Gündem Haberleri

GÜNDEM

    "Kadına hakarettir"

    Hürriyet Haber
    17.07.2007 - 11:49 | Son Güncelleme: 17.07.2007 - 11:46

    Bakan Çubukçu “Güzel ve Dahi” adlı programın yayından kaldırılmasını istedi.

    "GÜZEL VE DAHİ PROGRAMI" FOTO ANALİZ / TIKLAYIN....

    Çubukçu, RTÜK'e başvurarak, Show TV'de yayınlanan “Güzel ve Dahi” adlı programın yayından kaldırılmasını istedi.

    Çubukçu RTÜK Başkanlığı'na gönderdiği yazıda, “Söz konusu yarışma programı, kadınların medyadaki olumsuz ve küçük düşürücü imajlarının temsilinin bir örneği konumundadır” dedi.
    BAKAN İSTEDİ RTÜK UYARDI

    Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Show TV'de yayınlanan “Güzel ve Dahi” adlı yarışma programı nedeniyle ilgili kuruluşun uyarılmasını kararlaştırdı.

    AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, 7 Temmuz 2007'de tarihinde yayınlanan ve bir evde yaşayan güzel kızlarla bilgi seviyesi yüksek erkeklerin katılımıyla yapılan “Güzel ve Dahi” adlı program RTÜK'ün bugünkü toplantısında ele alındı.

    Toplantıda, RTÜK İzleme ve Değerlendirme Dairesi'nin raporlarını değerlendiren Üst Kurul üyeleri, ilgili programın 3984 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanun'un 4. maddesinin (u) ve (z) bentlerine aykırı olduğu görüşüne vardı.

    Buna göre, ilgili yayın kuruluşunun uyarılması kararlaştırıldı.

    3984 sayılı kanunun (u) bendi, “Kadınlara, güçsüzlere, özürlülere ve çocuklara karşı şiddet ve ayrımcılığın teşvik edilmemesini”, (z) bendi ise “Gençlerin ve çocukların fiziksel, zihinsel ve ahlaki gelişimini zedeleyecek türden programların, bunların seyredebileceği zaman ve saatlerde yayınlanmamasını” içeriyor.

    Programa katılan genç kızların, aralarında Türkiye Cumhuriyeti'nin cumhurbaşkanları ve başbakanlarının, tarihteki önemli kişilerin ve tanınmış sanatçıların isimlerini dahi bilmemeleri nedeniyle çeşitli toplum kesimlerinden ve sivil toplum örgütlerinden tepki toplamasıyla gündeme gelen programla ilgili Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Nimet Çubukçu da RTÜK'e bir yazı göndermişti.

    Çubukçu, ilgili yazısında söz konusu programın “İsminden, duyurularına ve formatının detaylarına kadar cinsiyet ayrımcılığının en kaba halinin tezahürü olarak ekranlarda yer aldığını” bildirmişti.



    Çubukçu, Dünya Kadın Konferansları dokümanlarında ve Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi'nde (CEDAW) kritik alan olarak medyanın toplumsal cinsiyet eşitliği bakış açısının, toplumsal yaşamın her alanına yerleştirilmesi için gereken zihniyet dönüşüm sürecinde çok önemli bir role sahip olduğunu belirtti. Bu belgelerde, medyanın özellikle kadınlara yönelik bakış açısının değiştirilmesinde ve kadınların hayatlarına olumlu katkılarda bulunma noktasında güçlü bir araç olma potansiyeline sahip olduğunun altının çizildiğini ifade eden Çubukçu, formatı bu yönde kurgulanmış programların ve son zamanlarda yürütülen sosyal kampanyaların olumlu örnekler olarak görüldüğünü kaydetti.

    Medyanın çeşitli kaygılarla sosyal sorumluluk içeren kamu hizmeti yayıncılığı anlayışından uzaklaşmasının, toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlandığı bir toplumsal yapı oluşturma çabalarının önünde ciddi bir sorun oluşturduğunu ifade eden Çubukçu, Show TV'de 7 Temmuz'dan itibaren yayınlanmaya başlanan “Güzel ve Dahi” adlı yarışma programının “kadınların medyadaki olumsuz ve küçük düşürücü imajlarının temsilinin bir örneği” olduğunu vurguladı.

    “GÜZEL VE APTAL KADIN KLİŞESİ YENİDEN ÜRETİLİYOR”

    “Güzel ve aptal kadın” klişesinin medya tarafından söz konusu program aracılığıyla yeniden üretildiğini kaydeden Çubukçu, “Güzel ve aptal kadın klişesi, medya tarafından bu program aracılığıyla yeniden üretilmekte, zeki olmak erkeklere, güzel ve akılsız olmak kadınlara atfedilmekte, bu iki nitelik birbirinin karşıtı olarak temsil edilmektedir” dedi.

    Çubukçu, Türkiye'de okuma-yazma bilmeyen kadınların oranının yüksek olduğu ve kamusal alan etkinliklerine katılımların düşük olmasının yanı sıra televizyon izleme oranının yüksekliği de göz önüne alındığında medyanın, özellikle radyo ve televizyonun öneminin bir kat daha arttığına işaret etti. Kadını ikinci sınıf olarak gören, aşağılayan cinsiyetçi değer yargıları üzerine temellenen cinsiyet ayrımcılığının, kadınların sosyo-ekonomik ve kültürel alanlara katılımı gibi pek çok haklardan yararlanmalarının önünde engel teşkil ettiğini kaydeden Çubukçu, bu durumda medyanın da sosyal sorumluluk bilinciyle hareket etmesinin ne kadar öncelikli olduğunun ortaya çıktığını ifade etti.

    Medyadaki cinsiyetçiliğin ortadan kaldırılmasında önemli siyasalardan birinin de özdenetim yapılarının kurulması olduğunu belirten Çubukçu, şunları kaydetti:

    “Başkanlığınız ve Televizyon Yayıncıları Derneği işbirliğiyle televizyon kuruluşlarının 3 Temmuz 2007'de kabul ettiği 'Yayıncılık Etik İlkeleri' hem bu açıdan hem de ilkeler arasında 'yayın kuruluşlarının ırk, renk, dil, din ve cinsiyet ayrımcılığına, aşağılama ve ön yargılara yer vermemek', 'kadınların sorunlarına karşı duyarlı olmak ve kadınların nesneleştirilmesinden kaçınmak' maddelerine yer verilmesinden dolayı önemli bir gelişme olarak görülmektedir.

    Ancak, söz konusu ilkelerin altına imza atan Show TV'nin bir hafta geçmeden, kabul ettiği ilkelerle çelişen bir programı yayınlamaya başlaması, zihniyet dönüşümü için daha çok çaba sarf etmek gerektiğini göstermektedir.

    Bu çerçevede, Başkanlığınızca anılan programın değerlendirilerek yayından kaldırılması hususunda gereğini rica ederim.”
    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı