Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Kadınlar daha bağımlı

    Hürriyet Haber
    02 Eylül 1998 - 00:00Son Güncelleme : 02 Eylül 1998 - 00:01

    İnternet hızla girdi yaşamımıza. Türkiye'de çok büyük değişikliklere neden oldu mu? Bunu tam olarak bilmek zor. Çünkü bu konuda diğer birçok konuda olduğu gibi araştırma eksikliği var. Ülkemizde İnternet kullanıcılarının profili nedir, sorusunun yanıtı da tam olarak bulunmuş değil. Aslında aşağı yukarı belirli bir İnternet kullanıcısı imajı var. Bu imaj kentli, üniversite eğitimi görmüş ya da gören, kültürlü, modern gibi özellikler ile tanımlanıyor. Ama bu tanım, bilimsel verilere dayanmıyor. İki yıldır Santafe takma adıyla chat yapan sosyoloji öğrencisi Tuğba Araç, chat arkadaşlarını ve kurdukları sosyal yapıyı anlamak için bir araştırma yaptı. Toplam 758 anketin doldurulduğu araştırma, ülkemizde chat yapanların profilini ortaya koyan ilk araştırma özelliğini taşıyor.

    Geçtiğimiz ay İnternet'te chat alemini yakından ilgilendiren sosyolojik bir araştırmanın sonuçları yayımlandı. Araştırma 'IRC Farklı Bir Sosyalite mi?' başlığını taşıyor. IRC ya da chat bilindiği gibi İnternet ortamında özel bir program aracılığıyla, ikiden fazla kullanıcının aynı anda yazışarak iletişim kurması anlamına geliyor. Araştırmayı yapan, yaklaşık iki yıldır Santafe nickname'i, yani takma ismi ile chat yapan Tuğba Araç.

    Araştırması nedeniyle görüştüğümüz Araç, Mimar Sinan Üniversitesi Sosyoloji Bölümü öğrencisi. Geçtiğimiz yıl son sınıf öğrencisi olarak aldığı İhtisas Bilimleri dersi için hazırlaması gereken ödevin konusunu chat olarak belirlemiş. ‘‘Neden chat’’ sorusunu, İnternet'te araştırma sonuçlarını yayımladığı sayfada açıklıyor: ‘‘...Aylar geçtikçe sorgulamaya başladım kendimi. Kim olduğunuzu, sizi sevmeme ya da size kızmama neyin sebep olduğunu sorguladıkça, cevap aradıkça sorulara, bilmek istedim. Derinine inmek çekti beni. Başka bir konu seçseydim bu kadar istekli mi hazırlardım? Sanmıyorum. İçinde olduğum bir şeyi ve yapılmamış bir şeyi yapmak istedim.’’ Bu dersin ana konusu iletişim sosyolojisi olduğu için, uygun bir çalışma alanı olarak değerlendirilen chat konusu kabul edilmiş. Gerçekten de istekle sarılmış araştırmasına. Aslında hiç de kolay bir çalışma değil seçtiği. Çünkü başvuracağı başka bir kaynak yok. Sadece hazırladığı sorulara verilen yanıtlar, chat alemindeki genel davranış kalıpları konusundaki bilgisi ve bir istatistik programı varmış elinde. Santafe karşısındaki ekranda sadece yazısını gördüğü 'sanal' arkadaşlarının kim olduğu sorusunun yanıtını arıyor.

    Anket soruları, chat yapanların cinsiyetleri, yaşları, bağımlılık durumları, geçirilen zaman, davranış biçimleri olarak sıralanabilir. Toplam 758 anketi değerlendirmeye alıyor, sonuçları bir istatistik programına yüklüyor. Gerekli gördüğü anket sahipleri ile yüz yüze görüşmeler yapıyor.

