"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

Kâfir kimdir Müslüman kimdir

TEŞKİLAT yasası olmayan Diyanet İşleri, günümüze gelene kadar bir çiftlik gibi yönetilmiştir. Devletin diğer dairelerinde haksızlığa uğrayan memurlar idari mahkemelere dava açtıklarında hakkını alabilirlerken, verilen yetkilere göre müftülerin keyfi davranışlarına karşı biz imamlar haklarımızı alamıyoruz.

Her fırsatta Allah’ı, kitabı dilinden düşürmeyen, adeta halk tarafından kutsallık payesi verilen din adamlarının da büyük haksızlıklar yapabilmesi beni Diyanet’e karşı kışkırtıcı duygularla doldurdu.

Bilge Yunus diyor ki:

“Gayrıdır her milletten bu bizim milletimiz

Hiç dilinde bulunmadı din-ü diyanetimiz.”

2007 yılında 300 nüfuslu Ildırı Köyü’ne tayinimi yapmayan Diyanet, gerekçe olarak yetersizliğimi göstermişti. Aynı yıl istemediğim halde 2000 nüfuslu Karaburç Köyü’ne tayinimi yaptılar. Yetersiz bir imam daha büyük bir köyde nasıl görev yapsın. Diyanet’in çelişkileri saymakla bitmez.

Uğradığım haksızlığa karşı pes ettim. Emekli olup Ildırı’ya yerleştim. “Camilerde din hizmetlerinin daha kaliteli olması için öncelikle emekli din görevlilerinden yararlanılacaktır” şeklindeki bir genelgenin de var olmasına rağmen, eski Çeşme Müftüsü’nün sözlü emriyle cami imamı tarafından bu camide bir daha müezzinlik yapmamam konusunda uyarılmam üzerine Diyanet’in haksızlıklarından emekli olunca da kurtulamayacağımı anladım. Dinin özü olan hak, hukuk, adalet, insan sevgisi ve güzel ahlaka uymak yerine, dinin teferruatlarında ve görsel taraflarında takılıp kalmak. Hz. Muhammed’in orjinal söylemlerine uzak kalmakla eşdeğerdedir. Oysa Müslüman inançlarında samimi ise dinin özünü hayatının her saniyesinde bile uygulayarak Peygamber’in dininin kenarında köşesinde değil, tam da göbeğinde olmalıdır. İşte benim düşüncelerim bunlar. Diyanet’in bu müftüsünün ve imamının görüş ve düşünceleriyle örtüşmüyor. Beni bunun için camiden tecrit etmeye kalkıştılar. Ayrımcılık yapan kıt akıllı tribün Müslümanı yobazlara, tarihin derinliklerinden Yunus Emre şöyle sesleniyor:

“Bana namaz kılmaz diyen, ben kılarım namazımı

Kılarsam da kılmazsam da o Hak bilir niyazımı

Hak’tan gayrı kimse bilmez, kâfir kim, Müslüman kimdir

Ben kılarım namazımı Hak geçirdiyse nazımı.”

Ahmet SOYTÜRK

E. İmam-ÇEŞME

 

‘Bursa’da zaman’ nereye koşuyor

 

AHMET Hamdi Tanpınar’ın o güzelim ‘Bursa’da Zaman’ şiirini okuyun ve E. Çelebi’nin ‘Vesselam Bursa sudan ibarettir’ yazısını okuyun.

Şimdi bu perspektiften bakalım.Aynı ovada suları ters yöne akan başka bir kent var mı dünyada?

O sular şimdi hangi renkte akıyor?Dağlarında kar ve temizlikle akan sularının olduğu kendine has endemik yapılı Uludağ nerede?

Ovada yaratılan kirlenmenin yarattığı asidin çürüttüğü kestane nerede?

Asit yağmurlarının yağdığı Bursa Ovası’ndaki şeftaliler nerede? Dağ eteklerindeki eski Bursa semti içine sıkışıp kalan Osmanlı’nın ipek dokuma tezgâhlarının şakırdadığı mekânlar nerede?

Ovalarında yetişen dut yaprağı ve dut yaprağında gelişen kozalar nerede?

Atatürk’ün kurduğu Merinos nerede?

Nerede şadırvanlar?

