"Deniz Sipahi" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Deniz Sipahi" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Deniz Sipahi

Jüri üyeliği yaparken düşündüklerim

SEVDİĞİM dostlarımı kıramadım gittim.
Agora Lions Kulübü’nün artık gelenekselleşmiş liseler arası güzel konuşma yarışmasında tanıdık isimler, konuşma üstatlarıyla birlikte jüri üyeliği yaptım.
İyi ki de gitmişim.
Finale kalan 10 okul ve 10 gencimizi büyük bir ilgiyle dinledim.
Gerçeği söylemek gerekirse hepsi birbirinden iyiydi.
Elbette hepsinde bir heyecan vardı, elbette sahnede değil başka bir ortamda konuşsalardı daha neler söyleyeceklerdi neler...
Ama Sevgili Nihat Demirkol’un dediği gibi, büyükleri gördükten sonra gençleri alkışlamamak mümkün değildi.
Yarışma güzel konuşma üzerine; konu da biraz medya ve gençliğe kayınca; jürinin tek gazeteci temsilcisi olarak eleştirilerden epeyce nasibimi aldım.
Gerçi Demirkol da; Hürriyet Ege’nin yazarlarındandı ama her eleştiri okunda nedense herkesin yüzü bana çevriliyordu.
Gençler gazetelere, televizyonlara, internet medyasına yüklendikçe yüklendiler.
Hem medyanın kullandığı dilden şikayetçi oldular; hem haber tercihlerinden, hem de gündem belirleme gücünden rahatsız olduklarını dile getirdiler. Son dönemde katıldığım birçok toplantıda benzer yorumlarla karşılaşıyorum.
Diğer ortamlarda yapılan ağır eleştirileri düşündükçe gençlerin bir hayli insaflı davrandıklarını bile söyleyebilirim.
Medya zor bir sektör...
Gazeteci olmak, gazeteci kalmak giderek zorlaşıyor.
Kalemine sadık kalanların sayısı azalıyor.
Ama bütün eleştirilecek yanlarına rağmen medyasız da olmuyor.
Medya kavramı da evrimleşiyor, zenginleşiyor, kendini yeniliyor.
Örneğin internet, gazetelere, televizyonlara çok büyük bir rakip olarak çıktı. Ama bugün görüyoruz ki; hepsi büyüyor. Hem içerik, hem de ekonomik anlamda...
Bir de hangisi diğerini geçer tartışmaları yapılırken; başımıza bir de Twitter, Facebook gibi on binlerce sosyal paylaşım sitesi çıktı.
Yani medya artık kocaman bir aile...
Ve bizler bu medyadan uzak kalamıyoruz. Hele hele Twitter’ın son Libya, Mısır, Yemen ayaklanmalarında en önemli iletişim aracı olduğunu düşünecek olursak...
Özetle...
Dünya artık bildiğimiz bir dünya değil; gençlerimiz de artık çok büyük hayaller kuruyor. Kendilerine güveniyorlar; ne istediklerini biliyorlar ve sıfırdan bir hayat kurabilecek kadar kendilerini güçlü hissediyor.
Türkiye seçime giderken; bir saat vakit bulup gittiğim konuşma yarışmasında işte bunları hissettim.
Gençlerimizle ne kadar gurur duysak yeridir.

Facebook’ta en fazla grubu olan kent İzmir

Aynı jüride yer aldığımız Yaşar Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölüm Başkanı Yardımcı Doç. Dr. Ferah Onat’ın farklı bir yorumu vardı.
Diyordu ki...
“İzmir’de özellikle Facebook kullanıcısı çok fazla. Ancak İzmir’deki firmalar henüz sosyal medyanın ve Google’ın nimetlerini kavramış değil. Oysa hem sosyal medya, hem de Google uygulamaları turizm işletmeleri ve İzmir tanıtımı amacıyla etkin olarak ve çok düşük maliyetle kullanılabilir. Yeter ki; işletmeler buna biraz gönüllü olsun ve gazeteciler de sosyal medyada yazabilmeyi başarsın. Nasıl mı olacak? Sosyal medya uygulamalarına adapte olarak... Kurumsal iletişim, pazarlama iletişimi ve satış hedeflerine ilişkin stratejileri belirledikten sonra taktikler kısmına sosyal medyayı alarak... En basitinden örnek vereyim. İzmir’de birçok restoran, otel var. Belli konsepti, hedef kitlesi olan yerler de var. Onlar gurme ve gezi blogger’larıyla anlaşabilir ya da gazeteciler, yazarlar aracılığıyla kurumsal bloglar, mikro siteler yaratarak İngilizce içerikle turistlere ulaşabilirler. Aynı işi İZKA projelerine de almak mümkün. Ancak ben aktif bir şey göremiyorum henüz. Türkiye’de bir kent için Facebook’ta en fazla sayıda grup açılan şehir İzmir’dir. İzmirli esnaf bu kanalları kullanmayı bile akıl edemiyor. Şu an sadece bazı seyahat acenteleri ve konser organizatörleri keşfetti...”
Ferah Onat; sosyal medya konusunda uzman...
Onat’ın görüşlerine bir başka yazımda tekrar değineceğim.

 

 

 

X