babana duygularını anlatan bir mektup yaz. Ben göndereyim. Böylece rahatlamış olursun” dedim. Çok içli bir mektup yazmış. Ben de kocama göndermekle kalmadım, sosyal medyada paylaştım. Epey bir ilgi çekti. Böylece de konumuzu belirlemiş olduk.

- Proje hakkında biraz bilgi verebilir misiniz?
- “İmza: Ben” için gelen mektuplar çok farklıydı. Kimi gençliğine, kimi geleceğine, kimi hastalığına, kimi çocuğuna, kimi dedesine, kimi arkadaşına, kimi bir yazara, kimi Yaradan’a yazdı. 154 Kadın yazar var. Duyuruyu sosyal medya kanalıyla ve bloglardan ekim ayında yapılmaya başlandı. Ocak ayında dosya elimizde hazırdı. Ancak yayınevinin programını bekledik.

İMZA KIZIN, KARIN VE BEN ÜÇLEME OLDU
- İmza Karın ve İmza Kızın projelerinden bahseder misiniz?

- “İmza: Kızın” ilk kitabımızdı, farklı sosyokültürel yapıdan 114 kadının babalarına yazdığı mektuplardan oluşuyordu. Uğur Mumcu’nun kızı, Altan Erbulak’ın iki kızı, Şule Zeybek, Lal Denizli, Selçuk Yöntem’in kızı, Yonca Tokbaş. Aslında tanınmış tanınmamış, kitap şunu gösterdi, her kız çocuğu, babası tarafından kabul görmek, takdir edilmek beklentisi içinde ve hayatında baba rolü çok önemli. Önsözünü de yine baba-kız ilişkisinin önemine vurgu yaparak Prof. Bengi Semerci yazmıştı. Gelirini Yirmibirinci Yıl Eğitim ve Kültür Vakfı’na bağışladık.
İmza: Karın’da ise kız çocukları büyüdü ve hayatlarına çıkan diğer erkeğe yazdılar. Eşi, eski eşi, boşandığı eşi, sevgilisi, hiç olmayan beyaz atlı prensi... Öven söven mektupların yanı sıra, bu sefer hayal eden, beklentileri ortaya koyan 128 mektup vardı. Bu kitabın ön sözünü de Davranış Bilimleri Uzmanı Aşkım Kapışmak yazdı. Bu kez tüm geliri kadınlar için destek veren, eğitimler düzenleyen, mottosu sorumlu ebeveyn sorunsuz çocuk olan STET, Sınır Tanımayan Ebeveynler Derneği’ne bağışlandı.

Kadınlar ‘İmza: Ben’ dedi gelir yine bağış oldu

PARANIN TÜMÜ TÜRGÖK’E

- TÜRGÖK ile nasıl bağlantı kurdunuz? Desteğiniz ne yönde olacak?
- TÜRGÖK ile İmza: Kızın’ın İzmir tanıtımına geldiğimiz zaman tanışmış, çıkış hikayesinden çok etkilenmiştik. Biliyorsunuz serinin önceki kitapları İmza: Kızın’ın gelirini “Bir Çocuk Daha Okusun Diye” kampanyası için YEKÜV’e, İmza Karın’ın gelirini ise kadınlara yol gösterici olmayı hedefleyen STET Derneğe bağışlamıştık. ‘İmza: Ben’ için de TÜRGÖK’ü düşünüyorduk. Hem dernek bu yıl 10. kuruluş yılını da kutluyordu. Bu bağış çok anlamlı olacaktı. Beren Saat ile Uğur Yücel’in oynadığı Benim Dünyam’ı seyrettikten sonra ve Karanlık’ta Dialog’u ziyaret ettikten sonra doğru bir adres olduğuna iyice emin olduk.

- Sizler daha önce hangi projelerde çalıştınız?
- Banu: Ben profesyonel olarak şirketlere kurumsal eğitimler veriyor ve koçluk yapıyorum. Sınır Tanımayan Ebeveynler Topluluğu Derneği’nde başkan yardımcısıyım “sorumlu ebeveyn, sorunsuz çocuk” mottosu altında özellikle kadınlara yönelik farkındalık eğitimleri veriyorum ve “banunundunyasi” adında 8 yıldır blog yazıyorum.
- Esra: 6 yıldır kardeşim ve eşiyle anaokulu işletiyoruz. Bir de son 6 aydır çalışma hayatımdaki ilk müdürümle birlikte freelance olarak metin içeriği hizmeti vermeye başladık. Üniversitedeyken ve çalışma hayatımın ilk yıllarında üyesi olduğum STK ile depremzedelere yönelik, sosyal hizmetlerdeki çocuklara yönelik bir çok projede çalıştım. Hatta yurt dışında da Etiyopya’ya yönelik bir projede iki kez bulundum. Çocukla birlikte ara vermek zorunda kalmıştım, sanırım art arda çıkan bu üç kitap biraz bu yılların telafisi.

X