Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Kadının yaratılışındaki şiirsel yolculuk

    MELİKE BİRGÖLGE
    05.09.2012 - 11:43 | Son Güncelleme: 05.09.2012 - 11:43

    Fransız sanatçı Jean Marc Arakelian ve Türk vatandaşı olan gazeteci Nathalie Ritzmann’ın açtığı, ‘Mevlana’nın, şiirsel coşkunluğundaki kadının yaradılışı’ konulu sergi, 8 Eylül 2012 tarihine kadar Beyoğlu Belediyesi’nde sanatseverleri bekliyor.

    Rus İhtilali zamanında Ayasofya’dan geçen bir kadınla şekillenen, derviş ve sema fotoğrafları ile dinamikleşen, Mevlana’nın şiirsel coşkunluğunda kadının yaradılışını temsil eden bir metaforun çevresinde çekilen fotoğrafların yer aldığı, 8 Eylül 2012 tarihine kadar İstiklal caddesindeki (No:217) Beyoğlu Belediyesi’nde, ücretsiz izleyebileceğiniz sergi, siz sanatseverleri bekliyor. 

     

    Jean Marc Arakelian ve Nathalie Ritzmann ile Mevlana sergisiyle ilgili yaptığımız röportaj…

    <ı style="mso-bidi-font-style: normal"> 

    Sevgili Nathalie, geçtiğimiz Haziran ayında Bulgaristan’da sema gösterileri organizasyonu yaptınız. 2013’ün ilkbaharında yine bu gösteriyi yapacaksınız. Peki Jean-Marc Arakelian’la, Mevlana’yla ilgili bu sergiyi gerçekleştirmek nerden, hangi düşünceyle aklınıza geldi?

     

    Nathalie: Bulgaristan Plovdiv'de, 4-5 Haziran 2012’de, bölgesel Etnografya Müzesi’nde ve eski semahanede 2 sema gösterisi yaptık. Ve 4-30 Haziran arasında da fotoğraf sergisi yaptık. Burda sergi açma durumu da, Beyoğlu Belediyesi sanat galerisi yönetmeni Beste hanım, Jean-Marc’ın dervişler hakkındaki fotoğraflarını daha önce internette görüp beğendi. Benimkileri de aynı şekilde… Bizden dosya istemişti... Ve takvimde yer buldu.   

    Bu sergiyi açmanızdaki, insanlara ulaştırmak istemenizdeki amaç neydi?

     

    Nathalie: Açılışta, katılanlar farklı dinlerden, farklı kültürlerden (Mesela Sulukule rom arkadaşları…) farklı kökenlerden, özel bir açılışla Mevlâna felsefesinde toplamak istedim! Bulgaristan'da aynı şekilde yaptım ama daha zor oldu, insanları beni tanımadığı için. Ama müftü, imam ve katolik papazları ilk sefer karşılaştılar. Sonra orda kilisede beraber bir randevu organize ettim. Daha sonra Ramazan ayında, Müslüman Katolikleri davet etmişler. Hem camiyi ziyaret etmek hem de bir iftar paylaşmak için… Onların arasında diyalog başlamıştı. Ben sadece ilk temeli attım, onlar orda devam etsin diye.

     

    KADIN ESASTIR!

     

    Serginin konsepti ‘Kadının Yaratılışı’ üzerine kurulu. Konseptten yola çıkarak… Mevlana’nın şiirsel açıdan yücelttiği ‘Kadın’la ilgili sizin düşünceler neler? Kadının hayatınızdaki yeri ve önemi?

     

    Jean-Marc: Kadın esastır hep. Bugüne kadar sinema ve fotoğraf çalışmalarımda, her zaman bir kadın bana ilham kaynağı oldu. Bu kadınlar her zaman özeldir ve bana çok yakındır. Son zamanlarda, "sanat tanrıçası" deneyi yaptım.Görüyorum ki hayatımda, bu kadınlar teneffüs etmeyi öğrettiler ve bana yardım ettiler. Onlar sergimin büyük fotoğraflarının üzerindeki modellerdir.

     

    Mevlana’yla, onun düşünceleriyle ilk tanışmanız nasıl oldu?

     

    Nathalie: Eylül 2003’te, sema gösterisini ilk Galata Mevlevihanesi’nde gördüm. Müziği beğendim. Ney sesini özelikle... O kadar. Sonra Ocak 2009’da internet sayfamda Eva De Vitray-Meyerovitch hakkında bir yazı yayınladım. Bu bayan Mevlâna'nın yazdıklarını tercüme etmiş. Ve istemiş ki öldükten sonra Mevlana’nın yanında gömülsün. 1998’de ölen Eva’nın cenazesi, öldükten 10 sene sonra, 17 Aralık 2008 yılında, Mevlâna’nın doğum gününde, Konya'da Üçler Mezarlığı’na defnedildi. Ayrıca 3 sene önce Galata Mevlevi’sinde Nail Kesova’yı tanıdım ve yavaş yavaş yaklaştım mevlevilerle.

    Jean-Marc: Fazla araştırma yapmadım. Sadece biraz Mesnevi’yi açtım, okudum ve oradaki bazı beğendiğim cümleleri büyük fotoğraf montajlarda kulandım.

     

    /images/100/0x0/55eae269f018fbb8f89ce247EVRENDEKİLER SANA NASIL GELİYOR BİLEMEZSİN!

     

    Bulgaristan’da sema gösterileri organize etmeniz, Mevlana’yla ilgili bu sergiyi açmanız… Neydi bunları yapmanız için sizi etkileyen ve yönlendiren?


    Jean-Marc:
    Mevlâna'nın şiirsel temeli… Dervişler hakkında açtığım son sergiden dolayı aklıma böyle bir fikir geldi. Bu fikir bana nasıl geldi bilmiyorum ama evren öyledir. Nasıl geliyor bilemezsin. Önemli olan gelmesi…


    Mevlana’nın sizi etkileyen en önemli özellikleri neler oldu ?


    Jean-Marc :
    Mevlâna'nın şiirsel temeli.

    Nathalie: Aşk büyük A harf ile ve İnsanın Güzelliğini büyük İ ve G harfleri ile bulmak!

     

    Bundan sonra yapmak istedikleriniz arasında neler var?

     

    Jean-Marc: Eski kameralar ile fotografik bir iş hazırlıyorum. Bu beni Sibirya’dan Hindistan’a götürecek. Orada kendi arayışımı da resimlendirerek İpek Yolu konulu bir belgesel hazırlamayı düşünüyorum.

    Nathalie: İki projem var. İlki Kızılay’la Suriye’deki mülteci kamplarda ve ikinci projesi, tekkelerin yolunu takip ederek bu konuda kitap hazırlamayı planlıyorum. Ayrıca kendi arayışı üzerine bir başka kitap daha...

     


    MEVLANA SERGİSİ - KADININ YARATILIŞINDAKİ ŞİİRSEL COŞKUNLUK!

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı