Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Kadın kotasına AKP de CHP de karşı çıktı

<B>ANAYASA </B>değişikliği paketi biraz gecikmeli olarak Meclis’e sunuldu.

Bir haftalık gecikmeye, teklif üzerinde AKP içinde yaşanan tartışmaların neden olduğunu söylemek mümkün.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan devreye girmese gecikme uzayacaktı da.

İlginçtir, demokratikleşme ve AB konusunda en iddialı parti olan AKP’de tartışma, paketin daha çok TSK’ya Sayıştay denetimi getiren, DGM’leri kaldıran, Türk vatandaşlarının Uluslararası Ceza Divanı’na teslimine olanak veren, kadın-erkek eşitliğini hedefleyen maddeleri üzerinde yaşandı.

AKP, DGM’leri tamamen kaldırma yerine, Anayasa’daki ‘DGM kurulur’ ibaresini, ‘DGM kurulabilir’ diye değiştirmeyi düşündü; askerin bile itiraz etmediği Sayıştay denetiminin sakıncalarını konuştu.

ERDOĞAN BRİFİNG İSTEDİ

Ceza Divanı’na itiraz ise Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu ile AKP Grup Başkanvekili Haluk İpek’in çekincelerinden kaynaklandı.

Her iki AKP’li, Moskova’da yapılan divanla ilgili bir uluslararası toplantıda, mahkemenin görev alanına soykırımın yanı sıra terör suçlarının da ilavesini önermiş; ancak öneri kabul görmemişti.

Kuzu ve İpek’e göre, mahkemeyi henüz tanımayan ülkeler de oldukça çoktu.

AKP’li bazı hukukçular da ‘Türkiye’nin geçmişi de sorgulanabilir’ kaygısını dile getirince AKP, maddenin metinden çıkarılmasını benimsedi.

Yine de metnin imzaya açılması uzayınca Erdoğan konuya el attı.

Pakete ilk halini veren AB Genel Sekreteri Büyükelçi Murat Sungar başkanlığındaki Adalet ve Dışişleri bakanlıkları görevlilerinin de yer aldığı heyet, salı akşamı yapılan AKP MYK toplantısına davet edildi.

Daha çok, yukarda sıraladığımız maddelerle ilgili sorular alan heyet, Ceza Divanı’na özel ağırlık verdi ve özetle şu görüşleri dile getirdi:

‘Ceza Divanı, geçmişle değil, bundan sonraki işlerle ilgilenir. Divanla ilgili sözleşmeye imza veya onay vermeyen tek Avrupa ülkesi yok. Bunlardan bir tek Çekler sadece imzayla yetinmiş. Türkiye, Avrupa Konseyi üyesi 45 ülke arasında bu işlemleri yapmayan iki ülkeden biri. Oysa AB Katılım Belgesi ve Ulusal Program buna işaret ediyor. Ayrıca, bu ufak değişiklik karar değil, niyet anlamına geliyor.’

KADINA DEMOKRATİK YARIŞ ÖNERİSİ

Toplantıda en çok kadın-erkek eşitliğiyle ilgili madde konuşuldu.

Maddenin kadına kota getirilmesine olanak veren hükmüne neredeyse toplu itirazda bulunan AKP yönetimi, bürokratların yanıtlarını aldıktan sonra toplantıyı, kendi iç değerlendirmeleriyle sürdürdü.

Sonuçta, Ceza Divanı ile ilgili madde yeniden pakete alınırken kadın-erkek eşitliği konusunda Erdoğan’ın, ‘Eşitlik vurgusunu daha netleştirip, kotayla ilgili bölümü kaldıralım’ önerisi kabul edildi.

Diğer maddelere ilk haliyle onay veren AKP’nin kotaya itirazı neydi?

Bunun gerekçelerini öğrenmeye çalışırken, bürokratların CHP’ye verdiği brifingde de kotaya toplu itiraz geldiğini öğreniyoruz.

AKP ve CHP, ‘Kota değil, demokratik yarış olsun’ diyor.

Diyorlar, ama bu demokratik yarışın yıllardır sağlanamadığı, her seçim sonrası kadın aday azlığı karşısında liderlerin, ‘Erkekler, kadınların önünü kesiyor’ diye timsah gözyaşları döktüğü de bir gerçek.

Bir kez daha anlaşılıyor ki, görev yine kadının kendisine kalıyor.
X