"Doğan Hızlan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Doğan Hızlan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Doğan Hızlan

Kadın kahramanların usta yaratıcısı

PERİDE CELAL, son haftaların hengâmesi içinde sessiz sedasız aramızdan ayrıldı. Celal, Türk edebiyatında ilk yazdıklarından sonra büyük aşamalar geçirmiş bir ustadır.

İlk romanları tefrika olarak gazetelerde yayımlanmıştı. Yazma tutkusunu hiç terk etmemiş yazarlardan biridir.
Onu tanıdığınızda, zarif, kadın dünyasını bütün ayrıntılarıyla keşfedip yazan bir kadın yazarla karşılaştığınızı anlar, sohbet uzasın isterdiniz.
Onunla yaptığım bir konuşmada, “Pembe Romanlar” diye adlandırdığım romanlardan sonra Fazıl Hüsnü Dağlarca ile Sedat Simavi Edebiyat Ödülü’nü almasını sağlayan kitapları karşılaştırarak yükseliş çizgisini anlatmıştı: “Pembe Edebiyat diye adlandırdığınız popüler romanları yazarken, bir yandan da öyküler yazıyorum. Edebiyat başlangıçta bir tutkuydu. Yazmaya başladığımda, geçim aracı oldu.
Pembe Edebiyat’tan gerçek edebiyata geçişim, sanırım 1954’te
Üç Kadın’la başlar.”
Ödül kazandığı Üç Yirmidört Saat, yalın tahlillerle, derin gözlemlerle yazdığı bir roman. Ana-kızın hesaplaşması, iki kuşağın dramları.
Kadın kahramanlarının bizi etkilemesi, onları iyi izlemesi, dramlarını anlayabilmesi, yalnızlıklarını sezmesi, acımasız dünyada kadın olmanın acılarını süssüz anlatabilmesindendir.
Jaguar, çok sevdiğim bir öykü. Kahramanı bir otomobil, aynı kitaptaki Putana’nın da ustalığını belirtmem gerek.
Bir Hanımefendinin Ölümü, yazarın deyimiyle, “Kendisi de onlardan biriydi”, acımasız burjuva zenginlerinin kurbanlarından biri.
Celal, ait olduğu sınıfın çöküşünü, değişimini tanıklıklarıyla gerçekçi bir biçimde yazmıştır.
İyi, konusunu bilen bir yazarın yarattığı tipler, kahramanlar her zaman yaşar. Bugün de onları tanıyor, değerlendiriyoruz.
Peride Celal bir mektubunda bakın ne demişti?
“Ben, bildiğiniz gibi, burjuva bir aileden gelen; büyük kenti ve bu çevrenin, büyük kentin tutucu, yozlaşmış insanlarını eleştiren bir yazarım.”
Önemli romanlarından Kurtlar’daki bir cümle, yazarlığın tanımıdır:
“Aldanıyor Nilüfer. Yalnız değilim ben. Bir yazarın yalnızlığı kalabalığın içinde başlar, masa başında biter. Çünkü masa başında bir kişi değil, bin kişi ile çevrilidir.”
Gecenin Ucunda
’nın kahramanı Macide, düşünmenin, duymanın, mücadelenin simgesidir.

* * *

PERİDE CELAL’in yaşamını, kitaplarının listesini, hakkında yazılanları okumanız için Selim İleri’nin yayına hazırladığı, Peride Celal’e Armağan* kitabını okumanızı isterim.
Kitapta yazıları olanlar şöyle sıralanıyor:
Füsun Akatlı, Hulki Aktunç, Tunay Aydın, Gürsel Aytaç, Güneş Buharalı, Ahmet Cemal, Zeki Coşkun, Raşit Çavaş, Zeynep Ergun, Ufuk Esin, Ali Gevgilili, Semih Gümüş, Vedat Günyol, Doğan Hızlan, Selim İleri, Sami Karaören, Ahmet Oktay, Güven Turan, Selma Tükel.
Armağanın başında Raşit Çavaş-Tunay Aydın’ın hazırladığı bibliyografya, yazarın üç hikâyesi ve yedi romanından seçmeler ile küçük bir albüm de bu kitapta yer alıyor.

* * *

PERİDE CELAL’i yeniden okuyun, belli bir sınıfın kadınlarının bugün geldiği ya da gelemediği noktayı bu ustadan öğrenebilirsiniz. Kadın kahramanların nasıl anlatılacağının örnek çalışmalarıdır bunlar. Öykülerini de romanlarını da kitaplığınızdan indirin, gündemin içindeki bir yazarı tekrar okuyun.
Anılarda ve kitaplarında yaşayacak!

Peride Celal’in bütün kitapları Can Yayınları tarafından yayımlandı.
(*) Peride Celal’e Armağan, Yayına hazırlayan: Selim İleri, Oğlak Yayınları

X