"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

Kaddafi: Biz Jön Türk’üz diyerek ihtilal yapmıştı

MAHMUT Telli, Frankfurt’ta yaşayan saygın bir kişidir. ODTÜ’nin ilk mezunlarından sayılır. Yıllarca Almanya’daki Amerikan birliklerinin inşaat şefi olarak çalışmış. Libya’ya da Amerikalılar göndermiş kendisini.

İlk ihtilali yaşayan üç-dört Türk’ten biri... Libya’da ihtilal olunca Almanya’ya dönmüş. Sonra da emekli olmuş. Hessen eyaletinin Atatürkçü Düşünce Derneği Başkanı. Bize anılarını aktarıyor:
“1969 senesinde ben Tripoli’de yaşıyordum. O yıllarda Libya’da 4-5 Türk ailesi vardı. Libya’nın nüfusu da 2 milyondu ve bu 2 milyon insanın da sadece % 2’si okuma-yazma biliyordu. O yıllarda Libya krallıkla yönetilirdi. Kral İdris El Sunusi’nin çocuğu yoktu. Karısının yeğeni olan Prens Hasan, Sunusi öldükten sonra kral olacaktı. Prens Hasan geri zekâlı idi. Halk da bunu biliyordu ve Prens Hasan’dan kurtulmanın yollarını arıyordu. Böyle bir ülkenin küçük bir ordusu ve ondan çok daha büyük bir polis gücü vardı.
Gelişinin senaryosu
Kaddafi o yıllarda bir üsteğmendi. Yüzbaşı olması gerekirdi ama kraldan terfi alamamıştı. Kral Sunusi, yaşlıydı ve sağlık sorunları yaşıyordu. Bursa’ya kaplıcalara sık sık gidiyordu. Kaddafi’nin gelişinin senaryosunu da Mısır Cumhurbaşkanı olan Cemal Abdulnasır ve Sudan Kralı Numeyri’nin hazırladığı söylendi. Kral Sunusi’nin Bursa’da kaplıcada olduğu dönemde, yani 1969’da 31 Ağustos’u 1 Eylül’e bağlayan gece yarısı Nasır’ın planı uygulandı. İhtilalciler, sayıları zaten çok az olan, polis generalleri ile ordu generallerini, ‘İhtilal oldu siz ihtilal komitesinin başına geçiyorsunuz’ diye kışlaya topladılar ve hemen enterne ettiler. Ve o gece ihtilal komitesi, ‘Cumhuriyet kuruluyor’ diye radyolarda bildirilerini okudular. Ellerinde asker de çok az olduğundan, koskoca bir caddeye ancak bir asker koyabiliyorlardı. O asker de askerlikle alakası bile olmayan 15-16 yaşlarında çocuklardı. Öyle bir ihtilal ki tam anlamıyla komedi gibi bir şeydi.
İhtilal komitesinin kimlerden oluştuğu bilinmiyordu. Ancak, ‘Bizler Jön Türkler gibiyiz’ diyorlardı. Jön Türk kelimesi de Libya’da çok sevildiğinden herkes memnundu. Bir hafta boyunca bu sözler tekrarlandı durdu. Sonra başta Mısır, Sudan olmak üzere yeni Libya rejimi diğer ülkeler tarafından tanınmaya başlandı. Bir hafta sonra cumhuriyeti getirecek olan ihtilal komitesinin kimliği açıklandı.
1 üstteğmen 6 erle ihtilal
Üsteğmen Kaddafi ve üsteğmen Callut ile birlikte 6 tane erin bu ihtilali yaptığı anlaşıldı. Herkes şaşırdı ama olan olmuştu. Kaddafi kendini albay yaptı ve mevcut bütün generalleri yok etti. İçki hemen yasaklandı, Arap harfleri geldi, Latin harfleri silindi. Yabancılar çok rahatsız olduklarından hemen ülkeyi terk etmeye başladılar. Biz de diğer dört aile gibi Libya’yı terk ettik. İşte Kaddafi böyle bir ihtilal ile ülkeyi ele geçirmişti.”

‘Aleviler devletleştirilmek isteniyor’

PİR Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Av. Fevzi Gümüş, “AKP devlet Aleviliği yaratmak istiyor. Bu açıkça AKP’nin Aleviliği öldürme projesidir” diyor. Özetle, ciddi tespitlerde bulunuyor:
“AKP hiçbir biçimde Alevilerin sorunlarını demokratik temelde çözme iradesi göstermemekte, bu yönde adım atmamakta, Alevilerin sorunlarını Sünni ulemanın zihniyet dünyası ile Alevileri devletleştirerek, devlet Aleviliği yaratarak çözmeye çalışmaktadır ki ikiyüzlü beyhude bir çabadır. Amaç açıkça Alevileri, AKP’ye yedeklemek, Aleviliği de Sünnilik içinde asimile etmektir. ‘Devletin Alevisi-AKP’nin Alevisi’ olmayacağız şiarıyla 6 Mart’ta AKP’nin Aleviliği öldürmeye yönelik projesine karşı İzmir’de Gündoğdu Meydanı’nda olacağız.”

