"Savaş Özbey" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Savaş Özbey" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Savaş Özbey

Kaç çocuğum var bilmiyorum

İstanbul’a ikinci şubesini açmaya hazırlanan Carluccio’s’un yaratıcısı Antonio Carluccio, feleğin çemberiyle hulohup çevirmişlerden. İşte gustosu epey yüksek bir hayat gurmesinden aşk, yemek, kadınlar ve insanlar üzerine dedikodusu bol bir hayat dersi.

SEKS

Makarna, pul koleksiyonundan daha çok işe yarıyor

Antony Bourdain, ‘Mutfak Sırları’ kitabında aşçı olmaya nasıl karar verdiğini seksi ve dövmeli aşçı Bobby’nin maceralarını anlatarak başlıyor. Düğün için gelen gelinlerin bile karizmatik aşçının baştan çıkarıcılığına dayanamadığını ve gelinliklerinin eteklerini nasıl sıyırdıklarını anlatarak... Seksi aşçılar! Sinema jönleri ve popçulardan sonra kentli erkeğin yeni rakipleri, birçokları için modern zamanların baş belaları! Jamie Oliver, Antony Bourdain... Yerli versiyonları Mehmet Gürs, Arda Türkmen... Hani şu, ‘yemek yapan erkeğin kadınlar için dayanılmaz çekiciliği’ meselesi. Ve Antonio Carluccio... ‘İtalyan Yemeğinin Babası’ lakabının yanında, 76’lık bir mutfak Casanova’sı. Kaç çocuğu olduğu sorulduğunda sayısını bilmediğini söyleyecek kadar hayatından çok kadın geçmiş. İstanbul’da açacağı ikinci şubesinin tanıtımı için Antonio Carluccio’yla buluşmaya giderken aklımda bunlar var. Doğru adreste olduğum yanıtlardan belli... Aşçı erkekler gerçekten çekici ve çapkın mıdır? “Kullanır mı bilemem ama her aşçı potansiyel bir çapkındır” diyor Carluccio: “Emin ol ki, ‘Gel sana evde güzel bir makarna yapayım’ sözü pul koleksiyonu gösterme numarasından çok daha etkili.” İhtiyara göre, seks ve yemek birlikte gider. Eğer biri olmazsa diğeri eksik kalır. “Sence iyi bir yemekle, güzel bir kadın arasında ne fark vardır” diye soruyor. Bakıyor ki benden ümit yok cevabı yapıştırıyor: “Aralarında fark yoktur, sıra vardır!”

Kaç çocuğum var bilmiyorum

DEDİKODU

Jamie’nin şansı yaver gitti Alain kazanamayınca sakinleşti

“TV aşçısı olacağım diye gelen yeni yetmeleri aynen geri gönderiyorum” diyor sohbetin bir yerinde. Madem ‘juicy’ sularda serinliyoruz, boy ver ihtiyar: “Jamie Oliver da sizin yanınızda başladı mesleğe. Nasıl bir öğrenciydi?” “İyiydi, hoştu tabii” cinsinden bir girişten sonra patlatıyor: “Biliyor musun, onun şansı yaver gitti. Benim restoranımdan ayrılıp River Cafe’ye geçtiğinde, orada BBC için bir film çekiyorlardı. Ve tam da böyle hareketli birini arıyorlardı. Jamie de işte orada, arkada hareket edip duruyordu. Yapımcı onu fark etti ve birdenbire ‘Naked Chef/Çıplak Şef’ oluverdi.” Yemek trendlerinin
bütün dünyada ‘sadeleşme’ye doğru gittiğini anlatırken bu kez de ünlü Fransız aşçı Alain Ducasse’a giydiriyor: “Alain Ducasse bile sakinleşiyor. Sakinleşiyor ve daha basit şeyler yapıyor. Çünkü şunu fark ettiler ki çok işlenmiş bir yemekte çok çalışırsın, çok harcarsın ama para kazanmazsın. Çok pahalıya satsan bile...”

YEMEK

Beyaz mantarla tanrısal tabak

Bana mükemmel tabağın resmini çizebilir misin Antonio?
- Az önce üzerinde sadece azıcık tereyağı ve peynir olan bir risotto istedim. Mükemmeldi. Üzerine de azıcık mantar koydum. Eğer mantar bir de beyaz mantar olsaydı işte o zaman tanrısal olacaktı. İşte budur mükemmel tabak.

