"Güzin Abla" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Güzin Abla" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Güzin Abla

Kadınlar da cinsellik için aldatır oldular

<B>Sayın Feyza Hanım, annenizin döneminden beri Güzin abla köşesini sürekli takip ederim.

Kimi zaman size katılırım, kimi zaman katılmam. Ki çok normaldir...

Genelde toplumun gereklerine göre ve kişiye zarar getirmeyecek şekilde yönlendirme yapıyorsunuz. Fakat anlamadığım bir şey var, daha doğrusu ya sizin görmediğiniz ya da görmezlikten geldiğiniz bir şey!

Yasak aşkın kahramanı olan kadına hayret ediyorsunuz, evli bir erkeğin o kadınla ciddi bir beraberlik düşünmeyeceğini, bunu düşünse bile ilerde de aynı şeyleri o kadına da yaşatabileceğini yazmışsınız.

Kadınlar tarafından hiç bakmıyorsunuz konuya! Artık kadınlar da her zaman ciddi bir ilişki peşinde değil. Konuya mevzu olan kadın da gününü gün ediyor, doyasıya cinselliğini yaşıyor; başka hiçbir beklentisi de olmayabiliyor.

Doğruluğu veya yanlışlığı tabii ki tartışılabilir. Evli veya değil, aldatmak da aldatılmak da çok kötü. Ama dediğim gibi kadın da sadece gönlünü eğlendiriyor, belki de eşiyle yaşayamadığı cinselliğin tadını çıkarıyor, eski heyecanları hatırlıyor olabilir. Ayrıca işin bir de şu yönü var ki; bu kadınla erkeğin evlendiklerini ya da ciddi bir ilişki içinde olduklarını düşünelim.

Kadının tekrar aldatmayacağını nereden biliyorsunuz? Onun da bir kere yaptıysa bir daha yapmayacağının garantisi var mı? Tabii erkek açısından da böyle bir kadına, ilerleyen dönemlerde ne kadar güvenebileceği sorunu da aynı şekilde geçerli. Dediklerinizin hepsine katılıyorum ama artık günümüzde kadınlar erkeklere çok benzer davranışlar içindeler.

Sadece seks için duygusallık içermeyen bir cinsellik yaşayabiliyor, evdeki kocayı gönül rahatlığıyla aldatabiliyor.

Kocasından gizli yaşadığı aşktan öylesine başı dönüyor ki, gözü dünyayı görmüyor. O da sözünü ettiğiniz erkekler gibi sonunu düşünmüyor, evini, çocuğunun babasını bırakmayı da hiç düşünmüyor aslında. Kadınlar da artık erkekler gibi yaşıyorlar Feyza Hanımcığım.

<ı> RUMUZ: İPEK Ü.

Farkında olmasına farkındayım da sevgili okurum, sonuçta aldatan kim olursa olsun, ilişkiler ve evlilikler çok büyük çıkmazlara sürükleniyor.

Evlilik kurumu bütün dünyada giderek yok olma eğilimi gösteriyor. Bu gerçekten düşündürücü. Ama her zaman söylediğim gibi bu gibi durumlarda kadın çok yıpranıyor. Mutlu olduğu günlerin ardından zor günler yaşıyor.

Yine ona bu konuda da örnek olan, eşitlik uğruna taklit etmeye çalıştığı erkekler değil mi?

19 yıl babasız yaşadım anneme hep destek oldum

Güzin abla 20 yaşında bir genç kızım, 19 yıl babasız yasadım; yeni kavuştuk birbirimize. Babasız geçen 19 yıl içinde çok acılar çektik ailece; açlık, mutsuzluk.

Annemin her gece gözyaşlarına şahit oluyordum. Üstelik milletin dedikodularına da katlanmak zorundaydık. Ama hiçbir zaman ölümü düşünmedim. Çünkü bu benim elleri öpülecek annemin sonu olurdu! Ne olur sarıl bir kere daha annene ve böyle de mutlu olmaya çalış. Ben babam yokken hep annemin yayında oldum. Zaman her şeyin ilacı oluyor. Şimdi babam, bize döndü, hepimiz çok mutluyuz.

<ı> RUMUZ: YELİZ B.

Demek babanın sonunda biraz geç de olsa, aklı başına gelmiş ya da hayattan alabileceği dersi almış ve size dönmüş. 19 yıl çok uzun bir zaman. Gerçekten annen eli öpülecek bir kadınmış, onu bunca yıl beklemiş. Ama acaba ne büyük acılar yaşamış.

Senin gibi yürekli bir kızı olduğu için şanslıymış ama! Kadınlığını unutmuş, kendini düşünmemiş, hayatına bir başkasını sokmamış... Yeniden evlenmeye hakkı olduğu halde bunu yapmamış.

Ya baban, bunca yıl neler yapmış? Hiç ona sordun mu?

Erkek arkadaşım ya öpmek isterse

Güzin ablacığım merhaba! Küçüklüğümden beri her sorunumu sizinle paylaşmak istedim ama bir türlü cesaret edememiştim. Şimdi büyüdüm 22 yaşındayım ama içimde hala korkularım var.

Bugüne kadar sağlıklı bir ilişkim olmadı. Ben ileriye dönük bir ilişki yaşamak istedikçe karşı taraf hep cinsellik düşündü. İzin vermeyince de bitti. Şimdi karşıma çok iyi biri çıktı. Ciddiyiz, ama çok korkuyorum o da diğerleri gibi benden böyle şeyler bekleyecek diye.

Onu çok seviyorum, o da beni. Beni öpmek isterse veya yakınlaşmaya kalkarsa ne yapayım, izin vereyim mi? Bunlar normal şeyler biliyorum, ama ben kendimi kötü hissediyorum. Sizce nasıl davranmalıyım?

<ı> RUMUZ: YAKINLAŞMA


Sevgili kızım, iki birbirini seven insanın, birbirlerinin isteklerine saygı duymaları şartıyla, flört sırasında belirli bir ölçüde yakınlaşmaları elbette çok normal. Çok sevdiğim bir söz vardır, ‘Sevgi dokunmaktır’ diye.

Gerçekten sevdiğin bir varlığı okşamak, dokunmak, öpmek gelir içinden. Bu illa bir sevgili olması bile şart değil. Bir bebeği düşün, onu nasıl da öpmek istersin. O tombul minik ayaklarını öpüp, ısırmak bile gelir içinden. İşte sevgi, sevdiğine de sarılmak, kucaklamak, öpmek ihtiyacı da yaratır içinde. Sen hiç anneni ya da kardeşini kucaklamak, sımsıcak sarılmak ihtiyacı duymaz mısın?

Her sarılış, her kucaklayış mutlaka cinsellik çağrıştırmamalı sende. Bir kadın karşı cinsle yakınlaşmayı istediği sınırda tutmayı bilir, çok rahatlıkla. Ama sen sanırım, bu dokunuşlardan, bu öpücüklerden rahatsız oluyorsun ki bu da belki ailenden aldığın yanlış bir eğitimin etkisinden kaynaklanıyor.

Hayatın boyunca, evlendiğin zaman da dahil, mutsuz eder bu duygu seni. Kendini bu kadar kısıtlama ama, sınırlarını da kendin tayin edebilirsin elbette.
X