Kâr yüzde 12 artar

Hülya GÜLER
21 Ekim 2015 - 23:08Son Güncelleme : 21 Ekim 2015 - 23:13

TL’nin değer kaybı, iki seçim ve artan terör olaylarının damga vurduğu 2015 yılını zor geçiren bankacılar 2016’dan daha umutlu. TBB Başkanı Hüseyin Aydın, “2015’te beklentilere uygun bir performans gösterdik. Seçimi ve FED’in belirsizliğini geride bırakarak gireceğimiz 2016’da kârımızın yüzde 12 artmasını bekliyoruz” dedi.

2015’i dışarıda Amerikan Merkez Bankası’nın (FED) kararları, Çin ve Avrupa’nın büyüme performansını, içeride de artan terör ve seçim atmosferinin etkilerini yakından izleyerek beklentilere uygun geçiren bankacılık sektörü, 2016 yılından daha umutlu. Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Başkanı ve Ziraat Bankası Genel Müdürü Hüseyin Aydın, 2016’da bankaların kârının 2015’e göre yüzde 12 artırmasını beklediklerini söyledi. Sektörün bu yılın ilk 8 ayında ki kârı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3 düşüşle 16 milyar TL olarak gerçekleşti.

Seçimlerin ardından

Capital ve Ekonomist dergilerinin öncülüğünde, Vodafone Türkiye’nin ana sponsorluğunda düzenlenen CEO Club Bankacılar Zirvesi’nde konuşan Aydın, “2016’ya seçimi geride bırakıp, FED’in ne yapacağının daha belirgin olduğu ve Çin’e de daha alışmış olarak gireceğiz. FED ve seçimin neden olduğu belirsizliklerin azalmasıyla hem dünyada hem de bizde en kötü geride kalacak” dedi. TEB Genel Müdürü Ümit Leblebici’nin moderatörlüğünde gerçekleşen zirveye bankaların düşen kârları ve global konjonktörün sektöre etkileri ele alındı. Garanti Bankası Genel Müdürü Ali Fuat Erbil, Denizbank Genel Müdürü Hakan Ateş, Akbank Genel Müdürü Hakan Binbaşgil, Şekerbank Genel Müdürü Halit Yıldız ve Citibank Genel Müdürü Serra Akçaoğlu’nun da konuşmacı olarak katıldıkları panelde, bankaların 2015 performansı ve 2016’da beklenen risk ve fırsatlar değerlendirildi.

TL’NİN DEĞER KAYBI

Bu yıl FED belirsizliğinin yüksek oranda hissedildiğini, ikinci bir seçimin de sürpriz olduğunu anlatan Aydın, şunları söyledi: “Bankalar Birliği olarak 2014 sonu itibarıyla yaptığımız bir çalışmada, ‘2015’ten ne bekliyoruz?’ sorusuna aldığımız cevaplar ile 2015’te karşılaştığımız sonuçlar aynı. Beklentilerimize uygun büyüdük diyorum, arzu ettiğimiz kadar büyüdük demek isterim. Ama 2015’te bu denli bir terör olayı ve TL’de bu denli bir değer kaybı beklemiyorduk. Kurlardaki bu hareketlilik, enflasyon üzerindeki etkiler, doğrusu bunların bir bölümünü hesap etmiştik, bir bölümünü hesap etmemiştik.”

üretime destek önemli

ŞEKERBANK Genel Müdürü Halit Yıldız, “Bankalar olarak artık tüketimden ziyade yatırımları, üretimi destekleyen kredilere yönelmeli. KOBİ’ler çok önemli bir noktaya geldi, önümüzdeki dönemde buna odaklanmalıyız” dedi.
Türkiye Ekonomi Bankası (TEB) Genel Müdürü Ümit Leblebici ise dünyanın çeşitli yerlerini gezip gördüklerini kaydederek, “Dünyanın en iyi bankacıları Türkiye’de” ifadesini kullandı.