Off karnım acıktı şimdi...
- Benim de!

İNSANLAR

Michelinli lokantaları sevmiyorum

En çok bir şey bildiğini sanıp da yemekten anlamayanlara ifrit oluyor: ‘Bella figura’yı çekmiş (yanında güzel bir kadınla, havalı erkek) sırf ‘dün akşam filanca yerdeydik’ demek için gezen insanlar var. Michelin yıldızlı lokantaları ondan hiç ama hiç sevmiyorum. Adamlar yemekleri kendi yenmek için değil, kendi şanlarını sürdürmek için yapıyor. Geçenlerde iki yıldızlı bir lokantada önüme çikolatalı istiridye geldi. İnanabiliyor musun çikolata ve istiridye! Aşçıyı çağırttım “Bu yemekten amacınız ne?”
diye sordum. Cevap ne gelse beğenirsin? “Ben bu yemekle müşteriyi şoke etmek istiyorum.”
“E bayım amacınıza ulaştınız o zaman, şok içindeyim” dedim.

HAYAT

Zengin falan değilim çakma parfüm alırım

Yemek felsefesi diye bir ders olsa Antonio Carluccio bu işin ordinaryüsü olurdu: “Unutma, diyelim ki iki kişinin birer biberi var... Biri öbürüne verirse diğerinde kalmaz, diğeri berikine verse de bir kişi mutlaka bibersiz kalacak. Ama fikirler öyle mi? İstediğiniz kadar paylaşın, hiç azalmaz. Ben İtalya’da doğdum. Avusturya, Almanya, İngiltere’de yaşadım. İşte yemeklerimde bütün tanıştığım insanların, bütün biriktirdiklerimin tadı var!” diyor. Peki Türkiye? Ülkemizi, mutfağımızı tanımıyor ama onun damak haritasında kafasında Türkiye ve İtalya komşu ülkeler. “Bana bütün ünlü aşçıların erkek olduğunu, mutfağımda kadınlardan ne öğrendiğimi soruyorsun. Ben İtalya’daki evlerde en az üç milyon çok iyi kadın şef olduğuna inanıyorum. Siz de evde yemek yapma kültürü olan bir toplumsunuz. Aynı şey burada da geçerli. Bakın bazı toplumlar, mesela İngilizler buna sahip değil. Her iki ülkenin de bu kültürünü koruması gerek. Aile sıcaklığı... Carluccio’s’taki yemeklerimde hep buna önem verdim.” İyi güzel de Antoniocuğum, sormazlar mı adama: “Madem sıcaklığa bu kadar önem veriyorsun, İstanbul’daki ikinci şubeni niye yine bir AVM’nin içine, Zorlu Center’a açıyorsun? N’oldu mahalle sıcaklığına?
“AVM’lerde mutlu değilim” diye hiç esirgemeden koyuyor taşı gediğe: “Türkiye ve Dubai dışında AVM içinde şubemiz yok. Normalde tercih etmiyoruz ama verdiğimiz hizmeti sürdürebilecek fiyatları göz önüne almamız lazım.” Fiyat demişken... Bu adam şu anda kurucusu olduğu Carluccio restoranlarının danışmanı. Şirketini üç yıl 90 milyon pound’a Dubaililer’e sattı. “Zengin değilim” derken neyi kastediyor olabilir? Balık pazarına giderken yolda ünlü kozmetik firmalarının çakma parfümlerinin satıldığı bir dükkânın önünden geçiyoruz. Gül kokusu sormamı istiyor. Bileğine sıkılan iki kokudan soldaki Yves Saint Laurent Paris. Afallayıp “Yemeğe koymak için mi?” diyorum. “Hayır, bir kadın için” diyor. Hediye kabul etmesini istirham ederek atılıp çakma parfümün parasını ödüyorum. Antonio Carluccio’ya 15 TL’lik çakma parfüm hediye etmiş oluyorum ve üstelik halinden pek memnun!

Müsaitseniz bu akşam drunch’a gelecektik

İstanbul’da drunch; ne kadar ‘dinner’, ne kadar ‘drink’? Soruyu anlamamanız gayet normal. Çünkü müşteriler kadar işletmeciler de meseleyi hakkıyla kavrayabilmiş değil. İsterseniz şehirdeki en yeni drunch aktiviteleriyle kafası karışık, Türk işi bir aperitivo turu yapalım

Aslında İtalyanlar yüzyıllardır biliyordu ‘Aperitivo’yu. Akşam yemeği saatinde içkili atıştırma... Ama ne zaman ki Anglo-sakson entarisini giydi, bir de ‘drunch’ gibi havalı bir isim edindi, tüm dünyada erken flörtleşip erken yatmak isteyen beyaz yakalıların gözdesi oldu. Kafayı erken bulmanın İngilizcesi olarak sözlük kayıtlarına geçirebileceğimiz ‘drunch’, ‘dinner/akşam yemeği’ ve ‘lunch/öğle yemeği’ kelimelerinin birleşmesinden oluşuyor. Akşam 6-7 gibi başlıyorsunuz, geceyarısı olduğunda çoktan Külkedisi’ne dönüşmüş oluyorsunuz. Faideleri say say bitmez: Drunch’ta yiyecek bir şeyler de olduğundan, bir kere kafadan akşam yemeği parasından yırtıyorsun. Mekânların görece sakin olduğu zamanlarda yapıldığından daha iyi hatta kişiye özel hizmet alıyorsun. Ama dikkat, drunch saatlerinde müzik başrolü içkiye kaptırdığından sevgilinizle ya da flört ettiğiniz kişiyle aranızda hep üçüncü bir figür olacak: Barmen!
Tsunami, Türk sahillerine de vurdu ama buraya gelene kadar kafası epeyce karışmış durumda. İçinde ‘punch’ da var; ‘drink’ de, ‘dinner’ da, ‘lunch’ da... İşte İstanbul’daki en yeni drunch aktiviteleri arasında mukayeseli bir şehir turu...

Kaliforniyalılaştıramadıklarımızdan mısınız?

PROPAGANDA
Ne var? Dinner + lunch
Saat kaçta? 19.00-23.00
Keseme faydası ne? Seçeceğiniz herhangibir
kokteyl, pizzeta ve atıştırmalık tabağı 30 TL.
İçmeden dönme: Rom, votka, Blue Curacçao’yla yapılan Californication

Ruh haline göre kokteyl
HITT PERA

Ne var? Drink + brunch
Saat kaçta? 20.00-23.00
Keseme faydası ne? Bütün kokteyller 25 TL.
Ne var? Ruh halinize uygun kokteyller ve sosis, patates, peynir kroket gibi kızarmış atıştırmalıklarİçmeden dönme: Pamuk helva şekeriyle birbirine kelepçelenmiş bardaklarda gelen ‘Kuş Kafesi’ kokteyli

Bol kepçe punch
KİKİ

Ne var? Punch + brunch
Saat kaçta? Yarın 17.00-23.30
Keseme faydası ne? Açıkbüfe 40, punch 10 TL.
İçmeden dönme: Kepçe kepçe punch!

İstanbul’da yaşıyorsunuz peki bunları biliyor musunuz?

Haftanın en sıkı partisinin bu akşam Küçükçiftlikpark’ta olduğunu: Adidas All Originals... Partinin yüzleri oyuncu Gonca Vuslateri, DJ Doğuş Çabokçor, köşeyazarı Başak Dizer gibi şehir insanlarının en ‘orijinal’ pozları için kamera karşısına geçtiğini...
Bu hafta sonunun Asmalımescit Günleri ilan edildiğini... Narpera’dan Lokal’e, Aperativo’dan The House Cafe’ye kadar her mekânda ayrı bir etkinlik olduğunu... www.asmalımescitlife.com
Taksim Talimhane’deki The Brasserie restoranda 7 Ekim’e kadar ‘İtalyan Yemekleri Haftası’ yapıldığını...

HAFTANIN FOTOĞRAFI

Günaydın et lokantalarının sahibi Cüneyd Asan’dan mezbaha pozu.

HAFTANIN TABAĞI

Karaköy’ün gözdesi Baltazar’da iki limonata ve ızgara tabağı. İki kişilik 63 TL. (212) 243 64 42

X