    Araştırmaya katılanların yüzde 89.1'i erkek. Yani chat'te erkek egemenliği var. Bekarlar çoğunlukta, bekarların oranı yüzde 92.4, evlilerin yüzdesi 6, dulların ise 1.6. Yaş gruplarına bakıldığında ise en çok 19-24 yaş grubunun chat yaptığı görülüyor. İkinci sırayı ise 18 yaş altı grup alıyor. Anketlerde şaşırtıcı sonuçlar da yer alıyor. Örneğin kadınlar chat'te erkeklerden daha çok zaman geçiriyor. Öğrenim durumlarının sorulduğu sorulardan çıkan sonuca göre chat kullanıcıları arasında lise mezunları ve lise öğrencileri çoğunluğu oluşturuyor. Chat'te günde üç saat geçirenler hem kadın hem de erkeklerde yüzde 50'yi buluyor. Her iki grupta da günde dokuz saatten fazla chat yapanların oranı yüzde beş civarında.

    Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan kimi psikologlara göre, normal yaşamında çekingen ve içine kapanık olan insanlar, kendilerini chat'te atak ve dışa dönük olarak tanıtıyorlar. Santafe'nin çalışmasından çıkan sonuca göre insanlar chat'te genelde duygusal davranıyorlar, üstelik büyük bir çoğunluğu chat'te davranışlarını değiştirmediklerini söylüyor. Örneğin geçtiğimiz günlerde İzmir Devlet Hastanesi psikiyatristlerinden Dr. Mehmet Tüzün, chat'te dışa dönük davranışlar gösteren kişilerin öfke ve seks patlamasına yol açtığını açıklamıştı. Santafe bu konuda ‘‘Gerçek yaşamda ne varsa chat'te de aynısı var’’ diyor.

    KORKU YOK AMA KURAL VAR

    Kullanıcıların chat'e giriş nedenlerinin başında arkadaş edinme isteği geliyor. Belki chat'in varlığının nedeni bu. ‘‘Chat'te karşınızdakine sorduğunuz temel soru a/s/l'dir. Yani age (yaş) / sex (cinsiyet) / location (nereden). Bu soruyu kalkıp yolda birisine sormak zor. Ekran başında kimseden korkmanıza gerek yok. Bu yüzden cazip geliyor.’’ Santafe bunun farklı sosyalite olduğunu söylüyor. Chat'te insanlar ekran aracılığı ile karşılarındakiler ile iletişim kurdukları için belki daha rahat davranabiliyorlar, ama bu chat'te kuralların olmadığı anlamına gelmiyor. Her toplumsal yapıda olduğu gibi chat kanallarında da toplumsal kurallar, hiyerarşi, ceza, gruplaşma, ortak tavır alma gibi kavramlar var. Chat gerçek yaşamın bir kopyası ama oradaki yaşam tam anlamı ile bir sanallık taşıyor. Bu nedenle Santafe araştırmanın başında sorduğu ‘‘Chat farklı bir sosyalite mi?’’ sorusuna ‘‘Evet’’ diyor.

    Chat bir sosyalite ama farklı, işte tam da bu nedenle Santafe chat bağımlılarının asosyal davranış kalıpları gösterdiklerini de ekliyor: ‘‘Gerçek hayatta olup, chat'te olmayan hiçbir şey yok. Ki chat'te varolmak gerçek hayatta varolmaktan daha kolay. Ama sonuçta bir sandalye ve bir ekran. 250 kanal, 1000 civarı kullanıcı, gülüyorsun, eğleniyorsun. Zamanı orada bir sandalye ve bir ekranla geçiriyorsun aslında. Ve insanlar zamanla bu durumu kavrıyorlar.’’ Yani Santafe'ye göre chat çok sosyal bir kişiyi bile asosyalleştirebiliyor. Anket sonuçlarında da zaten tüm erkek ve kadın kullanıcıların yüzde 90'ı ‘‘eski sosyal çevreme gereksinimim kalmadı,’’ diyor. ‘‘Yeni bir sosyal çevre kazandım’’ diyenlerin oranı ise yüzde 95'i buluyor.

    HAYATTAN KOPUYORLAR

    Aslında chat asosyal kalıplarına giren insanların da kabul gördüğü bir dünya. Bu tipteki insanların sosyal bir çevreye girme şansları olarak görülebilirdi chat ama Santafe aynı fikirde değil: ‘‘Asosyal tipteki kullanıcıların çoğunluğu kurdukları ilişkilerin chat'te kalmasını istiyorlar. Bu tehlikeli çünkü gerçek hayattan daha fazla kopuyorlar ve bu sanal dünya onlara daha bir yeter oluyor.’’