‘AKP bizi soyan dinci holdingleri sorgulamadı’

AVRUPA’da bir milyona yakın holdingzede, Başbakan Erdoğan’ı bekliyorlar. Erdoğan Düsseldorf’ta bugün bir konuşma yapacak. Kamuoyunda ‘İslami holdingler’ diye anılan 80 civarındaki şirket yaklaşık 800 binin üzerindeki Avrupalı Türk’ten 30 milyar dolar civarında para toplamış ve bu paraları geri ödememişlerdi.
Avrupa Türkleri Dayanışma Derneği (ATDD) Başkanı Muhammet Demirci, Avrupalı Türklerin haklarını aramak için yaptıkları girişimlere karşın hükümetin bugüne kadar hiçbir adım atmadığını söylüyor. Demirci “Oysa olay her yönüyle tam bir dolandırıcılık olduğu, gerek Almanya gerekse de İsviçre mahkemelerinin verdiği binlerce kararında ve ayrıca Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin kararında, Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye’nin ilerleme raporunda belirtilmiş, en önemlisi de TBMM’nin oluşturduğu komisyonun raporunda soygunla ilgili önemli tespitler yer almıştır.
Bugün hükümette bulunan bazı bakan ve milletvekillerinin, bu dolandırıcı şirketler para toplarken, Almanya’ya gelerek kendilerine destek verdikleri gazete köşelerinde yer almaktadır.
Düsseldorf Dome salonundaki Türklerin % 60-65’i holdingzedelerden oluşacaktır. Başbakan’a yeniden, bu şirketlere Uzanlar’da olduğu gibi neden el koymadıklarını, bu milyona yakın gurbetçinin haklarını neden aramadıklarını soracağız... Cevabını da merakla bekliyoruz.”
Gurbetçiler 12 Haziran seçimi öncesinde ümitli görünmek istiyor.

Libya vesilesiyle İDO ve Şehir Hatları

İDO hakkında, Libya ile ilgili dünkü yazılarınız çok doğru. 160 yıllık TDİ’yi özelleştirdikten sonra ülkemizde 30 yaşında üç yolcu gemisi kaldı; ikisi (Samsun, Ankara) özel sektörde, biri de (İskenderun) Deniz Kuvvetleri’nde. İDO’nun elinde bulunan katamaran tekneler, Marmara içinde çalışmakta ve inanın yılın % 60’ında bazen yolcu yokluğundan, bazen de hava muhalefetinden sefer iptali yapmaktadır, yazıktır.
AKP geldikten sonra TDİ özelleştirilerek İDO’ya devredilmiş ve Sirkeci-Harem ile Eskihisar-Topçular arasında çalışan araba vapurlarının kârı ile (beher gemi günde ortalama 50 bin TL kazanmaktadır) İDO’nun açıkları kapanmıştır. Dikkat ederseniz son zamanlarda özelleştirme bahanesi ile yeniden Şehir Hatları İşletmesi kurulmuş ve bütün eski hatlar bu işletmeye verildiği halde Sirkeci-Harem ve Eskihisar-Topçular hatları ve araba vapurları Şehir Hatları’nın olması gerekirken İDO’da kalmıştır. Yani anlayacağınız Türk Denizciliği kaptı kaçtı çalışan özel sektöre kalmış olup Büyükşehir de hem İDO’dan kurtulmak hem de bütçesini düzeltmek için İDO özelleştirmesine kalkmıştır. S.M.
UNUTULANLAR
(Not: Bu arada hatırlatalım... İstanbul’un sembollerinden biri olan Karaköy İskelesi 22.11.2008 tarihinde battı. Kendi bakım hatalarını kapatmanın heyecanıyla yeni iskelenin kısa sürede yapılacağı ilan edildi. Aradan üç yıl geçmesine rağmen bir faaliyet gözükmüyor. Mevcut salaş iskele İstanbul’a yakışıyor mu? Bu arada 1994’ten beri yapılamayan Haliç Metro Köprüsü ne zaman yapılacaktır? Kadir Topbaş “Bizzat ben çizeceğim” diye demeç verdiğini unuttu mu? Y.B.

X