Gündem Haberleri

    Kaçak çay arz fazlası sorununa yol açıyor

    A.A.
    04.10.2007 - 14:31 | Son Güncelleme:

    Çay Sanayicisi İşadamları Derneği (ÇAYSİAD) Başkanı Rahmi Üstün, Türkiye'ye çeşitli yollarla kaçak olarak sokulan çay miktarının son yıllarda büyük bir artış göstererek 40-50 bin tona kadar yükseldiğini öne sürdü.

    Üstün, yaptığı yazılı açıklamada, gümrük kapılarından yolcu beraberinde girişine izin verilen kişi başına 15 kilogramlık çayın yanı sıra tamamen kaçak yollarla yurda sokulan çayların, sektördeki arz-talep dengesini bozarak büyük bir arz fazlasına neden olduğunu belirtti.

    Türkiye'ye çeşitli yollarla kaçak olarak sokulan çay miktarının son yıllarda büyük bir artış göstererek 40-50 bin tona kadar yükseldiğini savunan Üstün, şöyle devam etti:
    “Bu kaçakçılığın devlete vergi olarak kaybı 150 milyon doların üzerindedir. Ama asıl sıkıntı, Türk çay sanayicisinin çökme noktasına gelmesidir. Türkiye'de üretilen kuru çay miktarı tüketime yetmektedir. Haksız rekabete sebep olan bu kaçakçılık, arz fazlası oluşturduğu için özel sektör çay satamaz duruma gelmiştir.”

    Türk çay sanayicisinin maliyetinin çok altında çay satmaya çalıştığını ifade eden Üstün, şunları kaydetti:
    “Bu nedenle üreticilerden aldığı yaş çay yaprağının bedelini ödemesi de mümkün olmamaktadır. Çayda özel sektör ile birlikte çay üreticisi de çökecek, bu da daha büyük bir toplumsal yara yaratacaktır. Tek ürüne dayalı olarak geçimini sağlayan Doğu Karadeniz'deki çay üreticisinin, böyle giderse gelecekteki hali perişanlığın da ötesinde olacaktır.”
    Başta kaçak çay girişinin önlenmesi olmak üzere sektörün sorunları ile ilgili raporları yetkili ve ilgililere sürekli gönderip, basın aracılığı ile uyarılar yaptıklarını belirten Üstün, ancak bu konuda 'bir arpa boyu kadar' mesafe dahi alınamadığını öne sürerek, kaçakçılığın önlenmesi konusunda tedbirler alınması gerektiğini ifade etti.

    Üstün, AK Parti Rize Milletvekili Ali Bayramoğlu tarafından da yolcu beraberinde girişine izin verilen çay miktarın 15 kilogramdan 3 kilograma indirilmesinin talep edildiğini belirterek, ancak özellikle Güneydoğu ve Doğu illerinin 40 milletvekilinin, bunun tam tersini savunarak söz konusu miktarın iki katına çıkarılmasına çalışmalarını anlamanın mümkün olmadığını kaydetti.

    “TMO, ÖZEL SEKTÖRÜN ELİNDEKİ 30 BİN TON KURU ÇAYI ALMALI”

    Üstün, çaydaki arz fazlası sorununun devlet eliyle çözülebileceğini, Türk çay sanayicisine kısa süreli olarak rahat bir nefes aldırılmasının ancak arz fazlasının piyasadan çekilmesi ile mümkün olduğunu belirterek, şöyle devam etti:
    “Devlet üreticisini ve sanayicisini korumak zorundadır. Bunu başta fındık, patates, süt gibi ürünlerde yapmadı mı, yapmıyor mu? Çayda da yapılmalıdır. Özel sektörün elindeki 30 bin tonluk kuru çay, devlet tarafından TMO kanalıyla ÇAYKUR'un maliyet fiyatları üzerinden alınmalıdır. Bunun yaklaşık tutarı 200 milyon YTL civarındadır. Devletin diğer yerlere verdiklerine bakıldığında çaya ayrılacak bu para fazla değildir.”

    Devletin TMO eliyle alacağı bu çayları çeşitli şekilde değerlendirebileceğini belirten Üstün, şunları kaydetti:
    “Türk çayı dünyanın en natürel çayıdır. Bunu çay ithal eden ülkelere tanıtmamız lazım. Bu çaylar tanıtım amaçlı olarak yurt dışında kullanılabilir. Okullara veya Türk Silahlı Kuvvetlerine verilebilir. Kızılay tarafından dünyanın çeşitli ülkelerine yapılan yardımlarda kullanılabilir. Dahası, kaçak çay kullanma alışkanlığının yaygın olduğu Doğu ve Güneydoğu illerinde ÇAYKUR'un uzun süreden beri uyguladığı Türk çayı için damak tadı oluşturma kampanyasına destek için de kullanılabilir. Bu çaylar, bu yörelerdeki vatandaşlarımıza dağıtılarak, bizim çayımızın içtikleri kaçak çaydan çok daha iyi ve kimyasal madde içermediği için sağlıklı olduğu kanıtlanabilir. Bu konuda ÇAYKUR gibi Türk özel sektörü de üzerine düşen görevi yapacaktır.”

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı