"Ayşe Arman" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ayşe Arman" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ayşe Arman

Kadın, adamı vezir de eder rezil de

Ben Reşat İlhan'a inandım. Anlattığı öyküde onun soyulduğuna kanaat getirdim.

Ve ilk defa şunun farkına vardım: İnsanın iş zekasıyla, ilişki zekası arasında 180 derecelik bir fark olabilirmiş. IQ'yla EQ arasındaki fark işte. Adam iş yaparken inanılmaz. Son derece becerikli, son derece başarılı. Ama iş ilişkiye geldi mi fos. Tamamen fos. Hiçbir sinyal almıyor. Hiçbir şeyi hissetmiyor. Sezgi sıfır. Hatta mantık da çalışmıyor. Tamamen güven ama öldürücü bir güven üzerine her şeyini kaybediyor. Bu öykü anlatılırken, sevgili faslına gelindiğinde insanın hayalinde 90-60-90 müthiş bir kadın beliriyor. Nedense genellikle öyle olduğu için midir nedir, söz konusu acayip bir fıstık oluyor. Hayır efendim öyle değil! Bu hikayenin sevgili rolündeki kahramanı 63 yaşında. Güzel olduğunu iddia etmek de zor. Fakat ne ikna kabiliyetiymiş ki, işi bitiriyor, kendisinden 14 yaş küçük olan imam nikahlı kocasına hayatı boyunca unutamayacağı, unutmasına imkan olmayan bir ders veriyor...

HAMİŞ: Ben taraflardan biriyle konuşabildim. Vidosova Şahin röportaj teklifimi kabul ederse seve seve İzmir'e giderim. Haberi filan bir tarafa bırakın, nasıl biri, inanılmaz merak ediyorum, öğrenmek istiyorum. Ama kimseyle görüşmediğini de biliyorum...

Çok yalnızdım. Bana taptığını söyleyen bir kadın vardı karşımda. Oğulları da çok seviyor, ayağıma terliklerimi filan veriyorlar. ‘‘Babo, babo’’ diyorlar. Bir aile ortamına kavuştum zannettim. Hipnoz mu yaptı nedir? ‘‘Benden yaşlı. Güzel de sayılmaz. Ama bunların ne önemi var? 50 yaşına geldim, Allah karşıma beni karşılıksız seven bir kadın çıkardı’’ diye düşündüm. Yılmışım artık insanların paramı tırtıklamaya çalışmasından. Diz çöküyor, ‘‘Seni bu hale sokanların ben ellerimle boğmak istiyorum’’ diyor, ‘‘Şükürler olsun Allah'ıma seni karşıma çıkardı...’’

14 Şubat Sevgililer Günü’nde elimde çiçeklerle eve geldim. Kapı duvar. Zili çalıyorum kimse açmıyor. Allah Allah. Vido aç aç diyorum, benim Reşat. 3.5 ay görüşmemişiz. Almanya’da bel fıtığı ameliyatı olmuşum. Sürpriz yapıp habersiz gelmişim. O arada iki polis belirdi. Hayrola dedim. ‘Bilmiyoruz ki Reşat abi’ dediler. ‘Vido Hanım aradı, kapıda dilenci kılıklı biri varmış, onu rahatsız ediyormuş.’ Meğer benim yokluğumda üzerine yaptığım bütün malları satmış...
X