Kart kârında sıfır ya da eksideyiz

CEO Club’ın bankacılık zirvesine katılan 7 bankanın genel müdürünün tamamı 2016’nın, 2015’ten daha iyi bir yıl olacağı konusunda hemfikir oldu. Banka genel müdürlerinin anlaştığı bir diğer konu da, kredi kartlarının bankalar açısından düşünüldüğü kadar kârlı bir iş olmadığı konusuydu. Bu konuda yöneltilen bir soruya panelistlerin hemen hepsi yanıt vererek, “BDDK bankaların kredi kartı konusunda gelir gider rakamlarını açıklasın. O zaman bankaların bu konudaki kârının sıfır ya da ekside olduğu görülecektir” dediler.

Düzenlemeler zulüm olsun diye değil

BANKACILIK sektörünün 2016’ya ‘Basel III’ uygulamalarına başlayarak gireceğini kaydeden Hüseyin Aydın, “BASEL III yeni kısıtlar getiriyor. Biz bu düzenlemelerin bankacılık sektörüne özellikle sermaye yeterlilik oranı açısından yeni yük getirmemesi için, geçmiş yıllarda ihtiyaten oluşturulan tamponlardan taviz verilmesini arzu ediyoruz. Regülatör yaptığı düzenlemeleri bankalara zulüm olsun diye yapmıyor, güçlü kalması için yapıyor. Bankaların güçlü olması sadece regülasyonla olmuyor, sermayelerinin güçlü olması lazım. Patronlar yeni para koymadığı zaman bankaların kazanması lazım” dedi.

Faizleri silme vaadine eleştiri

DENİZBANK Genel Müdürü Hakan Ateş de, bankacılık sektörünün öneminin altını çizerek, asıl sermayesinin güven olan sektörün itibarı için herkese görev düştüğünü söyledi. Siyasi partilerin kredi kartı faiz borçlarına ilişkin vaatlerine de değinen Ateş, şunları kaydetti: “Kredi kartı faiz borçlarına ilişkin ‘Ödemeyin kardeşim. Yüzde 80’ini sileceğiz’ şeklinde reklamlara şahit oluyoruz. Seçim öncesi, çok spekülatif bir konu ama bu konuya gireceğim. Biz o zaman mevduatın faizini nasıl ödeyeceğiz? Bu nasıl bir sistem? Bankaların faiz gelir ve giderlerine kimse bakmıyor mu? Biz komisyon ödüyoruz. Kaynakların akılcı dağılımına aracılık ederek, kaynak fazlası ile kaynak eksiğini buluşturan bir kurumuz. Bu hala anlaşılmadı mı? Paranın zaman değerini siyasiler dahil herkesin çözmesi gerekli. Cebine bir kuruş koyan banka patronu var mı?”

Büyüme için sermaye yeterliliği artma

AKBANK Genel Müdürü Hakan Binbaşgil, bundan 5-6 yıl önce sektörün sermaye yeterliliğinin yüzde 19-20’ler seviyesinde olduğunu hatırlatarak, şu değerlendirmeyi yaptı: “Bu rakam şimdi büyüme gibi çeşitli nedenlerle yüzde 14-15’lere indi. Hatta özel sektöre bakıldığında sermaye yeterliliği yüzde 12’lere indi. Kendi iç hesaplamalarımıza göre, 5-10 yıla, Türkiye’de her sene yaklaşık yüzde 15 kredi büyümesi gerekiyor ki gerekli altyapı yatırımlarını yapsın, büyümeye devam etsin, projeler desteklensin. Bunun için de sektörün tekrar yüzde 15’li seviyelerde sermaye getirisine dönmesi gerek.”

2016’da ihtiyatlı olmamız gerek

GARANTİ Bankası Genel Müdürü Fuat Erbil ise, 2016 yılına ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, “Bizim beklentimiz 2015’ten daha iyi bir yıl olması. Tabii ki birçok açıdan daha ihtiyatlı olunması gereken bir yıl bizi bekliyor. Bankalar olarak riskli bir iş yapıyoruz ve bunun altında bir kâr elde ediyoruz. Bugün ‘kârdan feragat eden yarın sermayeden eder’ lafı doğru” diye konuştu.

Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı