Kitap Sanat Haberleri

KİTAP SANAT

    Kabullenmenin bilge hikâyesi

    DİLARA AKSOY
    21.09.2017 - 16:25 | Son Güncelleme:

    Avustralya Çocuk Kitapları Konseyi’nin ‘Yılın Çocuk Kitabı Ödülü’nü alan yazar Martine Murray’in ‘Molly, Pim ve Milyonlarca Yıldız’ kitabı Tuğçe Özdeniz çevirisiyle Can Çocuk Yayınları etiketiyle yayımlandı. Molly’nin hayatı, kışın yanı başınızda yanan bir soba kadar huzur verici ve samimi.

    Martine Murray’in kendinden emin kalemi ve gittiği yolu çok iyi bilen üslubu ‘Molly, Pim ve Milyonlarca Yıldız’da yaratıcı bir hikâye ile buluşmuş durumda. Molly, doğa ile, arkadaşlık ile, anne ile baş başa bırakıyor okurunu ve kendi kuytusuna çekiliyor. Derin bir nefes gibi göğsünüze dolan hikâye, içinizde daha da büyüyor ve içtiği iksir sonucu ağaca dönüşen bir anneye çabucak inanmanızı sağlıyor.


    Annemin Bitkileri…
    Molly, en yakın arkadaşı Ellen Palmer’in hayatına gıpta ediyor. Ellen’in annesi çok düzenliyken Molly’nin annesi ise çeşitli bitkiler toplayan ve bunların şifalı olduğuna inanan bir anne. Molly’nin annesi bitkilerin dünyasına dair her şeyi çok iyi biliyor. Molly ise bitkilerin hayatı hakkında bilgi sahibi olmaktan hoşlanmıyor.
    Molly’ye göre annesi tuhaf ve kendisi bu tuhaflığın içinde olmamak için ‘normal’ bulmadığı her şeye var gücüyle karşı çıkıyor ve yok saymaya çalışıyor. Bir gün, Molly’nin annesi hazırladığı iksirlerden birini kazara içip ağaca dönüşünce, Molly sınıf arkadaşı Pim Wilder’ın yardımıyla annesini kurtarmanın yollarını aramaya başlıyor ve kendini hayal dahi edemeyeceği olaylar içerisinde buluyor. Molly, başından geçenlerle birlikte hayatın heyecanlı ve enteresan noktalarını keşfediyor.
    Yazar Martine Murray bu sahneleri, “Günler, kendileri hakkında belirli bir hisle gelir; bugün de şifalı bitkileri toplamak için elverişli, bereketli günlerden biriydi. Yaprakları aynı cins değildi. Bazıları meşe yaprağına benzerken, bazılarının kırmızımsı tonu vardı. Bir kısmıysa koyu yeşil, küçük yapraklardı. Molly başını kaldırmış ağaca bakarken bütün yaprakların aynı anda hışırdadığını, güneş ışınlarının aralarından elmas gibi süzüldüğünü hissetti. ‘Anne?’ diye fısıldadı. ‘Sen misin?’ Ağacın tepesindeki hasır şapka fırıl fırıl döndü. Molly bir şeyler hissetti. En azından öyle olduğunu düşündü. Bu neydi şimdi? Bir titreşim olabilir miydi? Ağaca iyice yaklaştı ve yanağını gövdesine yasladı. ‘Anne, oradaki sen misin?’ Molly ağaçtan bir mırıltı yükseldiğinden emindi” diyerek anlatıyor. Murray’in bu satırlarda kurduğu atmosferin ferahlığı kitap boyunca kendini koruyor.
    Hikâyeye dönerek anlatacak olursak, Molly annesini kurtarmak için tıpkı annesinin yaptığı gibi sıra dışı tariflerle otlardan özel karışımlar hazırlıyor. Doğanın gizemli gücüne ilk kez güvenmeyi seçiyor ve bu sayede annesinin dünyasını daha yakından tanıyor. Bir anne ile çocuğun hayata tutunma arzusunun masalsı bir şekilde anlatıldığı kitapta öğüt vermenin, üstten bir dil kullanmanın girdabından kurtulan Murray, okuyucu ile anlatısı arasında çok sağlam bir köprü görevi görüyor. Usul usul akan bir ırmak gibi akıp giden hikâyenin sonunda Molly annesine, “Biliyor musun?” diyor. “Bir gün ikimizden birinin gitmesi ya da senin yine ortadan kaybolman ihtimaline karşı kendi şifalı bitkiler defterimi tutmaya başladım. Öğrenmek istediğim şeyler var.”
    Martine Murray, aile bağlarıyla hayal gücünü kalemine yüklüyor ve gökyüzünü, ağaçları, en güzeli de bir anne ile çocuğunun var olma hikâyesinin resmini çiziyor. Dünyanın en güzel yerine, hem toprağa hem gökyüzüne.

    Kabullenmenin bilge hikâyesiMolly, Pim ve Milyonlarca Yıldız
    Martine Murray
    Çev.: Tuğçe Özdeniz
    Can Çocuk Yayınları
    2017
    248 s, 17 TL

    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı