Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Kadıköylüler Rodi heykelini geri istiyor

Kaz Rodi, Kadıköy Çarşısı’nın simgesi. Sahibi Nimet Köseoğlu (58), 2002’de Aydın’dan Kadıköy’e gelince, Rodi de onun peşinden İstanbul’a geldi.

5-6 senenin içinde tüm Kadıköy Çarşısı’nın maskotu oldu. Hatta geçtiğimiz yaz Kadıköy Belediyesi onun heykelini yaptırıp çarşıya dikti. Postane’den yukarı doğru çıkarken, Aya Efemiya Kilisesi’nin bulunduğu dörtyolun ortasına. Ama heykel ancak üç ay yerinde kalabildi. Çünkü birileri heykeli çaldı. Tabii heykeli kimin, neden çaldığı anlaşılamadı. Kadıköy esnafı heykelin tekrar dikilmesini istiyor. "Rodi buraların simgesidir" diyorlar.

Kaz Rodi’nin heykelinin olduğu meydana doğru fotoğraf çekmek için giderken görüyoruz ki, Rodi pop stardan farksız. Hızlı yürümemiz mümkün olmuyor, çünkü birileri devamlı onu durdurup sevmeye çalışıyor. O geçtikçe insanlar birbirine fısıldıyor, "Aaa, Rodi’ye bak! Rodi geçiyor!" Bir kız onu tanımayan arkadaşına anlatıyor, "Rodi burada yaşıyor. Herkes tanır onu. Hatta heykelini diktiler birkaç ay önce ama çalındı yaaa!"

Nimet Köseoğlu, Aydın’ın Kardeş köyünde bir balık restoranı işletiyordu. Bundan sekiz yıl önce bir kaz satın aldı. Bir haftanın içinde kaz öyle bir arkadaşlık gösterdi ki, onun sıradan bir hayvan olmadığını düşündü. Ona Rodi ismini verdi. Nimet Bey Aydın’dan İstanbul’a taşındığında, tüm hayvanlarını orada bıraktı, Kaz Rodi hariç. Çünkü Rodi arkasından öyle bir dolanıp, bağırıyordu ki, bırakmaya kıyamadı. Zaten Nimet Bey Rodi’nin çok özel bir hayvan olduğunu düşünüyor, "Mesela beni iki gün görmesin, üstüme doğru koşar gelir, ’Baba! Baba!’ diye bağırır. Moda’ya gideriz. O parkın havuzuna girer, ben gazetemi okurum. Acaip bir hayvandır bu."

YAŞARKEN HEYKELİ DİKİLDİ

Rodi büyük şehre gelince, inanılmaz popüler oldu. Yolda yürürken kırmızıda durup, yeşilde geçmesi, Nimet Köseoğlu’nu görünce kanatlarını iki yana açıp, sarılacakmış gibi koşa koşa ona gelmesi görenleri hayrete düşürüyordu. Kadıköy Çarşısı’nın esnafı, alışverişe gelenler; herkes onu tanıyor, seviyordu. Hatta Nimet Köseoğlu, onun adına bir balıkçı bile açtı: Rodi’nin Balık Evi. Kadıköy Belediyesi de geçtiğimiz yaz çok hoş bir jest yaparak, bu popüler hayvanın heykelini, Kadıköy Çarşısı’na dikti. Böylelikle Rodi yaşarken heykeli dikilen nadir hayvanlardan biri oldu. Fakat Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Heykel Bölümü’nde öğretim görevlisi olan Nilüfer Ergin’in yaptığı heykel, üç ay sonra birileri tarafından çalındı.

Nimet Köseoğlu, Rodi’nin heykelini kimin ve neden çalmış olduğuna akıl erdiremiyor, "Yani değerli malzemeden yapılmış bir heykel değildi. Alıp da ne yapacaklar anlamıyorum. Belki de pek güzel oldu diye kıskanıp çalmışlardır." Belediye heykeli diktiğinde çok sevindiklerini belirtiyor ve "Eğer tekrardan bir heykel yapılırsa çok mutlu oluruz" diyor. Çarşı esnafı da onunla aynı fikirde. Manav Haydar Çıkmaz (43), "Buranın simgesi Rodi. Heykeli mutlaka tekrar dikilmeli. Israrla söylüyorum, heykeli dikilmeli!" diye konuşurken, kuruyemişçi Bahattin Özcan (46), "Heykeli çalanlar Allah’ından bulsun. Yazık, günah. Bir daha dikilsin tabii bu heykel. Eğer bir kampanya olursa ben birinci sırada yer alırım" diyor. Balıkçılıkla uğraşan Secaattin Mert (58) de ona katılıyor ve Rodi’yi görmenin içini açtığını ifade ediyor.

Kadıköy Belediyesi yetkilileri de Kaz Rodi’nin heykelini çalan kişinin niyetini anlamadıklarını belirtiyor. Heykeli bulmak için yapılan aramalar sonuçsuz kalmış. Geçen zaman içinde sadece bir kişi "Rodi’nin heykelini buldum" diye, yazlıklarda bahçelere konulan, alçı ördek figürlerinden birini getirmiş. Bunun dışında bir gelişme olmamış. Maalesef şu aralar belediyenin gündeminde yeni bir Rodi heykeli dikmek yok. Rodi artık eskiden heykelinin olduğu meydanda kendi dolaşıyor. Nimet Köseoğlu, heykeli çalınan Rodi’si için bir tablo yaptırmış. Rodi’nin daha çok resimleri olduğunu söylüyor: "Komşum bir ressam hoca var. Öğrencileriyle beraber bir buçuk ay uğraştılar bu resim için. Nasıl ama? Aynısı olmuş değil mi?" Rodi’nin artık heykeli yok, ama tablosu dükkanın baş köşesinde duruyor. Kendisi de Kadıköy Çarşısı’nda gelen geçeni selamlamaya devam ediyor.

RODİ SAHİBİNİ GÖRÜNCE KANATLARINI AÇARAK "BABA BABA" DİYE KOŞUYOR

Kaz Rodi, Kadıköy Çarşısı’nın simgesi. Sahibi Nimet Köseoğlu (58), 2002’de Aydın’dan Kadıköy’e gelince, Rodi de onun peşinden İstanbul’a geldi. 5-6 senenin içinde tüm Kadıköy Çarşısı’nın maskotu oldu. Hatta geçtiğimiz yaz Kadıköy Belediyesi onun heykelini yaptırıp çarşıya dikti. Postane’den yukarı doğru çıkarken, Aya Efemiya Kilisesi’nin bulunduğu dörtyolun ortasına. Ama heykel ancak üç ay yerinde kalabildi. Çünkü birileri heykeli çaldı. Tabii heykeli kimin, neden çaldığı anlaşılamadı. Kadıköy esnafı heykelin tekrar dikilmesini istiyor. "Rodi buraların simgesidir" diyorlar.

Kaz Rodi’nin heykelinin olduğu meydana doğru fotoğraf çekmek için giderken görüyoruz ki, Rodi pop stardan farksız. Hızlı yürümemiz mümkün olmuyor, çünkü birileri devamlı onu durdurup sevmeye çalışıyor. O geçtikçe insanlar birbirine fısıldıyor, "Aaa, Rodi’ye bak! Rodi geçiyor!" Bir kız onu tanımayan arkadaşına anlatıyor, "Rodi burada yaşıyor. Herkes tanır onu. Hatta heykelini diktiler birkaç ay önce ama çalındı yaaa!"

Nimet Köseoğlu, Aydın’ın Kardeş köyünde bir balık restoranı işletiyordu. Bundan sekiz yıl önce bir kaz satın aldı. Bir haftanın içinde kaz öyle bir arkadaşlık gösterdi ki, onun sıradan bir hayvan olmadığını düşündü. Ona Rodi ismini verdi. Nimet Bey Aydın’dan İstanbul’a taşındığında, tüm hayvanlarını orada bıraktı, Kaz Rodi hariç. Çünkü Rodi arkasından öyle bir dolanıp, bağırıyordu ki, bırakmaya kıyamadı. Zaten Nimet Bey Rodi’nin çok özel bir hayvan olduğunu düşünüyor, "Mesela beni iki gün görmesin, üstüme doğru koşar gelir, ’Baba! Baba!’ diye bağırır. Moda’ya gideriz. O parkın havuzuna girer, ben gazetemi okurum. Acaip bir hayvandır bu." Simla YERLİKAYA

Yaşlı kedilerin beslenmesi

Yaşlılıkla birlikte kedilerin besin ihtiyaçlarında önemli değişiklikler meydana gelir. Bu değişikliklere göre beslenmesini yeniden düzenlemek ve ihtiyacının arttığı besin maddelerini sağlamak, kedinizin sağlıklı bir yaşlılık geçirmesine ve size daha uzun süre arkadaşlık etmesine katkıda bulunur.

Önce kedinizin genel sağlığı, böbrek, karaciğer, kalp, sindirim sistemi gibi hayati organların durumu ile ilgili bilgi almak, beslenme alışkanlıklarındaki değişikler, kilosu ve vücut kondüsyonu hakkında danışmak için veterinerinize başvurun.

Kedilerin yaşlılıkla birlikte enerji ihtiyacı azalırken daha kolay ve yüksek düzeyde sindirilebilen protein, yağ ve karbonhidratlara ihtiyacı artar. Yaşlılıkla ilgili prosesleri geciktirdiği bilinen A, D, E ve C vitamini gibi antioksidan vitaminlere, yaşlı kediler daha fazla ihtiyaç duyar. Ancak özellikle vitamin ve mineral ilavelerinin veteriner hekiminiz tarafından önerildiği şekilde yapılması ve kedinizin yaşlılıkla birlikte genel sağlık durumunda ne gibi değişiklikler oluştuğunu veteriner hekiminizin belirlemesi çok önemli.

Yaşlı kedilerin iştahlarında ve yeme alışkanlıklarında da değişiklikler görülebilir. Yemek konusunda zaten çok iştahlı olmayan kedilerin yaşlılıkla birlikte daha da seçici ve zor beğenir olması ender rastlanan bir durum değil. Kullandığınız mamanın lezzetini arttırmak için bir miktar sulandırabilir, içine konserve mama katabilir ve biraz ısıtıp daha ılık verebilirsiniz. Az miktarda tavuk suyu veya ton balığı konservesinin içindeki sudan bir miktar mamasının üzerine dökmek de kedinizin iştahını açabilir. Daha küçük porsiyonlar halinde mama vermek ancak öğün sayısını arttırmak da başka bir yöntem.

Kedinizin yaşlılıkla birlikte biraz daha huysuzlaşacağını ve yemek yerken daha sakin bir yere ihtiyaç duyacağını unutmayın. Yemek yediği yerde daha az gürültü ve hareket olmasına dikkat edin. Su tüketiminde de azalma meydana gelebilir. Yeterince su içmiyorsa, suyunu taze içme suyu ile daha sık değiştirmeli ve daha fazla sayıda su kabı yerleştirerek onu su içmeye teşvik etmelisiniz.

Pako pano

Bu bebekler İzmir’deki Menderes Barınağı’ndan alındılar. Anneleri yoktu, sütten bile kesilmemişlerdi. Özenli bakımla hastalıkları iyileşti, tosun gibi oldular. Şimdi kendilerine İzmir ve çevresinde acilen yuva aranıyor. Tel: (535) 699 19 73
X