    Sosyal bir çevre olarak ele alındığında chat'in bağımlılık yaratıp yaratmadığı önemli bir soru. Ankete katılan kullanıcıların büyük çoğunluğu bu konu üzerinde kafa yormuş (Yüzde 90). Kendini bağımlı olarak gören kadınların oranı erkeklerden daha yüksek. ‘‘Chat'i bırakmayı düşünüyor musunuz?’’ sorusuna ise yüzde 60 oranında hayır yanıtı verilmiş. Bırakmama sebeplerinin başında ise arkadaşlarla görüşme isteği geliyor. Zaten ankete katılanlar ‘‘Chat'te ne yaşıyorsunuz?’’ sorusuna genelde 'dostluk' yanıtını veriyorlar.

    İlgilenenler için, araştırmanın sonuçlarının yayımlandığı adres: http://www.holyfire.com/mikado/anket.html

    Kafamdaki gibi misin?

    Tuğba Açar'ın İnternet'te yayımladığı chat'te güzel dostluklar yaşayan, insanların duygularına tercüman olan manifestosu:

    ‘‘Kimsin sen? Kelimelerini gördüğümü cümlelerinden vurgularını tahmin etmeye şalıştığım, orada olup yazdıklarımı okuduğuna, beni anladığına, anlaştığımıza inandığım sen... Varsın di mi?

    Oradasın? Konuşurken suratın nasıldır, ellerini oynatır mısın konuşurken? Ya mimiklerin?

    Konuşurken bakamadığım gözlerinin rengi ne?

    Sen de merak ediyor musun beni, yüzümün konuşurkenki halini. Konuşurken gş'zlerine bakarım karşımdakinin, sağır değilim ama dudak okumayı severim ben. Bilebilir misin tşm bunları? Sanmıyorum. Peki nedir ikimizi bu denli yakınlaştıran, görmediğimde izlettiren seni?

    Saatlerce yazıştığım, gülmekten sandalyeden düşeceğimi hissettiğim, hayatımın en gizli yerlerini paylaştığım sen kimsin? Nedir seni bu denli şözel kılan hayatımda? Nedir sonuna kadar sana işimi aşmama sebep?

    Kelimelerce herkes güzel galiba. Kelimeler zırh gibi, kelimeler sığınak. Daha kolay ifade edebiliyoruz kendimizi, yüzleri görmeyince daha bir yakın, daha mı insan oluyoruz yoksa?

    Kelimeler zırhımızı mı yok ediyor. Dostum kabul ettiğim sana kelimelerle ulaşırken daha mı açık oluyorum ya da kavga esnasında kelimeler daha mı bir aslan kesilmeme neden oluyor? Burada olmaman ne de çok soru sormama neden oluyor kendime... Kimsin sen? Kafamdaki gibi misin?’’

    Seksin chatçesi

    Chat alemin en dinamik ilişkisi kadın-erkek ilişkilerinde yaşanıyor. Ülkemizde chat yapanların en çok tercih ettiği server yani hizmet veren Raksnet (%85). Bu server'ın en kalabalık kanalı ise Zurna adlı kanal. Zurna chat'in piyasa yapılan yeri. Nickname'leri Selin 19, Ceren 20 gibi kullanıcının kadın olduğunu ve yaşının genç olduğunu anlatan nick'lere rastlamak mümkün. Daha önce çeşitli yayın organlarında yazıldığı üzere chat aleminde kendisiyle sohbet edilmesi ya da sadece dalga geçmek amacıyla kendisine bu tür takma isimler takarak kimlik ve cinsiyet değiştirip chat yapanlara sıkça rastlanıyor. Bu tür davranışa 'sanal eşcinsellik' adı veriliyor. Normal yaşamda olduğu gibi chat'te de seks yaşanıyor. Konuştuğu kişinin karşı cinsten olduğunu anlayan kişi ‘‘Benimle cybersex yapar mısın,’’ diye soruyor. Kabul görürse bir tür telefon seksi gibi bir deneyim yaşıyorlar. Santafe en çok bu oldukça çekinilesi konu üzerine, ankete katılanların çok cesur bir biçimde yanıt vermesine şaşırmış. Araştırma sonuçlarına göre chat'te seks yaşayanların oranı erkeklerde %13 kadınlarda ise %17.






    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı