"Kanat Atkaya" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Kanat Atkaya" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Kanat Atkaya

Kâtibim Korosu’nun izinde

BEŞ ünlü gazetecinin Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki-Moon’dan “Kâtibim” veya yaygın adıyla “Üsküdar’a Giderken”i dinlediklerini okuyunca önce “Vah yazık!” dedim.

Ancak 3 köşe yazısı, 3 tweet okuduktan sonra tavrım “Kendileri kaşınmış valla!”ya döndü.
“O ne ola? Ban Ki-Moon abi n’apmış?” diyenler detaylara buyursun.

Dün sabah gazeteler arasında sekerken, Zaman’da Taha Kıvanç’ın (Aramızda yabancı yok, Fehmi Koru işte canım) köşesinin sürrealist başlığına takıldım: “Üsküdar’a giderken ‘Kâtibim’ söylendi, hem de kiminle?”
“Kiminle, kiminle, ama kiminle?” şeklinde içim içimi kavurmadı açıkçası. Çünkü birkaç dakika önce Star’da, Mehmet Altan’ın köşesinde “Ban-Ki Moon ile Üsküdara Giderken” başlığını görmüş ama yazıyı okumayı “ötelemiştim”.
Kaldı ki; Akşam’dan İsmail Küçükkaya da “BM’nin patronunun Üsküdar aşkı” başlıklı bir yazı yazmıştı. Kader ağlarını örüyordu, ınınının!
Hal böyle olunca “Bunların başına bir iş gelmiş ama bakalım ne olmuş?” diyerek pek yapmadığım bir işe kalkıştım ve içinde BM Genel Sekreteri geçen 3 yazı birden okuma riskini göze aldım!

“Talihsiz olaylar zinciri”, bir tekne gezisinde boşalıyor...
Ev sahibi (bu durumda tekne sahibi) İBB Başkanı Kadir Topbaş, genel sekreter, 5 gazeteci, 3 kişilik saz ekibi ve mürettebatla birlikte palamarı çözüp Boğaz’a açılıyor.
“Al ordövr tabağı, ver musiki” şeklinde bir müddet yemek yiyip gezdikten sonra Mehmet Altan’ın ifadesiyle şunlar oluyor:
“Gecenin sürprizi ise konuklardan birinin 2000 yılında Genel Sekreter ile Cumhurbaşkanı Abdullah Gül arasındaki bir diyaloğu hatırlatması oluşturuyor...”
Bu “bir konuk” mühim, çünkü genel sekretere ilk ara gazını veren o! Kim olduğunu az sonra kendisi itiraf edecek.
Mehmet Altan devam etsin: “O anımsatılan karşılaşmada Ban Ki-Moon, ‘Kâtibim’ şarkısından bir bölüm okumuş ve ‘Bu şarkıyı her Koreli bilir, özellikle benim neslimin ezberindedir’ demiş...
Teknedeki küçük orkestra Üsküdar’a Giderken’i çalması için içeri alınırken, Kore Savaşı sırasında 9-10 yaşlarında olan Ban Ki-Moon bu şarkının melodisinin neredeyse çocukluğunun bir parçası haline geldiğini, çalınır çalınmaz da Korece olan sözlerinin ağzından dökülmeye başladığını anlatıyor...
Hep beraber ‘Üsküdar’a Giderken’ şarkısını söylemeye başlıyoruz. Bizler Türkçe, Genel Sekreter Moon Korece.”

Bu zulmü çekmişliğim var, o bakımdan içim ezildi üzüntüden!
Peki bu drama yol açan kim?
Taha Kıvanç köşesinde üstleniyor suçu:
“Cumhurbaşkanı Gül, ne zaman bahsiniz geçse, sizin ‘Üsküdar’a Giderken’ türkümüzü çok güzel söylediğinizi anlatıyor dedim. Hangi dilde olduğunu bilmeden, melodisine tutulup öğrenmiş türküyü...
Fazla zorlamaya gerek kalmadan o mırıldandı, sazlar eşliğinde söyledik ‘Kâtibim’ türküsünü; İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ile Boğaz’da tekne gezisine davetli beş gazeteci ve Ban-Ki Moon, hep beraber...”
N’aptın sen Fehmi Abi?..
Akşam’dan İsmail Küçükkaya da detay veriyor:
“Üç kişilik küçük saz ekibi Kadir Başkan’ın talimatıyla çalmaya, BM Genel Sekreteri, Kore dilinde söylemeye başladı. Şarkı bitti, alkışladık ve tezahürat yaptık, ikinci kez hep beraber söyledik.
Hikâyesi çok etkileyici. Türk askeri Kore’ye gittiğinde o zaman bir çocuk olan Ban-Ki Moon, bu türküyü çok dinlemiş. Ezgisini de çok sevmiş. Öğrenmiş. Yıllardır unutmamış. Topbaş, kaptana da haber yolladı ve gemi Üsküdar’a dümen kırdı...”

Farkındaysanız Ban Ki Abi kafa karıştırmış biraz.
Altan ve Küçükkaya “Kore’ye giden Türk askerinden kapmış işi” derken, Kıvanç “Dilini bilmeden melodiye vurulmuş çocukkene!” diyor.
Bunun bir de “6 yaşımdaydım. 5 bin Türk askeri geldi Kore’de yaşadığım yere, bizi kurtarmaya. Hepimiz sevdik ve Korece olarak söylemeye başladık” versiyonu var.
Nereden mi biliyorum.
Geçen sene tam bu zamanlar İstanbul’daki BM Somali Konferansı’na geldiğinde Ahmet Davutoğlu’na söylemişti.
Haberi televizyonda izleyip bir de üstüne “Uskutara, patakonno, çauçau gattani” şeklinde algıladığım Korece versiyonu dinleyince hafiften sarsılmıştım!

Mehmet Altan, Taha Kıvaç, İsmail Küçükkaya tamam.
Peki diğer 2 gazeteci kim?
Biri Nazlı Ilıcak. Köşesinde yazmasa da twittter aracılığıyla geceden “Bankimoon ile Üsküdar şarkısı söyledik. O Korece söyledi” gibi mesajlar ve ordövr tabağı ile Ban-Ki Moon’u buluşturan fotoğraflar geçti.
Beşinci kim?
İşte endişem o noktada sevgili okur. Radikal’in Genel Yayın Yönetmeni Eyüp Can’dan o akşamdan beri çıt yok, yazı yazmadı.
Sağlığından olmasa da müzik zevkinden endişe ediyoruz Eyüp Can!
Ses ver Eyüp: “Uskutara, patakonno...”
X