Nerede Hacivat-Karagöz? Nerede yeşil? Nerede mavi deniz? Nerede su ve yaşam? Ben bu noktadan 2 milyonluk şehre bakıp bakıp kahrediyorum.

Ama yine de ayrıcalıklı ve hâlâ güzel kalabilen bir şehirde yaşamak beni mutlu ediyor.

  Vehbi MUTLUGELDİ

 

Ağca gazeteci katilidir

 

“BİZ gazeteciler rahmetli Abdi İpekçi’nin katili ile ilgili haberlerin, televizyon görüntülerinin, onunla ilgili sözlerin bu toplumu rahatsız ettiğini biliyor ve bu terörist katil ile ilgili yayınların bu çerçevede değerlendirilmesini istiyoruz.”

(Atilla Sertel
Türkiye Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı)

“Ağca, Papa suikastının arkasında kim ya da kimlerin olabileceği konusu ile ilgili şimdiye kadar sürdürülen söylentilere açıklık getirebilir. Suikast girişiminin Sovyet istihbarat örgütü KGB’nin bir komplosu olup olmadığı konusunu aydınlatabilir.”

(İngiltere, Times Gazetesi)

“Ağca’nın, cazip öneriler sunan bazı cömert basın organlarına açıklamalarda bulunması beklenebilir. Ömrü yalan söylemekle geçen bir kişinin anlattıklarına inanmak zordur.”

(Belçika, Se Soir Gazetesi)

“Ağca’nın vurduğu Abdi İpekçi, Türkiye’nin uzlaşma arayan ‘Aldo Moro’suydu.”

(Atilla Akar)

 

Çubukçu’ya çağrı

 

ATANMAYAN öğretmenler olarak hükümetimiz nezdinde Milli Eğitim Bakanı Sayın Nimet Çubukçu’ya sesleniyoruz. Atanamayan ve atanma umudu taşıyan öğretmenlerimizi ücretli öğretmenlikle kurumlarında çalıştıran birisi olarak, öğretmen atamasında yaptığınız kısıtlamanın mantıklı, geçerli bir açıklamasını yapabilir misiniz?

Sait ADAK-Afyonkarahisar

 

Biliyor musunuz

 

PINAR Sağ, Hüseyin Turan ve Mustafa Keser’in konuk sanatçı olarak yer alacağı Bedesten THM Orkestrası ve solistlerinin İTÜ TMDK öğretim üyesi Yrd. Doç. Göktan Ay yönetiminde vereceği gala konserinin yarın 20.00’de Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda yapılacağını... BEDRİ Baykam’ın son bir yılda İstanbul dışında Monaco, Berkeley, Berlin ve Londra’da sergilenen 4-D yapıtlarının, en yeni örneklerinin İstanbul‘da 23 Ocak – 28 Şubat 2010 tarihleri arasında, Piramid Sanat’ta sergileneceğini (piramidsanat.com)... TİYATRO sanatçısı Nedim Saban, yazdığı bir makalede “16 Ocak 2010, Şehir Tiyatroları’nda perdenin (Ümraniye’de) 40 dakika geç açıldığı gün, intiharın genel provası değil, Türk Tiyatrosu’nun düpedüz intihar ettiği gündür. Muhsin Ertuğrul Tiyatrosu’nun açılışında Muhsin Ertuğrul’u öldürdüler” dediğini... DSP İstanbul Milletvekili Süleyman Yağız’ın, Başbakan’a “Levent Kırca’nın 14.11.2009 günü yayınlanan ‘Olacak O Kadar’ programı nedeniyle Fox TV’ye verilen cezayı adına ‘demokratik’ denilen ‘açılım’ süreciyle bağdaştırabilmek mümkün mü?” diye sorduğunu... HAK-İŞ Genel Başkanı Salim Uslu’nun “Geçmişte 10 gün açlık grevi yapmış bir sendikacı olarak Tekel işçilerinin ölüm orucu ile açlık grevini birbirinden ayırarak, açlık grevini gerekiyorsa dönüşümlü yapmaları bir yöntem olabilir” dediğini...

 

GÜNÜN SÖZÜ

 

“DENİZ Baykal, Meclis grubunda söylediklerini halkın ayağına gidip meydanlarda da söylese, önünde kimse duramaz.”

(Kemal BAYTAŞ)

 

 

 

 

 

 

 

X