Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Kadeh yasağı

AÇIK söylemek gerekirse haberi okuduğumuz zaman pek aklımıza yatmadı. Çünkü ya biz konunun özünü yakalayamadık yahut kaleme alan arkadaşlar bir hata yaptı diye düşündük.

Siz söyleyin... "Restoranda bir duble rakı dönemi kapanıyor" başlığı sizde de aynı kuşkuyu yaratmaz mı?

Hoş kesin bir yargıya hálá varabilmiş değiliz.

Değiliz ama "Bu iktidar onu da yapmaya kalkarlarsa şaşmamak lazım" deme eğiliminin giderek ağır basmakta olduğunun da farkındayız.

Konuyu biraz daha açalım:

Hürriyet’in Ekonomi sayfalarının müdürü arkadaşımız Vahap Munyar’a Yazgan Şarapçılık firmasının sahibi Nurettin Yazgan mektup göndermiş ve Nisan başında yürürlüğe giren 5752 sayılı yasanın -kendisi tarafından anlaşıldığı gibi uygulanması halinde- "restoranlarda kadehle şarap satmak" dahil alkollü içki tüketimini engelleyici birçok yasak getirdiğini bildirmiş.

Örneğin otel ve tatil köylerinin, şarapçılık firmasından aldıkları özel ambalajlı şarapları fıçıya aktarıp müşteriye sunmaları artık yasak olacakmış.

Restorana gidip "Bana bir duble rakı ver" derseniz olmazmış. Çünkü içkiyi orijinal ambalajından ayırarak satmaya restoranın yetkisi yokmuş. Keza birden fazla içkinin karıştırılmasıyla kokteyl yapmak da yasak olacakmış.

İçki mi içmek istiyorsunuz? Şişeyi ya masanıza getirtip kendiniz koyacak yahut da evinize götürüp orada "zıkkımlanacak"mışsınız.

Tüm bunların nedeni, bu yeni 5752 sayılı yasanın:

"Yetkili olmadıkları halde, açık olarak içki satışı veya sunumu yapanlar ile satışa sunulan tütün mamulleri, etil alkol, metanol ve alkollü içkileri arz ambalajlarını bozmak veya bunları bölmek suretiyle satanlara bin Yeni Türk Lirası’ndan on bin Yeni Türk Lirası’na kadar idari para cezası verilir" diyen yeni 8’inci maddesinin "j" bendi hükmüymüş.

Doğrusu biz burada sözü edilen tüm yasakların "yetkili olmadıkları halde" onları yapanlara yönelik olduğunu düşündük. Zaten tereddüdümüzün temelinde de bu düşünce vardı.

Lakin öte tarafta da bugünkü siyasi iktidarın, "içki" denince, "eğlence" söz konusu olunca tüylerinin diken diken olduğu gerçeği var.

Pek çok mescidin duvarına koca koca afişlerle "İçki her kötülüğün anasıdır" yazıldığını ve bu sözün Hazreti Muhammed’e ait olduğunun vurgulandığını görmüyor musunuz?

İmza da -sureti haktan görünmek için olsa gerek- Yeşilay isimli içki ve sigara düşmanı cemiyete ait...

Lakin sigara yasağı uygulansın diye dünya çapında kampanyalar açılıyor, yasalar çıkıyor da nedense "içkiyi her kötülüğün anası" sayan Yeşilay’ın aklına bu kampanyaya bir gramlık katkıda bulunmak gelmiyor. Belki de o konuda hala bir Hadis-i Şerif arıyorlardır.

Sahi tüm belediyelere, "Şehrinizde içki içilmesine izin verilecek bölgeleri tespit edin, bunları mümkünse şehrin dışına atın" diye genelge gönderen... AKP’li belediyelerin doğruca etkisi altındaki kurum, tesis, sosyal ortam vs.’de alkollü içkiyi yasaklayan da bu iktidar değil mi?

Sıra kadehle şarabı yahut bir duble rakıyı yasaklamaya geldiyse neden şaşıyoruz ki?
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI