Gündem Haberleri

    Kaçakçılık muhbirlerine büyük ikramiye

    A.A.
    01.10.2008 - 12:05 | Son Güncelleme:

    Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğünün, son 15 ayda kaçakçılık olaylarını ortaya çıkarmak için muhbir ve müsadirlere (kaçak yakalamaya yetkili personel) ödediği ikramiye, 2 milyon 500 bin YTL'ye ulaştı.

    Gümrük kaçağı eşya, uyuşturucu madde ve silah-mühimmat yakalamalarıyla ortak operasyonlarda ve kontrollü teslimat uygulamalarında yapılacak ikramiye ödeme yetkisi, 2007 yılı Haziran ayından itibaren Gümrükler Genel Müdürlüğünden alınarak Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğüne verildi.

    Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü verilerine göre, 2007 yılı Haziran ayından bu yılın Eylül ayına kadar muhbirlere ve müsadirlere toplam 2 milyon 500 bin YTL ikramiye ödendi. İkramiyenin 815 bin YTL'si bu yıl, geri kalan 1 milyon 685 bin YTL'lik kısmı ise 2007 yılının Haziran-Aralık ayları arasında verildi.

    Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğünce bugüne kadar en yüksek muhbir ikramiyesi, İstanbul'da geçen yıl 161 kilo eroinin ele geçirildiği operasyonda ödendi. Söz konusu operasyonda muhbire verilen ikramiye 113 bin 490 YTL olarak kayıtlara geçti.
    2007 yılında Edirne'de 122,5 kilogram eroinin ele geçirildiği operasyonda muhbire 89 bin YTL ikramiye verildi.
    Bu yıl Edirne'de 92 kilo eroinin ele geçirilmesiyle sonuçlanan operasyonda ise muhbire 58 bin 920 YTL ödeme yapıldı.

    Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na göre muhbir, “Kaçakçılığı, faillerini, kaçak eşyanın bulunduğu, saklandığı veya satıldığı yerleri yetkili birimlere haber veren, böylelikle yapılan incelemeye ilişkin ilk fiilin ortaya çıkmasına hizmet ve yardım eden ve verdiği bilgiler resmi makamlarca kayıt altına alınan kişi” olarak tanımlanıyor.

    İHBAR SÜRECİ

    Her meslek grubundan olabilen muhbirlerin, genellikle gemide çalışanlar ile TIR şoförleri arasında daha yaygın olduğunu ifade eden yetkililer, ihbar süreciyle ilgili de şu bilgileri verdiler:

    “Her kurum için çalışan muhbirlerin yanı sıra dışarıda tesadüfen herhangi bir olaya rastlayan veya bilen vatandaş da ilgili birimlere telefon açıp ihbarda bulunabiliyor. Bazen telefon dışında mektup yazarak veya bizim ilgili arkadaşlarımıza birebir gelip ihbar edenler de olabiliyor. Biz önce olayın doğru olup olmadığını araştırıyoruz. Bu ifadeler tutanaklara geçiriliyor. İhbar doğru ise operasyon düzenleniyor ve ardından olay mahkemeye intikal ediyor. İddianame kabul edilirse ilgili yönetmeliğe dayanılarak ödenecek tutar hesaplanıyor ve ikramiyenin yüzde 50'si ödeniyor. Daha sonra mahkeme sonuçlanınca ikramiyenin geri kalan yüzde 50'si ödeniyor. Muhbir ikramiyeleri, ilgili merkez birimin yetkilendireceği mutemetler aracılığıyla hak sahiplerinin banka hesaplarına yatırılıyor. Muhbir, kimliğini deşifre etmemek için teşkilatın içinde tanıdığı ve güvendiği memurlardan birinin parayı kendisine elden vermesini de isteyebiliyor.”

    MUHBİRLİK SİSTEMİNİN AVANTAJ VE DEZAVANTAJLARI

    Dünyada birçok ülkede çeşitli kurumların muhbir kullandığını ifade eden yetkililer, muhbirlik sisteminin olumlu tarafları olduğu gibi olumsuz taraflarının da olabileceğine dikkat çektiler. Yetkililer, muhbir sisteminin dezavantajlarını şöyle sıraladılar:
    “Muhbir kasıtlı olarak, aralarında husumet olan bir kişi doğrultusunda olayın akışını yönlendirebilir. Muhbirin suça karışma, olayın içinde olma ihtimali de vardır. Kolluk biriminden bilgi sızdırmak amacıyla muhbirlik yapmaya çalışanlar olabilir. Yine kolluk birimine yakın olarak kendine pozisyon sağlama amacı ve bu pozisyonu kullanarak çevrede etkin olmaya çalışabilirler.”
    Sistemin avantajlarına değinen yetkililer, bunları, “Konuya birinci elden hakim olmak. Daha net bilgi temini. Operasyon sürecinin kolaylaşması. Organizasyon içindeki rollerin tespiti, böylece kolluk imkanlarının verimli kullanılması. Henüz bilinmeyen bir konuda ilk bilgilerin gelmesi” şeklinde sıraladılar.
    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı